TANRILARI VE TANRIÇALARI, ESKİ ÖYKÜLERİN UNUTULMUŞ KAHRAMANLARI SANIYORSANIZ ÇOK YANILIYORSUNUZ.
Tanrılar ve tanrıçalar bir öykünün kahramanları değillerdir, onlar içimizde yaşamayı sürdüren ölümsüz arketiplerdir. Bir Anadolu tanrıçası olan Hekate, tek başına ayakta durmayı bilen, sırtını bir erkeğe yaslamayan ve tam da bu yüzden ötelenen, şeytanlaştırılan kadınların simgesidir.
Zeus’un kızı değildi Hekate, tanrılardan birinin karısı ya da sevgilisi de değildi. Çocuğu da yoktu. Bu yüzden zamanla karanlık tarafa çekildi ve büyücülerin tanrıçasına dönüştürüldü.
Güçlü bir kadın olarak var olabilmenin simgesi Hekate’nin çağımızın insanına söyleyeceği çok şey var.
Hekate, farklı bir beklentiyle başlamış olsam da günün sonunda “okuduğuma pişman etmedi” diyebileceğim kitaplardan biri oldu. Hekate, farklı bir beklentiyle başlamış olsam da günün sonunda “okuduğuma pişman etmedi” diyebileceğim kitaplardan biri oldu.
Hekate, hepimizin hayatının bir aşamasında varlığından haberdar olmasa bile bir şekilde aşina olduğu bir figür: Anadolu’nun kadim ana tanrıçalarından biri... Bu kitap, onun hikayesini günlük bir dille, yer yer şiirsel bir üslupla anlatıyor. Bu bağlamda, "Hekate’nin hikayesini derli toplu bir şekilde okuyayım" derseniz kitaba gönül rahatlığıyla başlayabilirsiniz.
Özlem Ertan, eserinde de belirttiği gibi Hekate’yi arketipsel ve arkeolojik verilerden faydalanarak anlatmış. Ancak eser, yazarın “Hekate olmak…” diye başlayan mottomsu cümleleri sebebiyle zaman zaman sadece kadınlara hitap eden bir havaya bürünüyor. Bana göre amaç bir figürü tüm yönleriyle anlatmaksa, bu tarz sınırlandırıcı ifadeler hedeften sapmak demek. Doğum günü pastasının ortaya çıkışını Tanrıça’ya mal ettiği kısım ise oldukça spekülatif. Zira güç atfedilen bir tanrıçaya sunu yapmak ile kişisel olarak kutlanan doğum günlerinde kek hazırlayıp mum yakmak aynı şey değil. Şayet Hekate herkese tanıtılsın, popüler olsun diye yazıldıysa söyleyecek bir şeyim yok; fakat bir kitaptan alacağımız keyif beklentimizle doğrudan orantılı olduğundan, benim beklentimin altında kalan yerler tam da bu bahsettiğim kısımlardı.
Yine de Hekate’nin geçmişini ve yaşadığı dönüşümü sebepleriyle açıklaması, bugün insanlar için ifade ettiği değer hakkında bilgiler sunması ve zengin kaynakçası eseri her şeye rağmen değerli kılıyor. Bu yüzden kitaba 3 yıldız verdim. Açtığı bu yolda ilerleyip Hekate hakkındaki araştırmalarımı derinleştirmeye devam edeceğim.
A really important work that shows us gods are a part of human culture and as our products they live in us through archetypes. A great showcasing of how women have been demonised through various eras, and yet still found power in their demonisation. Another facet is that it shows us the Hellenisation of a Luvian, Anatolian goddess and how she shifted from a mother goddess to another being. Has good academic sources and employs archaeological finds.
This has been the first book I read about Goddess Hekate. I am glad I started with a Turkish source as I dont think I could have gained some of the information that was in here from other sources. I learned a lot, even though there were some repetitions in the book, it was very informative and I really enjoyed reading it… She deserves to be known, and respected. Hail Hekate.
Berbat. Hekate hakkında herhangi bir bilgi vermiyor, Vikipedi'den ne okursanız o. Kalitesiz kişisel gelişim kitaplarından hiçbir farkı yok. Verdiğiniz paraya yazık etmek istemezseniz bardak altlığı olarak kullanabilirsiniz.
"Hekate dört yol ağzında önündeki üç yolu gösteren bir tanrıçadır. Yola çıkan biri için artık geriye dönüş yoktur, önünde sadece gidilecek üç yol vardır. Yolda olan kişi geri dönmez." sf 51
Hekate konusunda çok önemli bir kitap. Psiko-mitolojik temellerini vermesi bir yana, Anadolu’da köklerinin ne kadar derin olduğunu anllatıyor. Mitoloji meraklılarının kaçırmaması gereken bir kitap.