Jump to ratings and reviews
Rate this book

Minare Gölgesi

Rate this book
Bir yoksul mahalle peyzajı... Sürüsüne bereket kedi köpek, cam çerçeve, mutfak soba, duvar kaldırım, cami minare değil ama sadece; insan hallerini, kalpleri nazmeden bir peyzaj. İklimle akraba, kâh rüzgârın, kâh yağışların, kâh yaz sıcağının refakatinde, delirmenin ayartısıyla koyun koyuna, kırık gönüllü hayatlar...

367 pages, Paperback

First published February 1, 2013

6 people are currently reading
248 people want to read

About the author

Engin Ergönültaş

1 book12 followers

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
67 (32%)
4 stars
76 (36%)
3 stars
48 (23%)
2 stars
13 (6%)
1 star
3 (1%)
Displaying 1 - 18 of 18 reviews
Profile Image for Erkin.
107 reviews18 followers
October 18, 2013

Meğer insanın çok ünlü tanıdıkları olması da yeterliymiş bir kült'e dönüşmesi için. Bir sürü arkadaşı pek güzel kitap dediği için oluşan havaya kanıp aldım, çok da beğenmedim.

Güzel yönleri yok mu, vardı. Ama;

1. Kendisini Yaşar Kemal zannedip giriştiği tasvirler güzel olmaktan çok yorucuydu. Kış tasvirleri üşütüp yaz tasvirleri bunaltıyordu belki, kabul ediyorum, ama kitabın ritmini düşürüyordu ve sandığı kadar başarılı değildi.
2. Zamanlarla çok kötü oynamış yazar, kitap -di'li geçmiş zamanda akarken bir cümle sonra birden geniş zamana geçiyor ve kapılıp gitmeyi engelliyor.
3. Kitabın dili zengin olsun diye kullandığı zorlama Osmanlıca kelimeler sırıtıyor, kötü bir Ahmed Hamdi taklidine dönüştürüyor yazarı.

Oysa hikayeler güzel, diyaloglar gerçekçi ve akıcı, olay örgüsü heyecan verici. Ama üç yıldız vermek içimden gelmedi.
Profile Image for Hakan Sipahioğlu.
206 reviews25 followers
April 24, 2018
yoksulluk havzaları olarak mahalle ve taşranın türkiye sinemasında da, edebiyatında da, sol içi tartışmalarda da yeri büyük. elimde nicel veri olmamakla beraber, 80 öncesinde fikir üreticilerinin bu ikisine de aşağı yukarı eşit derecede mercek tutacak şekilde bölündüğü söylenebilir. 80'ler sonrasında göç nedeniyle yaşanan çok hızlı kentleşme sonrasında taşra daha çok kentin bir "değil"i, veya eski tip unsurların korunmuşluğuyla felsefi sorgulamalar için estetik bir dekor konumuna sıkışırken toplumsal bir inceleme mevkii olarak mahalle önemini korudu. özellikle 2000'ler sonrası kentsel dönüşüm adı altında rant yaratma ve soylulaştırma operasyonları gerçekleştirilirken mahallenin sınıf savaşındaki yeri daha da belirginleşti. hatta denebilir ki hızlı bir biçimde hizmet sektörüne kayan ve esnekleştirilen istihdam koşulları nedeniyle işçi sınıfını birarada tutan ana etmen olarak mahalle öne çıktı. mücadelenin yükselişiyle birlikte mahalleler şimdi şimdi kıymete binmiş olmakla beraber aslında her zaman oradaydılar ancak yine 80 sonrasında solun neredeyse yok edilmesiyle eşgüdümlü olarak ayyuka çıkan lümpenleşmenin yarattığı kafa karışıklığı mahalleye dair sanatsal üretimi kısır bıraktı. bir yandan da, aynı kafa karışıklığı mahallelerin ya it bağlasan durmaz, suç üreten bataklıklar ya da sanki hiç erkek şiddeti, dedikodu, toplumsal dokuda tahribat yokmuşçasına aşırı romantize edilmiş "umut mekanları" olarak sunulma riskini barındırıyordu. bence örneğin zeki demirkubuz filmlerini, birer baş yapıt olmadıklarını bilmemize rağmen bu sınavı başarıyla geçebildikleri için sevdik. velhasıl kenar mahalle, değerini tam da sıradan olmasından alan bir kıymetli taş olarak bir kutuya kaldırılmıştı, arada sırada kutuyu açsak da alelade olduğu gerçeğiyle yüzleşme korkusuyla ona ancak gözlerimizi sımsıkı yumarak dokunuyor ve değerli olduğuna dair hülyalar görüyorduk. minare gölgesi'nin başarısı da işte, o alelade taşın kıymetini korkakça dokunarak değil aksine gözlerini koskocaman açarak, araba farlarının bir an için kapalı perdelerde bıraktığı izi dahi kaçırmayacak kadar dikkatle bakarak görüp gösterebilmesinde yatıyor. üstelik, ezan sesleri dışında komşu mahallelerin bile uğramadığı o görünmez mahallede; araba içlerine, hayallere, yorgan altlarına, minare şerefelerine kapanıp saklananları da bulup çıkartıyor minare gölgesi. yoksul mahallelerinin kentin geri kalanından kopuşu (mesela, köpek havlamalarının ulaşamadığı mahalleler), buna paralel olarak mahallenin kendi içindeki dayanışma ağlarının da çözülüşü (mesela, biri uyanamazken biri uyuyamayan kader ortakları), sürdürülebilir olmaktan çıkan işsizlik gibi unsurlar barındıran ileri marjinal yoksulluk çağında romanın mahalleyi tüm bu boyutlarıyla kapsayabilmesi; engin ergönültaş'ın yoksul mahallelerinin yalnızca kültür evrenini değil sosyo-ekonomik yapısını da bir bilim insanı gibi gözlemleyebildiğini de gösteriyor. minare gölgesi, roman kisvesi altında iş tutan sosyal bilimsel bir kitap olsa yazacaklarım da bu kadar olurdu ancak temadan bağımsız olarak diliyle de özgün bir eser bu. yer yer hasan ali toptaş havası sezdiren rüyevi zaman ve mekan halleriyle, modern bir menkıbenin oluşumunu toplumsal gerçekçi denebilecek bir zeminde kol kola ve sırıtmadan ilerletebilmek (böylelikle sola meyletmesi gerekirken minarelere veya menkıbelere sığınarak yaşayan mahallenin muhafazakar çıkışsızlığını alttan alta hissettirebilmek) her babayiğidin harcı olmasa gerek. baş döndüren tasvir zenginliği içerisinde harab, kesif/kesafet, mu'tad gibi kelimelerin fazla tekrarı, diyalog içerisinde konuşma diline sadık kalma amacıyla kasten hatalı bırakılmış ifadeler haricinde de -benim gözüme çarpan bir tane de olsa- imla hatası varlığı, ve yine bir adet zaman atlaması (sonlara doğru meryem'in evde annesiyle konuşmasının hemen ardından, okura belirtilmeden annenin evde olmadığı zamana geçiş) gibi ufak problemler ise editoryal bir eksikliğe işaret etse de romana kesinlikle gölge düşürmüyor. tüm bunları alt alta toplayınca, şu sıralar tanıdığım herkese tavsiye ediyor, hatta melih gökçek misali 850'li bir hattan tüm türkiye'ye mesaj atmayı düşünüyorum.
Profile Image for Muzaffer Gümüşsu.
112 reviews4 followers
August 2, 2020
Engin Ergönültaş, çizerliğin de verdiği kavrayış hissi ile kelimelerden çok güzel çevre izlenimleri ve duygu durumları inşa etmiş, ilmek ilmek işleyerek bunları gözle görülür ve neredeyse elle tutulur hale getirmiş ancak bir süre sonra bu yoğun atmosferin adeta üzerinize çökerek çıkış imkanı tanımaması ve hikayeye pek bir katkısı olmayacağını hissettiğiniz karakterlerle fazlaca içli dışlı olması nedeniyle bunalmadım değil. Bunu bilinçli şekilde yapıyor çünkü metin lineer bir olay örgüsü sunmaktan ziyade sizin Zengüle Hacı mahallesinin sokaklarının, sesinin, rüzgarının ve insanlarının kokusunu içinize çekmenizi istiyor. Bunda da oldukça başarılı ancak bu yöntem kabuğunu kırıp bana ulaşamadı diyebilirim. Çünkü mahalleyi ve karakterlerini ilk yüz sayfada iyice tanıdıktan sonra devam eden sayfalar artık bir çeşit tekrara girmiş oluyor ve bu da okuru yoruyor. Eminim ki bu stili daha çok benimseyenler de vardır, olacaktır. Bu ben değilim sadece.
Profile Image for Ipek.
124 reviews4 followers
May 9, 2013
Eski usul Turk romani. Resat Nuri yazmis desen inanirim. Orhan Kemal.. Cok guzeldi. Bir daha boylesini okuyamayiz. Kelle'deki cizgilerini hala hatirliyorum, ne adamsin Engin usta!
yerli edebiyati canantan ya da elifsafak sananlar.. Kafaniz basmaz. Iyi roman isteyenler, kacirmayin.
Profile Image for a..
7 reviews2 followers
March 23, 2014
Okurken kitabı kaybedişim, uzun süre okuyamayışım... İşten güçten vakit bulamayışım... Hiçbir şey beni bu kitaptan koparamadı ve kitabı sevmeme engel olamadı. Çok sevdiğim bir film gibi, ne zaman açsam içinde bir yer ediniverdim.
Profile Image for Cemre.
1 review4 followers
January 6, 2021
Yazarın aslında bi çizer olduğunu oldukça hissedeceğiniz bi mahalle öyküsü. Konuyu değil ama betimlemeler sayesinde rahatlıkla gözümde canlandırabildiğim karakterleri sevdim. (Kıymet'cim sen dışarı) Herkese hitap edeceğini düşünmüyorum ama betimlemelerden hoşlananlara tavsiyemdir.
Profile Image for GAMZE ÖZTEKİN.
75 reviews1 follower
February 20, 2014
...ağzından çıkmış cümleler onunla birlikte çıkıp gitmemişlerdi, failleri götürülmüş bir cürmün her yana sıçramış izleri gibi olay mahallinde kalmışlardı.
567 reviews8 followers
November 19, 2018
Belki yazarın çizer olduğunu bildiğimden, çok güzel bir çizgi roman senaryosu okumuş gibi hissettim. Benim için izlenecekler listesine girdi.
Profile Image for Sinemayla.
59 reviews
February 24, 2020
Hem yoruldum hem boğuldum. Bu kitap beni çok zorladı. Meryem ve Atillanın hikayeleri kalbimden vurdu beni. Elden gelse dünyayı daha da güzelleştirsek.
Profile Image for iida mars.
49 reviews
April 20, 2023
Güzel bi kitaptı tmmm ama bazı çok bariz hataları bilerek mi yapmıs yazar?? im confused ama OKUNURR
Profile Image for Ozlem.
9 reviews
February 9, 2017
Güzel betimlemelerle yürek sıkıntısı edinmek için ideal. Kaç kapı varsa, hepsinde başka bir acı var. Yeterince umudunu kaybetmemiş olan varsa bir de bunu denesin...
77 reviews2 followers
November 26, 2014
Kitabi okumadan once hikayeyi biliyordum, kitap klübünde oldukça negatif tartışmalar olmustu. Ama ben okurken bahsedilen kısır döngüyü, karanlık kasvetli havayı hissetmedim. Aksine bana cok guzel işlenmiş kendi halinde bir mahalle hayati olarak geldi. Tanımlamalar tarifler oldukça detaylı sanki kitap okumuyor da görmeyen birine ekranda sahneyi ve olup biteni anlatıyor gibisiniz. Öte yandan hikayenin tek küçük kızının basına gelen cok klasik, olmasaydı kendimi daha iyi hissederdim diyeceğim ama bu da o hayatın bir gercegi degil mı? Yazar ondan bahsetmeseydi gercek hayatta olmayacak miydi acaba?
34 reviews
December 27, 2023
Kar için çirkinlikleri örter derler. Aslında rüzgâr da çürümüşlük kokusunu dağıtır, sis de görüneni görünmez kılar. Minare Gölgesi de bir mahallenin fotoğrafını çekerken Türkiye’yi, İstanbul’u, insanımızı, bizi anlatıyor. Anlatırken de hava olaylarını etkili bir şekilde metaforlaştırıyor. Okurken keyif aldığım, özgün bir roman.
1 review
Read
November 30, 2016
Zorlama tasvir duygusu, anı yaşatmaktansa dramatik arka plan için sürekli kasma. Bir iki yerde mutlu sahne yakalancakken onları bile dramatik yansıtma çabası. Yok lan öykü ye biri teşekkür etmiş ondan yazdım yoksa asla yazmam.
Profile Image for Betul.
18 reviews4 followers
Read
February 1, 2016
bir karikatürist kitap yazmamalı, eğer bu kadar ayrıntıya girecekse..
kısaca sevmedim, sevemedim.
Displaying 1 - 18 of 18 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.