Bu sene okumadığım Türk yazarlara yönelmek istedim, Hasan Ali bu bağlamda okumak istediğim yazarlar arasındaydı, bu kitabıyla başlamak istememiştim ama bazen kütüphanede gezerken parmaklarının arasına gelen kitabı alıp okumaya başlıyorsun bile, bu kitap da benim için öyleydi, başladım okumaya, oldukça sürükleyici, her bir bölümü birbiriyle alakalı küçük ya da büyük. Kitapta Ziya ile Kenan'ın askerde tanışmasıyla dost oluşunu anlatıyor yazar, Ziya'nın seneler sonra arkadaşının yanına onun köyüne gitmesiyle olaylar başlıyor, her şey o zaman açığa çıkıyor, olaylar, kişiler birbiriyle o kadar bağlantılı ki kitabı okurken karmaşa hiç yaşamadım. "Sınır" bölümünde kitap okuru içine çekiyor, yanlış hatırlamıyorsam en uzun bölüm de bu kısımıydı zaten. Bir bölümde patlama anını anlatıyor yazar, Ziya'nın kaybedişini öyle bir üslupla anlatıyor ki, gündemimizde bu olaylara benzer şeyler yaşarken bu kitabı okumak insanı o olayların içine hapsediyor, ister istemez. Okunması gereken, okuyup üzerinden tartışılabilitesi olan güzel bir kitap... Kitaba ilk başladığım zaman, "kesinlikle okumalısın" dediğim insanlar oldu, kitap baştan güzel olduğunu hissettiriyor ve şu cümle ile sonlandırmak istiyorum... : "Bu fukaralar insanı yüce; hayvanı da aşağılık bir şey sanıyorlar."