Jump to ratings and reviews

Doğu Sarayı

Palast des Ostens - bk112; Unionsverlag; Murathan Mungan; pocket_book; 2008

213 pages, Paperback

First published July 24, 2006

Loading...
Loading...

About the author

Murathan Mungan

116 books692 followers
21 Nisan 1955 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. Mardinli bir ailenin çocuğudur. Babası avukat İsmail Mungan, annesi Habibe Mungan'dır. İlk, orta ve lise yılları Mardin'de geçti; Mardin Lisesi'nden mezun oldu. Mardin eserlerinde sıkça kullandığı mekanlardan birisi oldu. Bu çevrenin taşıdığı farklı kültürel yapıyı, insan olgusunu eserlerine başarılı bir şekilde yansıttı. Yazar, 1972'de Ankara'ya yerleşti. Lisans ve yüksek lisansını Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü’nde tamamladıktan sonra başladığı doktora çalışmasını yarım bıraktı, Ankara Devlet Tiyatroları’nda altı yıl, İstanbul Şehir Tiyatroları’nda üç yıl dramaturg olarak çalıştı. Gazete ve dergilerdeki ilk yazılarını 1975’te yayımlayan Mungan; yazı hayatı boyunca şiir, öykü, roman, deneme, tiyatro oyunu, sinema yazısı, senaryo, masal, şarkı sözü gibi farklı türlere ait eserler verdi.

Ratings & Reviews

What do you think?

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
6 (23%)
4 stars
13 (50%)
3 stars
5 (19%)
2 stars
2 (7%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 2 of 2 reviews
6 reviews
December 7, 2017
''binali ile temir'' ağır başlayan ve girdap gibi içine çeken akışı ile favorim. ''dumrul ile azrail'' karşınıza post modern kişilikler olarak çıkıyor..
Profile Image for Benan.
234 reviews31 followers
October 5, 2016
Kitap, yazarın çoğunlukla “Cenk Hikayeleri” ve” Lal Masallar” isimli hikaye kitaplarından seçilmiş öykülerinden oluşuyor. Almanca konuşulan ülkelerin okurları için özel olarak hazırlanmış bir seçki. Türk okuru için de güzel bir toplama olmuş bence. Yazarın Kısa Söz’ünde de belirttiği gibi okurun tüm hikaye kitaplarına aynı ilgiyi göstermesi çok da mümkün olmayabilir. Mungan hikayelerinden biraz pay almak isteyen okurlar için çok yerinde olmuş bu eser.

“Cenk Hikayeleri” ve “Lal Masallar” merakımı uyandırdı. Mungan hikayelerinin hepsi böyle masalsı, destansı mıdır? Bana biraz Yaşar Kemal’i anımsattı. İmge dili Yaşar Kemal’inki kadar zengin gelmese de hoşuma gitti. Genel olarak edebiyatta “imge” olayını araştırma isteği uyandırdı bende. En azından bu iki yazarın imge dilini içselleştirmeyi istediğimi fark ettim.

Kitaptaki hikayelerin “Cenk” ve “Lal” kelimeleri etrafında dönen ortak bir teması da var bana göre: iktidar, güç meselesinin kaçınılmazları olan av, avcı, avlama, avlanma durumları.

Çoğu hikayenin girişi okuru kısa sürede doğu masallarının egzotik havasına sokacak güçte bana göre. Hepsi de destansı, masalsı fakat bir tanesi, “Kan Kalesi” sanki rüya gibi. Hani bir rüya görürsünüz, olayları, mekanı hatırlarsınız ama karşınızdaki kişiye net bir şekilde anlatamazsınız ya, aynen öyle bir hisse kapılıyorsunuz. Sanki rüyanızda Kan Kale’sini görüyorsunuz ama ertesi gün bu rüyanızı tam olarak arkadaşınıza anlatmayı beceremiyorsunuz. Kurgusunu çok güzel ve şaşırtıcı bulduğum “Binali ve Temir” kurgusu ile beni ilk anda yakalayamayan ama belki de en çok etkileyen hikaye oldu. Hikayeyi bitirmeye yaklaştıkça başını da tam olarak anlayabiliyorsunuz. “Ökkeş İle Cengaver” ise, en şiirsel bulduğum hikaye oldu. “Muradhan ile Selvihan” ve “Ulak ile Sadrazam” daki lal olma durumu üzerine okuduklarım müthişti.

Fal olayı ile ilgiliyseniz, “Ulak ve Sadrazam”da geçen “Remil” ve” Ebced” sözcüklerini bu öyküyü okumadan bir araştırın derim. Ben hikayeyi okuduktan sonra şöyle bir baktım. Belli ki yazar bu hikayeyi tamamlamak için üç remil dökmüştü. Hikayedeki lal ulak ise, kum yerine yıldızlarla döktüğü remilde geleceği doğru görememişti.

Ayrıca, gerçekten çok ilgiliyseniz, “Ekber Evlat” ve “Kaftan Doğumlu” isimlerine Ebced hesaplaması uygulayın diyeceğim ama anladığım kadarı ile biraz zahmetli bir iş. Bu iki isim hikayenin sonu ile ilgili bir şifre taşıyor olabilir mi diye sorası geliyor insanın. Yazar bu kadar uğraşmış mıdır ki?

Hikayeci Murathan Mungan’ı sevdim ben. Diğer hikaye kitaplarına da bakabilirim. Özellikle masal seviyorsanız, okuyun derim. Masal deyip geçmeyin. Yazarın da dediği gibi “Masala inanmazlar, masalı yalnızca dinlerler, sanki hakikati bilirmiş gibi, sanki hakikatin sırrına ermiş gibi, masala inanmayan gerçeğe inanır mı?”
Displaying 1 - 2 of 2 reviews