Jump to ratings and reviews
Rate this book

Çatı Katı Aşıkları

Rate this book
Yolları Arnavutköyde bir çatıkatında kesişen üç kişi: Süreyya, Laden, Mercan. Üç farklı geçmiş, üç farklı bellek… Süreyya, şu yaşlılık günlerinde, tam gönlüne göre iki kiracı bulur çatıkatındaki iki dairesine: Güleryüzlü, şefkatli, sıcak kişiliğiyle "Güneyli Kadın" Laden ile soğuk, mesafeli, kapalı yapısıyla "Niteliksiz Adam" Mercan. Üçlü, kâh Süreyyanın kitap-kırtasiye dükkânında, kâh evinde bir araya gelmeye başlar. Bazen iyi demlenmiş bir çay, bazen bir kadeh şarap, bazen Boğazın esintisi, ama hep sırlar, hep bilinmeyenin gölgesi eşlik eder onlara. Süreyyanın kâbusu haline gelen Berrin Hanımın esrarını çözmek zorundadırlar. Bu uğurda içine girdikleri labirentte Berrin Hanımın gölgesini kovalarken, kendi tarihlerini, yaşa(ya)madıkları aşklarını, yüzleşmelerini, günahlarını yavaş yavaş bize de fısıldayıverirler.

252 pages, Paperback

First published January 1, 2008

187 people want to read

About the author

Şükran Yiğit

5 books63 followers
1961’de İstanbul’da doğdu. Ankara’da büyüdü. ODTÜ Endüstri Mühendisliği mezunu ve halen Frankfurt’ta yaşıyor. Romanları Ankara Mon Amour 2003, Bir Akdeniz Kedisinin Hatıraları 2004, Çatıkatı Aşıkları 2008 yılında yayımlandı. Bu romanları yazmasının nedeni "yazı yazmanın" kendisine olan takıntısı değil, anlatmak istediği öyküler olduğunu sanmasıdır.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
80 (18%)
4 stars
192 (45%)
3 stars
125 (29%)
2 stars
24 (5%)
1 star
3 (<1%)
Displaying 1 - 30 of 58 reviews
Profile Image for emre.
433 reviews335 followers
October 22, 2019
Şükran Yiğit'i ilk okuyuşum oldu, biraz Barış Bıçakçı, biraz Selçuk Baran tadı aldım; o incelikle yaklaşıyor, o güzel pencereden bakıyor hayata. Çok büyük meseleleri yok ne Süreyya Hanım'ın ne Laden'in ne de Mercan'ın; belki de bu yüzden sevmişimdir.

Hep büyük büyük sözler söylemenin marifet sanıldığı bir şey gibi anlatılır ya edebiyat bize okulda; lisede Sait Faik'i ilk okuduğumda "e başka türlüsü de mümkünmüş bu işin" diye düşünmüş, sevinmiştim. Hâlâ da sevindiriyor, şaşırtıyor beni rahmetli Gülten Akın'ın tabiriyle "ince şeyler düşünmeye vakti olan" edipler.

Ankara Mon Amour'u kütüphanede görmüştüm, muhtemelen pek yakında onu da okurum. Çünkü kitabı okurken soluklandığımı hissettim, hayatın hayhuyu içinde böyle kitaplar şifa niyetine okunmalı bence. :)
Profile Image for Olga Karaatmaca.
34 reviews5 followers
December 7, 2022
Okuduğum diğer Şükran Yiğit romanları gibi bu kitabını da çok sevdim.Samimi ,sıcak ve yalın anlatımı ,içine çeken kurgusu ile belki de okuduklarım içinde en sevdiğim romanı Çatıkatı Aşıkları oldu.Yarattığı atmosfer ,karakterlerin canlılığı da kitabı bir nefeste bitirmeme sebep oldu . Teşekkürler Şükran Yiğit ,yeni yazarlarla tanışmak gibisi yok. 🖤
Profile Image for Nihan Jackson .
134 reviews6 followers
August 2, 2023
Okudugum 4.baskiydi icerisinde yanlis yazilmis kelimeler ve cumle dusuklulukleri vardi. Fikrimce editorun gozunden kacan yerler coktu. Kurguda bazi yerlerde bosluklar vardi beni pek tatmin etmedi.
Profile Image for B A.
104 reviews36 followers
June 26, 2012


Aslında kararsız kaldım, 3,5 yıldız da verebilirdim. Kitabın ilk 70 sayfası beni hiç doyurmadı, yarım bıraksam bırakılırdı yani. Hikayenin sonunda da cevaplandığı söylenen soruların cevaplandığını sanmıyorum. Açıkça anlatılanlarıysa anlatılmadan önce tahmin etmek çok kolaydı. Öte yandan atmosfer, diyaloglar, bol bol kitaplardan bahsetmesi güzeldi. Bu konuda bkz. Kitap Notları: Kitap İçinde Kitap

Çok fazla yazım hatası vardı. bütün kitap "birşeyler"le doluydu. Bu okuma zevkini bozdu.
Profile Image for Başak Ebru Tarım.
227 reviews10 followers
September 4, 2025

Şükran Yiğit'in kaleminden okuduğum ikinci kitap oldu Çatıkatı Aşıkları. (bence çatı katı ayrı yazılmalı ama neyyyse) Peşin peşin söyleyeyim. Çok sevdim, keyifle okudum kitabı.

Kahramanımız Süreyya hanım 60'lı yaşlarının başında yalnız yaşayan bir kadın. Eski moda bir kırtasiye dükkanı işletiyor. Hani şu camında kırtasiyeci ve kitapçı kelimelerinin bir arada yazdığı dükkanlardan. Korunaklı hayatı içinde günlerini evden işe, işten eve giderek geçiriyor.

Derken sahibi olduğu iki çatı katı dairesini güleryüzlü, sıcak kanlı "Güneyli Bayan" Laden'le, soğuk ve mesafeli "Niteliksiz Adam" Mercan'a kiraya veriyor.

Bu üç insan Süreyya hanımın mutfak masasının etrafında bazen bir bardak çay, bazen de bir kadeh şarap eşliğinde bir araya geliyor ve bugünleriyle geçmişlerini paylaşıyorlar.

Herbirinin heybesinde geçmişten getirdikleri yükleri var. Derken Süreyya hanımın bir de nur topu gibi bir "Berrin hanım" sorunsalı oluyor. Böylece Süreyya hanımın heybesine bir yük daha ekleniyor ve heybenin tek başına taşınması iyice güçleşiyor. Berrin hanım
uzun yılardan beri kırtasiye dükkanından alış veriş yapan şiir sever bir müşteri. Nedendir bilinmez bu Berrin hanım, Süreyya hanıma esrarengiz bir mektup bırakarak ortadan kayboluyor. Aslında Laden'le Mercan tam da zamanında Süreyya hanımın hayatına girmiş ve mutfak masasının etrafındaki yerlerini almışlar. Çünkü Süreyya hanımın onların yardımı olmadan bu işin içinden çıkması pek mümkün görünmüyor. Berrin hanımın peşinden koşarken her üçü de hem
geçmişleriyle hem de birbirleriyle yüzleşiyorlar.

Çatıkatı Aşıkları akıcı diliyle kendini bir çırpıda okutuyor. Berrin hanım sayesinde kitaptan hafiften bir polisiye tadı da geliyor. Merak hikaye boyunca okuyucuyu diri tutuyor.

Mutfak masası ekibi, hatta Berrin hanım bile sevilesi karakterler. Çatıkatı Aşıkları sıradan gibi görünen insanların geçmiş sırlarına yapılan keyifli bir yolculuktu. Başta da dediğim gibi keyifle okudum.
Profile Image for Pınar Aydoğdu.
Author 4 books39 followers
December 4, 2025
Bu kitabı yarım bırakmadıysam Şükran Yiğit tarafından yazılmış olmasındandır. Ne yazık ki beni çok hayal kırıklığına uğratan bir roman oldu. Yiğit’in temiz diline, akıcı anlatımına ve edebî gücüne diyecek bir şeyim yok. Fakat kurgudaki boşluklar ve çelişkiler romana ciddi bir gölge düşürüyor. Sıkı bir editörlük sürecinden geçmediğini düşünüyorum.
Profile Image for Zumrut T.
70 reviews6 followers
May 16, 2021
Şükran Yiğit’i geç tanıdım, artık hiç bırakmam. Kurgusu,dili çok iyiydi. 👌
Profile Image for Seçil .
2 reviews3 followers
April 3, 2022
Bu romanın devamı gelmeli ♥️
Profile Image for Bahar.
159 reviews25 followers
August 23, 2025
“Ben sizden hiçbir şey saklamadım. Ben, sadece hatırlayacak gücü bulamadım.”

Romanın merkezinde bu alıntının işaret ettiği hafıza teması var. İnsanı var eden şey yalnızca yaşadıkları değil; onları nasıl hatırladığı, hangi parçaları unutmayı seçtiği de yaşamı biçimlendiriyor.

Çatıkatı Âşıkları bana en çok yalnızlığı düşündürdü. Karakterler geçmişin kırgınlıklarını ve kendi suskunluklarının yükünü taşıyor. Konuşmamak çoğu zaman bir korunma gibi görünse de, aslında yarayı derinleştiriyor. Konuşmanın ve paylaşmanın sağaltıcı gücü ise romanın en can alıcı yanıydı benim için.

Hafızanın bir ev gibi anlatıldığı bölümler özellikle çarpıcıydı. Restore edilmeye çalışılan ama hiçbir zaman ilk hâline benzemeyen bir yapı gibi… İnsan hatırladıkça, değiştirdikçe, silip yeniden kurdukça hem kendini hem ilişkilerini dönüştürüyor. Unutmak istediklerimizle hatırlamak istediklerimiz arasında gidip gelen bu köprü hali beni çok etkiledi.

Yiğit, küçük tesadüfleri acıyla örerken, beklenmedik buluşmaları tedavi edici anlara dönüştürüyor. Çatıkatı bu yüzden yalnızca bir mekân değil; aynı zamanda geçmişin yükleriyle ve yeniden hatırlamanın ihtimalleriyle dolu bir zihin katı gibi geldi bana.

Şükran Yiğit’i Burası Radyo Şarampol ile çok sevmiştim. Çatıkatı Âşıkları da aynı yoğunlukla ve aynı keyifle bana eşlik etti.
Profile Image for Tomurcuk Eroglu.
50 reviews1 follower
February 19, 2023
Yalnızlık ve aşk üzerine yazılmış nefis bir kitap. Çok da sürükleyici. Şükran Yiğit’in kitaplarında özlediğin, eski Ankara’nın izlerini bulmayı da çok seviyorum.
Profile Image for Nihan Ugun.
111 reviews9 followers
June 27, 2025
Süreyya Hanım ve çatı katı aşıklarının biraz zorlama bir kurguyla atıldıkları bu maceranın bende pek karşılığı olmadı!
“Dayanamayacağımız acılara karşı ince bir zardan yapılmış, neredeyse şeffaf, görünmez bir filtrenin korumasında yaşıyoruz sanki. Başkalarının hayatlarında görünce kolayca birbirine ekleyeceğimiz parçaları, kendi hayatımız söz konusu olunca, o filtreden içeri almıyoruz. Nankör olan hafıza değil,kalbimiz!”
Profile Image for Arzu Onuklu.
952 reviews10 followers
October 9, 2022
Öncelikle bu kitapta okuduğum ve okumak istediğim kitapları gördüm. Kitapsever insanların hayatlarına dokunmak hoşuma gidiyor. Bu kitapta Süreyya'nın ,Laden'in ,Mercan'ın ve Berrin Hanımım hikayelerine dokundum/dokunmaya calistim. Neden çalıştım dedim... çünkü Laden 'in hikayesi yarım bırakıldı. Mercan'ın hikayesi anlatıldı ama Devrim ile olan sorunda ben daha derin bir şey beklemiştim. Yani o biliyordu söylemedi ühuhü olayından daha derin... Gelelim kemikteki 12 Eylül olayına.... iyi yedirilmiş eğreti değil ucundan korkutmadan acıya deģinmiş... Yazarı 12 Eylül derinden etkilemiş. Ankara Mon Amour kitabında da vardı. Murat karakteri kaçan bir adam beklemiş ama ne kadar onu hissedemedim bana daha çok gitmiş bakmış sonra hemen yeni bir kadın/hayat arayışına girmiş gibi geldi.O nedenle karakterden hoşlanmadım. Berrin hanım benim için uç bir karakter... yapar mıydım yaptıklarını sanmıyorum.Bu arada kafamdaki sorun Berrin hanım gerçekten yazdı mı( Süreyya dikkat etmedi o da başkalarinin yazdiklarini gayet rahat koyabilirdi amaç zaten basılması değildi. Süreyya ile zaman geçirmekti) ve yazdıysa ben de o şiirleri görmek isterdim.Süreyya ise tam bendim belki de yaşlanınca alacağım hal ama sunu da belirtmem lazim umarim o yaşıma gelince Esra Erol tarzına dönmem o kısım da eğretiydi benim için geçkin ve oturmuş bir kadın komşularının arasını yapmaya calissin... Onlarin hayatlarını izlemesini anlarim yapayalniz kalmis uzaktan zararsizca bir seylerin parcasi olmak istiyor. Ama Esra Erol tarzini anlamadim. Kitabı 1.5 günde bitirdim. Sırada Şükran Yiğit 'in diğer kitabına geçtim. Kalemini sevdim tavsiye ederim.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Beybeyzaa.
27 reviews
January 5, 2025
"Ben mutlu muydum Berrin Hanım? Evet, inanmayacaksınız ama öyle ya da böyle mutluydum, mutfakta masamda mutluydum, dükkânımda mutluydum, şu lokantada mutluydum! Öyle ki sadece ellerimle yaptıklarımdan değil, asıl ellerimle bozduklarımdan mutluydum."
Profile Image for dicle.
33 reviews
January 25, 2025
offf bilemiyorum kurguyu sevdim ama çay..kitaplar..plaklar..şarap... edebiyatı beni fena darlıyor. ayrıca süreyya hanım da zaman zaman darladı yalan yok.

*spoiler*
- herkesin backstorysi osu busu olmasına rağmen ana karakter laden'in tek özelliğin r'leri söyleyememesi olması :D
- mercan ve devrimin hikayesi tırttı. sırf barışmasınlar da ladenle birlikte olsunlar diye abartılmıştı.
- laden ve mercan isimleri zaten....
- off süreyya hanımın polisiye olayın içine düşmüşken bile TEYZEliğinden vazgeçmemesi dhdhhd. çöpçatanlık ve omuza al��nmalık şallar hayatta en sevdiği iki şey. komşum olsa kapı deliğinden gözetlerdi nettt
- abv murat
- keşke en sonunda süreyya ve berrin muratı salıp lezbiyen olsalardı. işte o zaman 5 yıldız verirdim
Profile Image for Özlem Koçak.
17 reviews2 followers
December 17, 2019
Ankara Mon Amour' dan sonra... Yıllar önce okuduğum bir kitaptı,tekrar okudum.Yıllar önce okuduğum zaman oluşan hislerimden daha farklı bir sorgulama ve duygulanma süreci yaşadım. Bizim minimal tarzda oluşturduğumuz hayatlarımız nasıl "coğrafyamızın kaderine bağlı " ve her birimizin yaşamı farkında olmasak da nasıl birbirine geçmiş bir halde tüm bunları çok net hikayelendirmiş yazar. Yazarın zihnimize ve kalbimize ince ince süzülen kelimelerini yeniden okuyabilmek dileği ile...
10 reviews
February 11, 2014
Yeni keşfettim Şükran Yiğit'i...ve bundan memnunum. Sıcacık anlatıyor hikayesini.
Altmışında, kırtasiye dükkanı olan, yalnız yaşayan bir kadın, sahibi olduğu iki çatı katını ilginç bir ilanla kiraya veriyor. Hep beraber bir sırrın perdesi aralanmaya çalışılırken bir yandan da kendi geçmişleri ile yüzleşiyorlar.
Profile Image for Dlkozbcn.
3 reviews1 follower
November 12, 2018
Bir ankara mon amour değildi ama güzel, sürükleyici bir kitapbı diyebilirim. Fakat noksan kalan karakterler vardı. Esinden daha çok bahsetmeliydi. Mercan ve Laden karakterlerinde ise mercanın hayat hikayesini öğrendik oysa Ladenden hiç bahsetmedi. Acaba devamı gelecek diye mi düşünmekten kendimi alamadım.
Profile Image for Burak.
306 reviews29 followers
December 6, 2024
Olasılık yalnızca sinirleri zayıf kişilerin düşlerini değil, Tanrının henüz uyanmamış düşlerini de kapsar.

İnsanlar geceleri verdikleri kararlardan asla vazgeçmemeliler, onlara asla ihanet etmemeliler diyerek kararımın doğruluğundan giderek daha da fazla emin ola ola keyifle içtim bir bardak ıhlamurumu ve uçarak gittim yatağıma!

Nisan diyor, T.S.Elliot, nisan ayların en zalimi!

Bu açıkçası lafı aldı yürüdü ne de olsa bugünlerde. Ben bu salgın durumunu tam kavrayamadığım için, bastıra bastıra açıkçası diyen insanlardan korkuyordum en başlarda.Sanki o ana kadar hiçbir şeyi apaçık söylememişler de birdenbire açık oynamaya karar vermişler gibi geliyordu. Ama zamanla anladım ne demek istediklerini. Bazıları sanki, ‘Ben böyle düşünüyorum, benim kişiliğim çok gelişkin’ demiş gibi oluyorlar açıkçası deyince. Bazıları ise duygularından bahsederken açıkçası diyor. Böyle yapınca da duygusal bir duruma rasyonel bir hava katarak duygularından söz etmiş olamamanın ayıbını kapatıyorlar sanki. Sonra bu açıkçası diyenlerin bir türü nedense zekice demeyi de seviyor. Mesela ‘’zekice’’ yazılmış kitaplardan ‘’zekice’’ çekilmiş filmlerden söz ediyorlar, ben o zaman konuşulan konudan tamamen uzaklaşıp tam zekayı takdir edebilecek nadide bir zekayla karşı karşıya olduğumu düşünmeye başlıyorum ki, okuduğu kitaplara, gördüğü filmlere ‘zekice’den başka bir sıfat bulamayan bir aklın zekaya yatkınlığı meselesi bir duvar gibi dikiliyor karşıma…

Saate baktım öğlen olmuştu, daha akşam bile olmadan İstanbul kara, ben kötülüğe teslim olmuştum.

Üzerinden yıllar geçince, acının adı hüzün olur..

Sevginin karşıtı nefret değil, kayıtsızlıktır..

"Hatıra dediğimiz şey, şu bizim sokağın başında restore edilen ev var ya, aynı onun gibi bir şey. Önce olanı korumaya çalışıyor insan, öyle kalsın istiyor, öyle kaldığını düşünüyor, gönlünden geçenle arkasında bıraktığını bir zannediyor, ama sonra başka bakışlar, başka hatıralar, başka hayatlar giriyor araya ve bir de dönüp bakıyor ki, artık yıkık dökük bir evde oturuyor. O zaman başlıyor evi kıyısından köşesinden onarmaya. Merdivenleri yaptırıyor, yaptırırken iki basamak eksiltiyor. Pencereleri boyatıyor, yine eskisi gibi yeşile boyatıyor ama biliyor o yeşilin eski yeşil olmadığını. Sonra yeni kapılar yaptırıyor, ufak tefek onarımlara girişiyor, balkona çiçekler koyuyor ama nafile... Bir türlü çürüyen ahşabı yerinden söküp atamıyor. Bir gün nihayet anlıyor ki, her şeyi yıkıp yeniden yaptırması lazım. Ama buna da gücü yetmiyor. İşte insan o zaman, zihni büyük bir şantiye, hafızası ise sürekli bir inşaat halinde yaşıyor ve tabela asıyor girişe: "İnşaata girmek tehlikeli ve yasaktır."

O kadar metropoldün ki seni sevmek, balık almak için sıraya girmek gibiydi.

Yanlış hayat doğru yaşanmaz…

İnsan yaşlandıkça zaman da hızlanıyor sanki yılların başlayışı da bitişi de muğlaklaşıyor..

Ne tuhaf diyorum kendi kendime insanın unutmadığı unutamadığı, affedemediği, bir tarafı hep kalıyor.

Başkalarının hayatında görünce kolayca birbirine ekleyeceğimiz parçaları kendi hayatımız söz konusu olunca o filtreden içeriye almıyoruz.
Profile Image for serenad.
45 reviews20 followers
October 14, 2025
şükran yiğit'in hikaye anlatılığına bayılıyorum. kelimeleri yan yana getirip öyle bir cümle kuruyor ki ''evet işte bu'' diyorum her seferinde, vaziyetleri/duyguları şahsına has bir içtenlikle aktarıyor ve çoğu zaman içime işliyor. işte tam da bu yüzden onu okumayı, onun kaleminden dökülen satırlarda kendi düşüncelerime dalmayı seviyorum, belki de. belki de böyle ama bu kitap da tam da böyle değil. kitabı okumaya başlarken yine soğuk havada sıcacık battaniyeye sarılmışım gibi hissettim ancak bu his uzun sürmedi. harika bir kalem birçok kopuklukla, cevaplanmamış sorularla ortada bırakılmış. geçmiş, şimdi ve gelecek, hafızanın ev sahipliğinde yaşanamayan bir aşk hikayesi ve bununla ilintili bilinmezlik duygusu ağırladı bizleri. süreyya'nın hikayesine böylece tanıklık etmiş olduk. hikayeyi, karakterleri ve onlarla beraber bilinmezlik peşinde koşmayı sevdim ama bana yetmedi.

spoi ! niteliksiz adam ve güneyli kadını birlikte daha çok okumayı dilerdim. sanki kitabın konusu gibi onlar da bilerek yarım bırakılmış gibi. ilaveten, niteliksiz adam ve onun geçmişi bir uğradı ve geçti, neden vardı anladık da neden geçmişinden bahsedildi nereye bağladı hikayenin genelinde anlamını oturtamadığım sorularımdan biri olarak kaldı içimde.
145 reviews
November 23, 2022
Ben Şükran yiğit’i son 15 günde tanıdım, ama iyi ki tanıdım. Bu okuduğum üçüncü kitabıydı. Her üç kitabı da benzer dönemleri, birbirine benzer ama farklı hikayelerle, birbirine benzer ama farklı acılarla, farklı mutluluklarla anlatan, hikaye içinden hikaye çıkan, anlattıkça zenginleşen, zenginleştikçe anlatmaya doyamayan bir şekilde yazılmış. Dil son derece akıcı, elinizden bırakmak istemeden okuyup bitirmek istiyorsunuz. 1980’ler, darbe döneminde çekilen acılar, kaybolan hayatlar, yakılan kitaplar, mutsuzluklar, mutluluklar, hayal kırıklıkları, kayıp dostluklar ve arkadaşlıklar... Kitaplarında ben hep bu temaları gördüm. O dönemlerde 20’lerinin başında olan bir kişi olarak bana çok yakın geldi tüm öyküler; İyi ki tanıdım Şükran Yiğit’i..
550 reviews8 followers
January 5, 2025
Bu kitabı yaklaşık 10 yıl önce okuyup sevmemiştim. Halbuki Ankara, Mon Amour çok hoşuma gitmişti. Radyo Şarampol'ü okuyup çok sevince bu kitaba bir şans daha vermek istedim (ilkinde pek anlamadım belki de diyerek). Ancak yine kurguda ki tutarsızlıklar (Devrim'in anne babası nasıl, ne zaman Ankara'ya yerleştiler, Süreyya'nın evine nasıl girdi Berrin?), çok önemli olmasına rağmen Murat Süreyya aşkının cok kısa geçilmesi, v.d Okurken belki de bu karakterler Süreyya'nın hayalinde dedim...

Ben yine anlamadım bu kitabı herhalde, o yüzden de pek sevemedim. Beğendiğim tek yönü 12 Eylül'ün insanların hayatını nasıl mahvettigini inceden inceye anlatması oldu.
Profile Image for Gül Hocaoğlu .
88 reviews1 follower
October 29, 2022
Şükran Yiğit kitaplarında, gün içinde sıradanlaşan ama o yazdığında ne kadar hoşuma gittiğini fark ettiğim ayrıntılar oluyor; mesela mutfak masasında sessizce oturup kitap okumak, çay demleyip biriyle paylaşmak, sevdiğin bir elbiseyi giyip hoş bir ruj sürmek gibi. Bu kitabını da hem başlarında bolca yer alan böyle ayrıntılar sebebiyle hem de kurgusu ve karakter seçimleriyle çok beğendim. Şimdi tek bir üzüntüm var, o da yazarın okumadığım sadece bir adet kitabı kalması, sanırım bu keyfi biraz öteleyeceğim hem belki yeni bir kitap yayımlar o sırada:)
Profile Image for denizhazaal.
34 reviews4 followers
July 2, 2023
Başlangıçta okuduğum diğer Şükran Yiğit kitaplarının tadını bulamayacağımdan çok korktum. Klişe bir sona ulaşacağımı sandım. Ancak işin içine polisiye bir heyecan girdi ve voila! tam bir Şükran Yiğit kitabı olduğunu belli eden aşk üçgenleri ortaya çıktı.

Çok seviyorum kendisini zira üç kitabını okuduktan sonra tanışıklığımız var gibi hissediyorum. Bence kendisi nezaket timsali bir hanımefendi. Tüm kitaplarındaki nezaket ve şevkat dolu o dil beni benden alıyor. Öfke var mı var? Fakat yazılışı ifade edilişi dahi öyle nazikki bu kitaplarda, okumaya doyamıyorum.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Ceren S..
307 reviews3 followers
September 18, 2025
Sevimli bir okuma ama lütfen sen karlı bir kış gününde oku bu kitabı, çok yakışır çünkü....
Bazı alıntılar:
- Dün akşam, daha henüz herşey yerli yerindeyken..
- Sevginin karşıtı nefret değil, kayıtsızlıktır
- Sen? Sen hayatın içinde misin? - Aslında içindeyim ama benim için öngörülen yerde olmadığım için, insanlar beni hayatın dışındaymışım gibi görüyorlar.
- Bak oğlum, isteyen arar bulur. Bulamıyorum diyene, vaktim yok diyene, unuttum diyene sen sen ol sakın inanma.

En fenası da bence Ekin'in hikayesiydi yahu......... <3
Profile Image for kristalviolet.
28 reviews12 followers
October 26, 2022
Bir şeyler yarım kaldı gibi bir hisle kapattım kitabın kapağını. Süreyya, Mercan ve Laden toplanıp daha çok sohbet etmeli, kitaplardan, müzikten ve kendilerinden konuşmalıydı. Böyle bir solukta değil de daha çok tanımalıydık sanki karakterleri. Ama yine de güzeldi. Beklemiyordum bu kadar merakla ve heyecanla okuyacağımı açıkçası. Sıcak bir hikaye bekliyordum ama gizemli de olacağını düşünmemiştim. Az değilmişsin sen Berrin Hanım!
Profile Image for irem.
6 reviews4 followers
February 6, 2023
Okuduğum ikinci Şükran Yiğit kitabı. İlkini çok sevdiğimden, çok kendimi bulduğumdan, çok etkilendiğimden midir nedir Çatıkatı Aşıkları bana başlarda yavan ve suni geldi. Kitabın ikinci yarısı biraz daha sarıp sarmaladı, içine aldı. Her şeye rağmen Şükran Yiğit’in o naif dili, sıradan ama olağanüstü hayatları anlatışı okumaya değer… Eğer Çatıkatı Aşıkları’nı beğendiyseniz Burası Radyo Şarampol’u kesinlikle okumalısınız.

Profile Image for m. .
59 reviews9 followers
March 25, 2024
ilk şükran yiğit romanım. hayatın sıradanlığında geçen bir olay örgüsü. içinde bolca hayat, aşk ve yarım kalmışlığı geçiren bir kitap. sonu havada kaldı gibi birkaç yorum okudum. evet ucu açık bitti fakat bu kitap tam da böyle bir sonla bitmeliydi diye düşünüyorum. genel olarak beğendim. gereksiz uzun bulduğum kısımlar vardı fakat okurken çok da rahatsız etmedi. yazarın diğer kitaplarına da bakacağım, keyifli okumalar!
Profile Image for Zeynep Savaşeri.
62 reviews1 follower
April 18, 2022
"Hayatı anlatmak ne kadar zordu, eline bir sırıkla ipin üzerinde yürüyen cambazın neler yaşadığını bilmek ne kadar zordu. Sonunda, her şey bittiğinde, onu alkışlamaktan başka yapabilecek bir şeyimiz var mıydı? Düşmeyeni alkışlamaktan ibaret bir hayat güzel olabilir miydi, her şey böyle daha iyi olabilir miydi? biz o ipten çoktan düşmüştük."
Profile Image for Tinimini.
2 reviews
April 8, 2023
Şükran Yiğit’in dilini, kıvraklığını seviyorum ancak kitaptaki yazım hataları rahatsız edici boyutta. (“Şey”lerin ve sayıların birleşik yazılması örneğin) Hemen her sayfada bir hatayla karşılaşmak yoruyor. “Kayıtsız”ı bir kere “kayıstız” basarsın da aynı paragrafta 2, aynı sayfada 4 kez aynı hatayı gözden kaçıramazsın. Hensel ve Gretel ha keza. İyi bir yayınevi şaşırttı.
Displaying 1 - 30 of 58 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.