melih cevdet anday benim için hep bir numaradır, bu cepte. derleme olması sebebiyle genellikle tekrar var, anday için hangi sözlerin ya da kalıpların işlek olduğunu takip edebilmeye imkan sağlıyor. baştan sona okumak beni köşe yazısı biçiminin edebi tarihimize kattıkları (katamadıkları) hakkında hafif şüpheye düşürdü. böyle kısa, kısalığını da "bundan bahsetmek isterdik" diyerek bağlayan, hep ne demek istediğini, asıl söyleyebileceğini iteleyen, düşündüğünü olabildiğince özlü söz gibi vermeye teşvik eden bir garip düşünce yazısı. daha uzun biçimlerle daha çok üretimi olsaydı mesela Anday'dan bize ne kalırdı merak ediyorum. bazı yerlerdeki daha deneysel şiire olan mesafesi beni şaşırttı. yalnız iki yerde önce tutarsızlık gibi görünse de aslında birbirine bağlı düşünce kafamda dönmeye devam ediyor: şiir sözcüklerle yazılır, o sözcükler bu dünyaya en sıradanından dahildir, bu sebeple şiir dünyası taklittir, taklit olduğu cihette uydurmadır, yani okuyucu sıradan dünyanın uydurma haliyle avunur, onu deşer, aklında ona yer eder. buna tamamen katılıyorum. bir diğer katıldığım da hiçbirimizin anlam peşinde olmadığı, herkes kendi düşüncesini koyabileceği kalıpların peşinde bence de, oysa anlam kime ne fayda eder, anladığını sanmak da zaten bir sanrıdır, şiir de bunun koptuğu lisan yeri olarak bize faydadır, günlük takviye alınız. yahya kemal'le ilgili yazdıkları beni güldürdü bu arada lol