Sabri Ülgener'in eski Türkçe'ye kaçan dili ile bağımsızlığını ilan eden dipnotlara çok sık yer verilmesi okumayı güçleştirse de; yazarın bir çağın zihniyetini anlatırken dönemin edebi kaynaklarını kullanması dile akıcı bir özellik katıyor ve yazara özgü bir üslubu oluşturuyor. Yazarın konuya ilgisi ve bu konudaki bilgi ve tecrübesi kitabın her sayfasında hissediliyor. Özellikle Ortaçağ zihniyeti, Garb-Şark, dün-bugün kalemlerinde karşılaştırmalı olarak ele alınıyor. Daha sonra bu zihniyetlerin nasıl ve hangi yollardan bugünkü şekline büründüğü, yazarın bahsettiğim kendi yöntem ve üslubuyla, başarılı bir şekilde anlatılmış.
Çağımız dünyasında ekonomi her köşeye yayılmış durumda ve harikulade bir önem arz ediyor. Dünyadaki bir çok şey gibi ekonomi de beşer tarafından hükmediliyor. İnsanı anlamak, zorluk ve meşakkat içinde bitmeyen bir yol olsa da, bu yola zihniyet ve düşünce dünyasından girmek çok isabetli olacaktır. Çünkü ekonomiyi insanın şekillendirdiği gibi, insanı da düşünce, zihniyet ve ahlak unsurları şekillendiriyor.Bu nedenle ekonomiyi anlamak isteyenler ve bugünkü ekonomik düzeni oluşturan faktörleri merak edenler için faydalı bir kaynak olduğu görüşündeyim. Daha da ileri gidersek, içinde bulunduğumuz zihniyeti kendimizde aramamıza ve hatta görmemize sebep olacak sorgulamalara okuyucusunu itebilecek nitelikte bir eser.