This is an alternate cover edition for isbn: 9789025861889
Een natuurramp verandert alles voor de inwoners van een diepgelovig dorp in Toscane. Ook voor Enrico, zijn familie en voor Teresa aan wie hij beloofd heeft dat hij voor altijd bij haar zou blijven.
Sonra "o" ağustos günü geldi... Her şeyin ne kadar değişebileceğini, düşüncelerin nasıl dönüşebileceğini, küskünlüklerin nasıl geçebileceğini, ilişkilerin nasıl sağalabileceğini, dayanışmanın eşzamanlı gücünü ve kırılganlığını, vedanın arından gelen boşluğu ve bu boşluğun acıtıcılığını, hayatın devam edişini ve bunun dirilticiliğini, çocuğun çocukluğunu, çocuğun yetişkinliğini gördüm.
Bir kasabada bunlar olurken, bir koca metropolde biz "o" ağustos gününü yaşasak ne olur diye düşündüm. Derken "o" ağustos gününü yaşadığımızda neler olduğunu hatırladım. Aktarılanları, anlatılanları, o günü belki rüyalarında tekrar tekrar yaşayanlarla tanıştığımı hatırladım. Olayı hatırlamadan önce "acaba?"ya sığınışımı, o olayla arama koyduğum mesafeyi görüp, insan psikolojisinin kendini kurtarmaya nasıl meyilli olduğunu yeniden fark ettim. Bundan sonra da bunu her gün yeniden ve yeniden fark edeceğimi fark ettim.
"O Ağustos Günü" kurgusuyla, anlatımıyla ilk anda göze çok basit görünen bir kısa roman -ya da uzun öykü. Ama yazının, anlatımın ustalığını olayların gelişimiyle, sahne sahne vermedeki inceliğiyle; okuru hakikate doğru götürürken yönlendirişiyle, bütünü anlatmak için seçtiği parçalarla ve... elbette açıklamadan, göstererek anlatmasıyla beni olduğum yere çiviledi.
Ve kitabın adı... Belki yetişkin aklımız okuma serüveninin başındaki bir çocuk için kendini öyküdeki rutin akışa, tasvire, tanışmaya bırakmanın "zor olabileceğini" düşünse de hemen -ki, bu bile son derece tartışmalı, hatta bir miktar "ezbere dayalı" bir yaklaşım- bu ad, o "okuru bir noktada kaybetme" korkusunu tamamen ortadan kaldırıyor. Çünkü okur biliyor özel bir güne, bir dönüm noktasına doğru gittiğini. Tanıştığı bu yeni yaşamda ve ortamda, nelerin ne yönde değişeceğine ilişkin bir merakı içinde sürekli canlı tutarak çeviriyor sayfaları.
Son cümleyi de okuduğumda, kendime dürüstçe şunu söyledim: "Okuduğum kitap çocuk edebiyatının en güzel örneklerinden biriydi, evet. Ama kendimi aynı zamanda modern bir kısa klasik okumuş gibi hissediyorum."
Een mooi kinderboek (wel voor oudere kinderen) waarbij het eerste deel gaat om situatie omschrijven. Je loopt met Emrico door zijn dorp heen en leest wat hij allemaal tegenkomt op zijn tocht naar zijn opa en de schapen. Halverwege het boek komt die ene dag in augustus waarna alles in het dorp anders is. Dan loop je ook met Enrico door het dorp en lees je wat er veranderd is. Het is heel subtiel geschreven, waardoor je soms echt tussen de lijnen door moet lezen. Het is in mooie kindertaal uitgelegd en het boek is zeker niet te lang.
Meer een boekje voor volwassenen, poëtisch en langzaam verhaal over het alledaagse leven in een Italiaans dorpje met die dag die maar op zich laat wachten. Vanaf 10 jaar voor de echt zeer ervaren lezer
Het boek ziet er prachtig uit en daarmee kom je helemaal in de sfeer van een Italiaans dorpje. Tevens zijn de personages in het verhaal zo sprekend. Maar of het verhaal voor iemand van tien jaar goed te volgen is weet ik niet.