Yazar aile içi iletişim kitabı olan bu eseri yazmadan önceki çalışmaları boyunca rastladığı pek çok sorunun kökeninden, insanların birbirini yeterince duymadığını, duyamadığını gözlemlediğini şu sözlerle ifade ediyor.
“ Çünkü, sadece söylenen sözcükleri duymak 'gerçekten' duymak anlamına gelmiyor. Çoğunlukla söylenenleri, sarfedilen sözcükler seviyesinde diller ve benzer seviyede de yanıtlarız. Oysa, özellikle sorun zamanlarında söylenenler, yani duygu yüklü mesajları, söylenildiği gerçek anlamlarıyla duymayı bilebilmektir. Sözcüklerin 'gerçekten' söylemek istediğini 'duyabilmek' için, eğitilmiş bir kulağa ihtiyaç vardır... Acı deneyimlere yol açan pek çok sorunun kökeninde, insanların birbirini gerçekten duymaması, duyamaması yatmaktadır. Çünkü sadece söylenen 'sözcükleri' duymak, sözcüklerin ardındaki duygu dolu mesajları alamamak, yanıtların da yüzeyde kalmasına yol açar; bu durum ise iletişimin engellenmesi anlamına gelir. Önem verdiğimiz insanlarla ilişkilerimizin onarılmaz yaralar almasını engellemenin tek yolu, doğru iletişim kurmayı bilmektir. Doğru iletişim kurmanın yolları öğrenilebilir…”
Çocuğun davranışlarına olumlu gözle bakmaya, olumlu yönleri keşfetmeye, olumsuz davranışlara verilecek tepkileri nasıl dile getireceğimize yönelik naif bir dille yazılmış rehber niteliğinde bir kitap. “Çocukla kurulan ilişkide önemli olan nicelik değil niteliktir” i temel almış yazar.
“Biz yetişkin anne/babaların genellikle yaptığı çocuğu çocuk olarak değil de, hep gelecekteki büyük olarak görmek ve her yaptığını geleceğin çerçevesi içinde değerlendirerek duruma tepki göstermektir.”
“ Evde disiplinin yürümemesinin en önemli nedenlerinden biri, yetişkinlerin ‘dediğimi yap, yaptığımı yapma’ felsefesiyle yaptırımlara girişmeleridir.”
Güsel bir el altı kitabı olmakla birlikte; Biraz daha mevcut döneme göre güncellenmeye ihtiyacı var. Çoklu ekranlarla karşı karşıya olan, internet sayesinde/ yüzünden bilgiye erişimin çok çok kolay bir o kadar da yanıltıcı olduğu bir dönemde çocuk büyütmek isteyen ebeveyn için tutum, davranışlar çok kritik. İçerik olarak bu kısım eksik kalmış. Resimli sayfalar kağıt israfı olmuş. Okuyucu kitlenin karikatürize edilmiş bu resimlere ihtiyacı yok anlamak için.
Verilen alıştırmalar ve gerçek hayat örnekleri, kitabın anlaşılmasını çok kolaylaştırmış. Sadece çocuklar ile olan iletişimde değil, yetişkinler arası iletişimde de kullanılabilecek faydalı teknikler.
Piyasadaki pek çok yabancı kaynakla karşılaştırıldığında bizim aile yapımıza daha yakın öneriler be örnekler sunan bir eser. Çok faydalanmıştım. Ara ara tekrar okumak lazım.
Etkili anne baba eğitiminin birebir kopyası gibi geldi. Hatta zaman zaman alıntı yaptığını belirterek isim de vermiş. Yeni bir şey bulamadığım için kısa olsada elimde süründü.
Çok iyi bir rehber.. Okuduklarımdan faydalanıyorum ve kullanmaya da devam edeceğim. “Mükemmel anneler mükemmel çocuk yetiştiremez; ancak mutlu anneler, mutlu çocuklar yetiştirebilirler.”
Bu kitabı sosyal medyada falan değil de yaşı biraz geçkin psikologlardan duyuyordum genelde.
İlk baskısı 99'da yapılmış, 25 sene sonra "ebeveynliği öğrenmek" bir "moda" halini almışken, bu kitap şimdinin pek çok popüler ebeveynlik kitaplarının özeti mahiyetinde diyebilirim.
Şimdi müstakil başlıklar altında uzun uzun tartışılan ödül-ceza, şiddetsiz iletişim, disiplin, sınırlar gibi pek çok konu öz bir biçimde anlatılmış. Ve yazarın yönlendirmeleri güncel pedagojik yaklaşımlarla da örtüşüyor, açıkçası 25 yıllık bir kitabı okurken bunu şaşırtıcı buldum (sevinerek). Bu açıdan ebeveyne zaman kazandırması avantaj :) çocukla iletişimle ilgili tek bir kitap okuyayım derseniz bu kitap o kitap.
Yalnız yazarın "çalışan anne"nin zıttı olarak "evde oturan anne" ifadesini kullanmasını ofansif buldum. Gözden kaçmıştır filan dedim ama kitabın sonlarına doğru tekrarlandı bu tutum. Aile içi iletişimde isim yapmış bir psikologun böyle bir ifade kullanması bence skandal.
2 günde bitirdim kolay okunan bir kitap ancak bazı örnekler bana fazla abartı geldi. Tabiki çocuğuna bu şekilde davranan insanlar var ama o örneklerden yola çıkınca feyz alacak bir durum olmadı. Bir kaç güzel tespit /öneri var ama genel olarak ben beğenmedim. bazı önerilen söylemler de bana test geldi. Belki yazıldığı dönem için daha geçerliydi.
Aile içi iletişimi toplumsal bir sorun olarak ele alan çok nitelikli bir çalışma. Yazarın çok değerli bir anlatma çabası var, özellikle dayak ve ceza kısımlarını çok iyi işlemiş, herkesin anlayabileceği bir dille ve çok net anlatmış. Sadece çocuklarla iletişimde önerilen 'aferin'ler bana biraz fazla geldi (aferinin karşıdaki insana saygısız bir ifade olduğunu düşündüğüm için). Onun dışında kitap, çevremizdekilerle daha saygılı ve içten bir iletişim kurmamız için gereken altyapıyı veriyor. Sadece anne-babalar değil, sevdikleriyle iletişim sorunu yaşayan herkes okumalı.
Aile olmak daha doğrusu anne-baba olmak yazarın da belirttiği gibi zor bir sanat. Kitap hakkında bahsedecek olursak, kitapta çocuklara verilmesi beklenen mesajlar örneklerle anlatılmış ve bu kitabı okunabilir hale getirmiş. Örneklerde kullanılan konuşmalar çocuklar üzerinde nasıl bir etki yapar bilinmez ama kitapta geçen şu söz aklımda kaldı: "Övgü penisilin gibidir, gereksiz yere kullanılmamalıdır." Gerçekten hayatımızda önemli bir yeri olan bu kavram bu örnekleme ile çok iyi açıklanmış.