1988 yılı 1.basım kitabı kütüphanemin en değerli kitaplarından. Bugün ölüm yıldönümünde bir daha okudum. Neredeyse 30 yıl önce yazılmış aşağıdaki cümleleri okuyunca, 30 yıl sonra bize söyleyecek söz bırakmamış dedim. Nurlar içinde yat ustam.
İMAMBAYILDI
Her şeyin sahtesi var..
Paranın sahtesi var.. Tablonun sahtesi var.. Altının, gümüşün, elmasın sahteleri
var.. Var oğlu var!..
Peki dinin ve ideolojinin de sahteleri yok mu?
Olmaz olur mu hiç? Var..
Dinin sahtesi, siyasete karışmış olanıdır. Din duygularının ve dince kutsal
kavramların siyaset adına kullanılması ile din, din olmaktan çıkar, siyasetin
aracı olur.
Siyaset ticarete, ticaret siyasete, din de her ikisine araç edildi mi, artık bu
sömürünün sonu gelmez...
Din ticareti ile meşgul olanlara bakın, hemen hemen hepsi milyarder.. Yalnızca
Türk Lirası ile «milyarder» değil bunlar, dolar milyarderi, mark milyarderi
olmuşlardır birçoğu...
Oh ne kolay.. Çek bir «besmele», gelsin paralar...
Finans kuruluşları, şirketler ve bu finans kuruluşları ve şirketler aracılığı
ile kazanılan milyarlar...
Elhamdülillah Müslümanız!...
Elhamdülillah milyarderiz!...
Bir kolumuz siyasette, öbür kolumuz ticarette, ayaklarımız da tarikatlarda...
Bir kolumuz siyasette, öbür kolumuz ticarette, ayaklarımız da tarikatlarda...
Bir üçgen bu.. Ticaret, siyaset ve tarikat üçgeni...
Bunlar dindarın sahtecileridir.. Zavallı yoksul Müslüman yurttaşlann kanlarını
emenler de bunlardır... İnanç sömürücüleridir bunlar...