What do you think?


Arzu Mimarlığı
Arzu Mimarligi, mimarligin akilciligina, islevciligine, denetimciligine meydan okuyan; disiplinini cozen; sinirlarini asan ve bozan; orada yaratici alanlar acan soylemlerle pratikleri konu edinen yazilardan olusuyor. Bu derlemede, hayalle hakikatin arasinda gidip gelerek, kurulmus yapilari bozan, yeni dunyalar kuran Piranesi var. Bir gezginin dussel kentlere pusulasiz yolculuklarini anlatan Italo Calvino ile gocebeler icin gecici, degisken, kurmaca kent temsilleri ureten Constant var. Onlarin kurguladigi sonsuz labirentler var. Babil Kulesi ile Yeni Babil var. Mimarligin sabit anlatilarinin yerine otekiligi, baskalasimi, kesintisiz bir olus halini koyan Derrida var; Deleuze ve Guattari var. Rasyonel, islevci mimarligin, sermayeci sistemin, evi bir makineye, bir tuketim nesnesine donusturmesini elestirirken, mimarligi sanatla kaynastiran Gordon Matta-Clark, Rachel Whiteread, Cornelia Parker ile bir turlu kurulamayan endustri urunu evi sessiz filminin konusu yapan Buster Keaton var. Mima
- GenresArchitecture
319 pages, Paperback
First published December 1, 2012
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 3 of 3 reviews
July 20, 2019
Kitap kurgu akışı olarak çok başarılı. Farklı yazarların Farklı makaleleri bazı anahtar kelimeler ve sanatçılarla birbirlerine zincir gibi bağlanıyorlar. Ben karışık bir sırada okudum ama sonradan farkettim ki baştan sona bir okuma için “topu birbirlerine atar” biçimde düzenlenmişler. Makalelerin tümü Ufuk açıcı ve ilham verici. Fakat kişisel olarak en çok altını çizip Notlar aldığım bölümler; “bir arzu nesnesi olarak ev”, “mimarlık nesnesi ve başka nesneler”, “beyazlar daha beyaz:modern mimarlık ve bezeme” ve belkıs uluoğlunun muhalefetlik üzerine her tespitine katıldığım “mimarlığın ontolojisi ve sözde yıkım üzerine” makaleleri oldu. Tüm kitabın olduğu gibi bu yazıların Farklı karşılaştırmalar üzerinden asıl ana teması modernizmin getirdiği dönüşümler denilebilir.
Son gelindiğinde burada editörlerin hakkını tekrar vermek lazım. Avangard akımlar ve sanatı mimarlığa yıkıcı niyetlerle yaklaşan sanatçılar, modernizmin sürrealizmin muhalif duruşları üzerine okumalardan sonra son parçanın tüm bu muhalifliklerin, yıkım senaryolarının zaman zaman sözdeliği ve karşı çıkışın kendisinin de kapital düzende artık bir konvansiyon olması üzerine neredeyse bir ters köşe düşünce kapısı olması müthiş bir bitiş. Ve son düşüncem, bu kitabın mimarlık okulunun ilk iki senesi içinde okunması gerektiği, atölye eğitimlerinde hocaların makaleler üzerinde durarak teşvik etmeleri gerektiği şeklinde. Çünkü her makale bir yandan daha da geliştirici okumalar için referanslarıyla yol gösterici oluyor.
Son gelindiğinde burada editörlerin hakkını tekrar vermek lazım. Avangard akımlar ve sanatı mimarlığa yıkıcı niyetlerle yaklaşan sanatçılar, modernizmin sürrealizmin muhalif duruşları üzerine okumalardan sonra son parçanın tüm bu muhalifliklerin, yıkım senaryolarının zaman zaman sözdeliği ve karşı çıkışın kendisinin de kapital düzende artık bir konvansiyon olması üzerine neredeyse bir ters köşe düşünce kapısı olması müthiş bir bitiş. Ve son düşüncem, bu kitabın mimarlık okulunun ilk iki senesi içinde okunması gerektiği, atölye eğitimlerinde hocaların makaleler üzerinde durarak teşvik etmeleri gerektiği şeklinde. Çünkü her makale bir yandan daha da geliştirici okumalar için referanslarıyla yol gösterici oluyor.
May 7, 2022
Mimar değilim, mimarlıkla ilgili hiç okuma yapmam ama İletişim hemen her alanda okuma iştahımı kabartan kitaplar yayınlıyor. Ev,yapı, yersiz yurtsuzluk, aidiyet nostalji gibi kavramlara daha çok sosyolojik, flanözce bir ilgi duyuyorum. Mimariyi okuma şeklim de bu yönde haliyle . Açıkçası bu okuma deneyimimi fazlasıyla karşılayan bir okuma oldu benim için. Deleuze'lar, Guy Debord'lar, Michel de Certau'lara referanslar boldu. Sınırlar ve Ötedeki Yıldızlar adlı sunuş bölümünden daha çekildim kitabın içine. Bazen sevdiğiniz bir kitap bir çırpıda bitmez. Adım adım ara vererek duraksayarak okursunuz. Hazzı erteleme keyfi sanırım (: elimde uzun süre kalmasının nedeni bu
Ali Artun'un yakın zamanda yine İletişim'den çıkan Eros ve Sanat adlı kitabını da yutarcasına okumuştum. Bu kitapta en sevdiğim makaleler arasında onun "Erotik Katedral Kurt Schwitters'ın Mimarlığa Oyunu" adlı yazısı da var. Makalelerin zirvesi ise ilgi alanımı oluşturan ev konularına giren Nilüfer Talu'nun "Bir Arzu Nesnesi Olarak Ev" yazısı oldu. Mimarlık Nesnesi ve Başka Nesneler makalesi, ve Calvino'nun Görünmez Kentler'ine referans veren makale en sevdiklerim arasında ki aslında nerdeyse bütün kitabı saymış oldum (:
Bir gün en büyük hedefim-meteliksiz günlerim biterse şayet-İletişimin sanat kitaplarını tamamlamak.
Ali Artun'un yakın zamanda yine İletişim'den çıkan Eros ve Sanat adlı kitabını da yutarcasına okumuştum. Bu kitapta en sevdiğim makaleler arasında onun "Erotik Katedral Kurt Schwitters'ın Mimarlığa Oyunu" adlı yazısı da var. Makalelerin zirvesi ise ilgi alanımı oluşturan ev konularına giren Nilüfer Talu'nun "Bir Arzu Nesnesi Olarak Ev" yazısı oldu. Mimarlık Nesnesi ve Başka Nesneler makalesi, ve Calvino'nun Görünmez Kentler'ine referans veren makale en sevdiklerim arasında ki aslında nerdeyse bütün kitabı saymış oldum (:
Bir gün en büyük hedefim-meteliksiz günlerim biterse şayet-İletişimin sanat kitaplarını tamamlamak.
February 4, 2024
belki benim kelime haznemin darcığından kaynaklıdır fakat bana makaleler gereksiz kalabalık kelimeler kullanarak bilerek anlaşılmayı zor kılıyor gibi geldi. Son iki makale özellikle beni baya zorladı. Fakat çok güzel yorumlar var kesinlikle öneririm.
Displaying 1 - 3 of 3 reviews



