Jump to ratings and reviews
Rate this book

Doğu Batı Mimesis: Auerbach Türkiye'de

Rate this book
Kader Konuk kışkırtıcı bir sav ortaya atıyor: Modern Türk kimliğinin yalnızca Kemalist kadrolar tarafından kurulmadığını, Nazi zulmünden kaçıp ülkeye gelen Alman-Yahudi sığınmacıların, yani Türkiye toplumu içerisindeki ayrıcalıklı yabancıların bu kimliğin inşasında önemli bir rol oynadığını öne sürüyor.
Kitabın merkezinde 1936'da Almanya'yı terk edip İstanbul Üniversitesi'nin yeni kurulan Yabancı Diller Okulu'nun başına gelen Erich Auerbach ve bu dönemde kaleme aldığı çığır açıcı eseri Mimesis: Batı Edebiyatında Gerçekliğin Temsili var. Bu eserin yazıldığı bağlamı ele alan Konuk, İstanbul'un Auerbach'ın Mimesis’i yazma sürecini nasıl şekillendirdiği meselesi üzerinde duruyor. Mimesis’in Türkiye'nin hümanist reform hareketini bir tür kültürel mimesis çerçevesinde anlamamızı sağlayacak bir eser olarak karşımızda durduğunu gösteriyor.
Edebiyat eleştirisi kavramlarını verimli ve yaratıcı bir biçimde kullanarak Türkiye'nin kültürel tarihini kavramamızı sağlayan bu kitap, Doğu-Batı ilişkilerine dair incelemelere de yepyeni bir yaklaşım getiriyor.

320 pages, Paperback

First published September 21, 2010

1 person is currently reading
59 people want to read

About the author

Kader Konuk

3 books2 followers

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
12 (48%)
4 stars
11 (44%)
3 stars
2 (8%)
2 stars
0 (0%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 2 of 2 reviews
Profile Image for Katarzyna Bartoszynska.
Author 12 books138 followers
June 2, 2011
The topic is fascinating, but the material is strangely scattershot and the writing is not so hot. It reads like a hastily revised dissertation (and kind of makes my skin crawl). A lot of sweeping claims are made, and repeated, but never really fleshed out in a compelling way (the whole idea of cultural mimesis is basically restated without ever being developed). Partly, I think, it's because they can't be really be answered. It may also be because the book isn't sure what genre it wants to be - cultural history, literary analysis, political diatribe/general haranguing. The chapters are short and somewhat schematically linked. Towards the end, there's a dramatic jump to the present day, and it becomes clear that this is where the author's real interests - and feelings - lie. Interesting as this political analysis of present day Turkey is, its link to Auerbach is tenuous at best.

It's definitely worth reading, because honestly, there isn't much written on the subject, and it's a really interesting one. But one wishes it were a better book.
.
Profile Image for Sencer Az.
75 reviews1 follower
May 23, 2022
Doğu Batı Mimesis hümanist geleneğin Avrupa'dan bile sürüldüğü bir dönemde, Auerbach'ın İstanbul'da kendine bir yuva bulan Batı kültürüyle karşılaşmasını açıklıyor. Paradoksal bir biçimde
-Katie Trumpener gibi araştırmacıların öne sürdüğü üzre- Auerbach'a kapılarını açan bu ülke bir bakıma onun köklerinden koparılmasıyla sonuçlanan süreci yansıtır, zira Türkiye o dönemde Osmanlı geçmişini yeni bir ulusal kültürle ikame etmeye çalışmaktadır.Avrupa'nın sistematik bir biçimde tahrip edildiği bir zamanda, Auerbach İstanbul'da Batı Avrupa kültürünün doğasını ve kökenlerini tespit etmeye çalışmıştır. Topyekûn yıkım karşısında yazarın ve araştırmacının önünde iki yol vardır: bu imha sürecini açıklamaya çalışmak ya da kalanları kurtarmaya çalışmak. Auerbach İkincisini seçerek kendine şu soruları sormuştur: Avrupa'nın edebi geleneğinin özünü oluşturan metinler hangileridir ve bu metinlerin anlatım tarzları nasıl bir evrim geçirmiştir? Gerçekliğin temsili (Auerbach'm deyişiyle mimesis) ile geçmişi düşünme biçimimiz arasında nasıl
bir ilişki vardır? 1942'de başlayıp Nisan 1945'te sona eren süreçte,Auerbach bu sorulara cevap olarak başyapıtını, Mimesis(Mimesis: Batı Edebiyatında Gerçekliğin Temsili) yazmıştır. Bu yapıt daha sonra,özellikle de Amerika'da, karşılaştırmalı edebiyat disiplininin kurucu metni olacaktır.
Auerbach'ın kitabı Batı Avrupa edebiyatının Homeros'tan Tanah'a,
Dante'den Proust ve Woolf a kadar uzanan tarihini inceler.
Belki de en önemlisi, Auerbach'ın şunu savunmasıdır: "İster geçmişin ister günümüzün meselelerine kafa yoralım, insan hayatı ve toplumuna aynı şekilde bakarız. Tarihe bakış arzımızdaki bir değişiklik çok geçmeden bugünkü şartlara bakışımızı da mutlaka etkiler."
Displaying 1 - 2 of 2 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.