Kimi insanlar çocukluklarında yaşadıkları zorlukları anlamlı bir hayatın basamağı kılarken kimileri bunu acı mıknatısı gibi kullanır ve kendisini inciten şeyi hayat boyu yeniden üretir. Fark, acıya karşı takındığımız tutumda: onu yutarak büyümek mi , onun tarafından yutularak bitmek mi ? Hayatı olduğu gibi kabullen dostum, iyi ve kötü güzel ve çirkin bir arada. Sen de kusurlusun, karşındaki de. Yaralarımızdan tanışalım. Yaralarımızdan taşalım.
“Kalbinden kırgınlıkları sök at,” dedi bilge, “orası başka bir şey için. “Neden gül yetiştirmek dururken pıtrak ekiyorsun ?” İçsel neşe hissi, dışarıdan çok uyarılmakla değil sükûnet anlarında gelir daha ziyade. Sahici bir beraberlikle, dünyayı bildiğimizden farklı görebilmekle. Ümitsizlik çağında neşe, bir şeyi değiştirmeye talip olmaktır. O halde dostum, içinde bir neşe kırıntısı bulana dek, göğün altında yürü !