"Kur'an insanın Rabbiyle, alemle ve diğer insanlarla ilişkilerinden bahseden bir kitaptır." Elmalılı Hamdi Yazır
"Kur'an, verdiği peygamber örnekleriyle muhatabının şahsiyetini inşa ederken insanın yaşadığı hayati problemlere de çözümler sunar. Kıssalarda anlatılan olayları masal dinler gibi dinlemeyip hayatımızın içine almayı başarabilirsek kişiliğimizin yeniden imar olduğuna şahit oluruz." diyor Fatma Bayram ve bu düşünceyle uzun yıllar boyunca yaptığı kıssa derslerinde, "Bu kıssa bana ne söylüyor?" sorusunun cevabını arıyor. Hz. Adem'den, hatalarımızı telafi etme yollarını; Hz. Nuh'tan, bizi birbirimize bağlayan asıl bağın inanç olduğunu ve bir insanın alaylara aldırmaksızın bıkmadan, usanmadan yoluna nasıl devam edebileceğini; Hz. İbrahim'den, bir insanın tevhid arayışını ve imanından aldığı cesaretle imansız bir kavme nasıl karşı koyulacağını; Hz. Lut'tan, kötülük ne kadar yaygın olursa olsun direnç göstererek karşı koymak gerektiğini; Hz. Musa'dan, korkularımıza rağmen sebatla yolumuza devam etme yollarını; Hz. Meryem'den görünenin aldatıcı olabileceğini; Hz. Yusuf'tan bir gencin nefsinin ve çevresinin baskısına rağmen ahlakını muhafaza etmesinin yollarını öğreniriz.
En Güzel Kıssa, benzersiz ve katman katman zengin içeriğiyle Hz. Yusuf'un kuyudan saraya yükselişinin öyküsüdür.
bu yorum, bir süre fatma hoca över, sonrasında da kitabı över ve sonunda da eleştirir.
fatma hocanın kitabı bu kitap. tam olarak bu. hz. yusuf kıssasının birazını yüz yüze derslerinde de dinlemiş biri olarak, kitabın başka bir seviye olduğunu dile getirmem gerek. övdükçe övebilirim.
fatma hoca, benim sanırım tam beş sene önce tanıştığım bir insan. benim için, çok ama çok kıymetli biri. dizinin dibinde yaşayabilmeyi veya da sık sık görüşebilmeyi çok isterdim. hatta itiraf ediyorum, biri onunla yakınlığını anlattığında içten içe kıskanıyor ve bazen dışarı vurarak belli ediyorum, kıymetini bilip bilmediklerini test ediyorum. fatma hoca insanüstü biri falan değil tabii ki, sadece çalışkan bir insan, iyi bir gözlemci ve farkında olmak için çok emek harcayan biri. bunca gencin kendisini onda bulmasının bir sebebi var: farkında.
bu çağda müslüman olmanın hiç kolay olmadığını kabul etmek gerekiyor, çok zor, çok zorlanıyoruz, bir sürü hata yapıyoruz, müslüman komünite de çok kolayca bizi dışlıyor, hata yapmamızın ne kadar normal olduğunu anlatan biri çıkınca din çok güzelleşiyor. hata yapmamak için çabalamanın en önemlisi olduğunu söylemek; süreçten sorumluyuz ahali, diyebilmek çok kıymetli, siz günaha girmemek için çabalayın, diyen birine sahip olduğumuz için şükrediyorum. türkçe'de tabii :) global'de bizi iyi anlayan hocalar görüyoruz, seküler dünyada yaşayıp bizim dertlerimizin çok farkında olan hocalar görüyoruz fakat türkiye'de, türkiye'nin spesifik dertleriyle, toplumsal yapısıyla ilgilenen, bilgilenen pek de hoca görmüyoruz. o yüzden varlığına elhamdülillah.
kitaba gelirsek, kitap fatma hoca'nın okuduğum kitapları içerisinde en iyisi, zira sanırım bu sefer kendi yazmış. konuşmalarını direkt kitaba çevirmemişler. kitap bize, fatma hocanın neden her yaştan bu kadar insanı çevresine toplayabildiğine dair güzel bir örnek çünkü bir kıssayı her farklı açıdan (birazdan buraya eleştiri gelecek), her yaştan ele alabilmek herkesin harcı değil. kitapta baba olarak, çocuk olarak, yönetici olarak, kardeş olarak, abi olarak, peygamber olarak, kul olarak rollere dair yorumlar bulursunuz ve bunlar alelade değildir, pedagoji de okursunuz, siyaset de. fatma hoca çok okur çünkü biz de faydalanırız.
anne baba olmadan önce muhakkak okunması ve hatta tekrar okunması gerekiyor bence bu kitabın. hz yakup'tan öğrenecek çok ama çok şeyimiz var. insan olarak da hz. yusuf'tan. uzun uzuuuun okudum bu kitabı, durup düşünerek, kendimi sorgulayarak ve herkese bu kitabı aldırarak :) iyi ki yazmış fatma hoca, allah da iyi ki ona nasip etmiş bunu.
eleştirilere gelirsek, birkaç tane var. öncelikle, züleyha'nın nasıl bu kadar yoğun bir cinsel arzuya sahip olduğu ve bunu neden zapt edemediğini okumayı isterdim çünkü orada bir "köle" ile beraber olmayı göze alan bir kadın görüyoruz, sonrasında statüsel olarak verdiği savaşı da görüyoruz fakat "haberleri olmaz zaten" gibi bir düşünce yapısının veyahut da hz. yusuf'un dillere destan yakışıklılığının tek başına sebep olarak sunulmasını yeterli göremiyorum çok çok naçizane şekilde. (böyle demeye de korkuyorum, haddimi aşmaktan baya bir korkuyorum fakat atladığımız bir kadın cinselliği konusu olabilir mi? )
diğer bir nokta, hz. yusuf'un annesi. yalnızca yanılmıyorsam mısır'a geldiklerinde "annesi ve babası" diye bir kullanım var. hz. yusuf'un annesi tüm hikaye boyunca neredeydi? buraya dair bir şeyler okumayı da çok istedim. fatma hoca yüz yüze dersinde bundan biraz bahsetmişti fakat kitapta göremedim.
son olarak, hz. yusuf kıssasının benim adıma en ilgi çeken kısımlarından biri de insan kaynakları yönetimi, var olan yeteneklerini kullanma/bunları anlatmaktı. buradaki eksiklik benim adıma şuydu, müslüman olmayanla nasıl çalışacağız? buradaki çizgileri nelerdi, hz.yusuf'un çokça merak ettim. belki de elimizde hiç kaynak yoktur ama olsa ne güzel olurmuş.
günün sonunda enfes bir iş, enfes bir emek, enfes bir kitap. emeği olan herkesin eline sağlık. rabbim iki dünyada da mükafatlandırsın inşallah.
harika bir ekiple ruha şifa bir kitabı daha tamamladık. Şehzade Sohbetleri ekibi olarak Fatma Bayram hocanın okuduğumuz ikinci kitabıydı. bu sefer kitabı okumamız 5 ay sürdü. her buluşmanın farklı bir sürü konuya/tartışmaya kapı açtığı sohbetlerde En Güzel Kıssa'yı olay olay okuduk. kıssaların öneminden bahsettik, hayattan bir sürü örnek verdik. bir önceki kitabımızdaki gibi bütün ekibe çok iyi geldi, çok şükür. bu ekibi bırakıyorum artık. onlar bensiz yeni ve güzel kitaplar okumaya, olaylar üzerine tartışmaya, güzel sohbetler etmeye devam edecekler. iyi ki yolum sizle kesişti canım Şehzade Sohbetleri ekibi ve iyi ki bu kitapları okuduk.
kitaba dönecek olursam :) kitap her zamanki gibi harika. bu kadar açıklayıcı bir şekilde kıssayı anlatması, örnekler vermesi çok güzel. okuması çok keyifliydi. tefsir de okumak gerekir tabi ama bu tarz kitaplar konuları daha anlaşılır açıklıyor. kısacası kesinlikle tavsiyedir, herkese çok iyi geleceğine eminim.
Ya çok güzeldi ya. O kadar ihtiyacım olan bir dönemde okudum ki… Fatma Bayram’ın dili çok hoş, anlatımı net. Kalbimden geçen soruların çoğunu kendi de kitapta sorup bizzat cevaplaması en çok hoşuma giden kısımlardı. Böyle kitaplara çok ihtiyacımız var. Belki vardır ben bilmiyorumdur ama kıssaların ve olayların bu dille açıklanmasına ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Beni sarsıp kendime getiren bir kitap oldu. Daha çok kıssa okumak istiyorum artık. Kesinlikle tekrar tekrar okunması gereken bir kitap. İyi ki okumak nasip oldu. Teşekkür ederim Allahım.
inanılmazdı. yusuf kıssasını ilk kez baştan sona bu kitap ile okudum. okurken yaşadığım şeyler ile ilişkiler kurduğum oldu. hayrete düştüğüm anlar oldu. niye bu kadar geç kalmışım diye düşündüğüm oldu. ama müthiş bir zamana denk geldiğini de biliyorum… çok sevdim. bence kitap daha uzasa uzatılacak birçok yer olabilirdi. bu kitaptan sonra nouman ali khanın yusuf suresi videolarını izlemek istedim. o da çok detaylı bir şekilde gidiyor. öyle güzel bir kıssa ki her seferinde sizi başka bir yerden yakalayabilecek sayısız detaylarla dolu. pek sevgili fatma bayram da bu detayları pek iyi yakalıyor.
kitap ordan oraya benimle gezdi, en son sırtı ayrıldı ve içi yıldızlarla mini notlarla doldu. okunmuş bir kitap oldu, işte bunu seviyorum.
sürekli okumak için listemde gözüme çarpan bir kitaptı bu kitap. fatma hoca’nın iyiler yalnız değildir kitabını okuyup ve podcastlerini dinleyip sarıldığım hisleri hatırlayınca sırası geldi diyerek aldım elime. kendisi gerçekten iyi ki var. yaşadığımız dünyada karşılaştığımız olaylara bakış açısı, içinde bulunduğumuz zamana yaklaşımı, değerlendirme biçimi, analiz yeteneği,, elhamdulillah gerçekten allah daha iyi etsin💗
kur’anda en güzel kıssa adıyla bahsedilen yusuf kıssasını anlatıyor fatma hoca. anlatırken ayetlere referans veriyor, ayetleri analiz ediyor, bugün biz nasıl faydalanmalıyız bu ayetlerden ve bu kıssadan tek tek işliyor aslında. ilkeli bir insanın dürtülerine sahip çıkması, allah’ın bizim için hayırlı ve değeri yüksek planları olduğuna hz yusuf ve babası hz yakub’un sahibi olduğu sabırla tevekkül etmesi, insan psikolojisine değer vererek şeytanın aldatma ihtimalinin hep var olması ve buna karşılık ahlak değerlerimiz, yusuf’un iyi yaptığı şeyleri söyleyebilecek cesarette olması ve allah’ın kendisine lütfettiği becerileri yine allah’ın kendisine sunduğu imkanlarla kullandığını fark ederek ilerlemesi; beni o kadar çok etkileyen nokta oldu ki, o kadar çok çıkarttığım ders oldu ki… allah faydalandığımız noktaları hayatımızda uygulayabilmeyi nasip etsin.
hepimizin insan olarak, hayatta bazen aynı bazen farklı zaman dilimlerinde bambaşka rolleri oluyor. hz yusuf kıssası insanın zamanın getirdiği zorluklarla nasıl bir duruş sergilemesi gerektiğini ve ebeveynlik, kardeşlik gibi farklı rollerde nasıl var olması gerektiğini çok güzel anlatıyor💗
‘ Cenab-ı Hakk hikmeti gereği Hazreti Yusuf’un etrafındaki kötü niyetli bu insanlara fırsat veriyor, Hazreti Yusuf çaresizce zindana atılıyor ve yıllarca orada kalıyor. Bir defa bile, “Ya Rabbi! Ben bunu hak edecek ne yaptım? Benim ne suçum var ki bunlar hep benim başıma geliyor? Nedir benim bu çektiğim? İyiler niçin hep böyle kötü sonuçlarla karşılaşıyor? Neden hep ben? Benim hiç yüzüm gülmeyecek mi? “ demiyor. Zindana atıldığında, “yeter! Nedir bu başıma gelenler!” deyip kaderine küsmüyor.
Hazreti Yusuf hiçbir zaman Rabbine karşı şikayetçi olmuyor. Herhangi bir rahatsızlık, karamsarlık, ümitsizlik hali görmüyoruz. Bu çok önemli bir noktadır. Bütün yaşadıklarımı, okuduklarımı, bana anlatılanları göz önüne aldığım zaman, Yusuf kısasından aldığım en çok işime yarayacak dersin bu olduğunu düşünüyorum.
Yusuf kıssası, nerede bulunursak bulunalım kulluğumuzun devam etmesi gerektiğini, bize düşenin sonuca odaklanmak değil süreci yürütmek olduğuna çok güzel bir örnektir. Zindan okula dönüşüyor. Bunun için hapishanelerin bizim medeniyetimizdeki adı, “Medrese-i Yusufiye”dir yani Yusuf medresesi… ‘
Ahsen-i kasas (Kıssaların en güzeli) olan Yusuf Sûresi'ni detaylıca ele alan bir kitap. Bir sûre ile Mevla o kadar çok şey öğretmek istemiş ki bize... Baba-evlat ilişkileri, kardeşler arası ilişkiler, erkek-kadın ilişkileri, arkadaşlar arası ilişkiler, devlet yöneticisinin vasıfları, haksızlık karşısındaki gösterilecek en iyi tutum, haklıyken affedebilmenin yüceliği.... İlk anda aklıma gelenler bunlar ve çok dahası da var. Son olarak kitabın son bölümündeki cümleyi yazmak istiyorum. "Kıssada Mevla insanın esfel-i safiilin potansiyeline ahsen-i takvim seviyesinde örnekler veriyor."
Rabbimizin en güzel kıssa dediği kıssadır Hz Yusuf’un hayatı. İnsanın ailesiyle, kaderle, haksızlık ve zulümle, iftira ve baskıyla kimlerin nelerle denendiğini kimlerin kazanıp kimlerin kaybettiğini öğreniyoruz. Aynı zamanda çeşitli ahlakı özellikleri tek bir kıssa ile öğreniyoruz. İnsanın hayatına rehber olacak bir kıssa ve bu kıssanın çok güzel açıklandığı bir kitap. Bu kadar okumaya geç kaldığım için üzgünüm ama ya hiç okumasaydım diyorum ah neler kaybederdim. İnsanın ruhuna, kişiliğine gıda niyetinde bir kitap. Herkese çok çok okumasını öneririm
“İyiliğe yönelen de kötülüğe yönelen de onun için gerekçeler bulur. Bütün mesele ilk yöneliştir. Hayat her zaman girdiğimiz yolun doğruluğu için sebepler üretmemize yardım eder.”
Hocamın psikolojik atıflarla harmanladığı güzel bir kıssa anlatımı. Ebeveynler ve ebeveyn olmak isteyenler okusun derim. Kıssaya Hz. Yakub'un açısından hiç bakmadığımı fark ettim kitabı okuyunca.
günlük hayatın içinde, ihtiyaç duyduğumuz anlarda bize yol gösterebilecek bir yol haritası niteliğinde kitap. çok çok sevdim. her zaman elimin altında tutmaya özen göstereceğim <3
Hz. Yusuf'un hikayesi hayatın her detayına yaklaşımımızı değiştirecek güçte.
Yaşadığımız pek çok buhranın kaynağı yolumuzu ve daralan gönlümüzü aydınlatacak canlı örneklerin eksikliğiyken, Allah'ın insanlık tarihinden “en güzel kıssa” olarak seçtiği Hz. Yusuf ile tanışmak büyük bir lütuftu. Olaylara gizli bir izleyici gibi bizi ışınlayan; anlatımı sade, net ama çarpıcı, analizleri benzersiz canım Fatma Hocam, iyi ki varsınız.
Mısıra hükmetmek gibi bir hayali var mıydı bilmiyorum ama Allah'ın onun için seçtiği kader buydu. Allah istese onu doğrudan sultan yapabilirdi. Ama o kölelik, taciz, hapis ve dahasını yaşadı ve bu süreçte “kaderinin mağduru” olmamayı başardı! Ne acayip bugünün kırılgan insanlığından bakınca. Yeteneklerini bastırmadı, kendinden ümidi kesmedi, “ben yapsam ne değişecek” demedi. Sabır işte bu kadar somut, bu kadar cesurca, bu kadar incelikli bir mücadele. Hayatının her saniyesini anlamla dolduran, kocaman bir direniş.
Her peygamberin bir mucizesi var. Hz. Yusuf’unki olayların sonuçlarını önceden sezebilme yeteneği. Bilgi, iletişim ve yapay zeka çağında ne kadar da “havalı” bir yetenek. Hepimiz bugün biraz da “en doğrusunu bilen, en isabetli tahmini yapan” olmak istiyoruz. Herkes biliyor, çözüyor, açıklıyor. Hepimiz aslında biraz da bu yeteneğe talibiz. Ama kaçımız düştüğü kuyuyu hikmete bir kapı olarak görebiliyor, bilmiyorum.
Düştüğümüz kuyu, yeni bir nasibin, yeni bir yolun başı. Buna iman edebilmek de büyük nasip.
Sevgili Peygamberimizin dediği "durumu gıpta ve hayranlığa değen o müminlerden" olabilmek duamız. Ki onların "her hali kendisi için bir hayır sebebidir. Sevinecek olsa şükreder bu onun için hayır olur. Başına bir bela gelecek olsa sabreder, bu onun için hayır olur.”
Müthiş. Her işin ancak Allahu teala (cc) izin verirse gerçekleşeceği ve aile bireylerinin birbirlerine yaklaşımını o kadar güzel anlatıyor ki, her sayfada farklı bir keyif alınıyor. En güzel kıssa.. tekrar tekrar okumak isteyeceğim bi tefsir.