Uysal’ın, salt küçük ölçekli toplumları değil, günümüz dünyasını/insanını anlama girişimi olduğunu vurguladıkları antropolojiye dair doyurucu bir çerçeve sunarken geçtikleri kimi sorular şöyle: Antropoloji neyle uğraşır, temel soruları nelerdir? Biyolojik antropoloji, adli antropoloji nedir? Sosyal/ kültürel antropolojide belli başlı kuramlar nelerdir? “Mülkiyet” kavramı her kültürde aynı anlama mı gelmektedir? Siyasal antropoloji nedir? Devlet nedir, devletin biçimlenişine dair belli başlı kuramlar hangileridir? Sömürgecilik nedir? Feminist antropolojinin başlıca tezleri nelerdir? Ensest tabusu nedir? Din toplumsal değişme ile ilişkilendirilebilir mi? Antropolojide büyü, ayin, mitos nasıl ele alınır? Lingüistik antropoloji neyle uğraşır? Günümüzün uygulamalı antropolojisiyle sömürgeci dönemin “pratik antropoloji”si arasında ne fark vardır? Küreselleşme süreçleri antropolojiyi nasıl etkilemektedir? “Yoksulluğun etnikleşmesi” ne demektir? Sibel Özbudun, İstanbul’da doğdu. Lise öğrenimini Üsküdar Amerikan Kız Lisesi’nde tamamlayıp yükseköğrenim için Fransa’ya gitti. Paris VIII ve Paris X Üniversiteleri’nde sosyoloji öğrenimi ve sendikacılık deneyiminin ardından, lisansını İstanbul Ünv. Antropoloji ve Etnoloji Bölümü’nde tamamladı. Uzun süre yayıncılık ve çevirmenlik yaptıktan sonra, lisansüstü öğrenimi için girdiği Hacettepe Ünv. Antropoloji Bölümü’nde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladı (1995). Doktorasını 2000’de tamamladı; 2005’de doçentlik unvanını aldı. 2010’da Hacettepe Üniversitesi’ndeki görevinden istifa etti. Özbudun halen Yeditepe Ünv. Antropoloji Bölümü ve Ankara Ünv. Latin Amerika Araştırmaları Enstitüsü’nde lisansüstü dersleri vermektedir. İngilizce, Fransızca ve orta düzeyde İspanyolca bilen Özbudun’un çok sayıda yayımlanmış telif ve çeviri eseri bulunmaktadır.
Temel seviyede antropoloji konularını soru başlıkları halinde işliyor. Antropolojinin genel tanımından,çeşitlerine, temel kavramlarına, farklı antropoloji geleneklerine gayet anlaşılır, terminolojiye boğmadan değinmiş. Her konunun sonunda sizi daha detaylı okumalar İçin farklı kaynak kitaplara yönlendiriyor.
Bilim ve gelecek yayınlarının “50 soruda” serisini çok faydalı ve başarılı buluyorum. Bu kitapta Antropolojiye giriş kitabı olarak gayet güzel. Tavsiye ederim.
Antropolojiye giriş yapmak isteyenler için bir başlangıç olabilir. Çok kapsamlı olmasa da başlığına uygun şekilde genel bir fikir veriyor. Ama daha çok şey bekleyenler için yetersiz kalabilir.
Kitaba başladığımda 20. sayfaya geldiğimde eyvah dedim. Okuyorum okuyorum anlamıyorum. Nedeni yarım sayfalık bir cümle. Kimse kusura bakmasın ama yarım sayfalık cümleler bana çok zorlama geliyor. İnsanın doğal bir şekilde böyle bir cümle kurmak için epey uğraşması gerekir. Bir sonraki cümleye geçtim. Baktım ki sayfanın neredeyse diğer yarısı da bu cümle. Bu cümlede daha da ilginç bir durum parantez kullanımı. Parantezdeki kelime sayısı cümledekinin üç katı. Kendi kendime bu kitabı bitiremem bu gidişle dedim. Ancak ilerleyen sayfalarda anlatım sadeleşip, cümleler daha anlaşılabilir hale gelince rahatladım. Devamında akıcı bir okuma oldu. Keşke başta da buna dikkat etselermiş yazarlar dedim.
Yazarlar neredeyse her bölümde Wallerstein'in dünya sistemi görüşünü dile getirmişler. Her ne kadar bu fikirlere katılsam da farklı eleştirel görüşler de okumak istiyor insan.
Bir iktisatçı olarak ekonomik antropoloji bölümünü çok faydalı buldum. İktisatçılar için de bu bölümler bakış açısı kazandırıcı bir başlangıç olur diye düşünüyorum. Yazarların ellerine sağlık, okumayı düşünenlere de iyi okumalar. 😊
Üniversitedeki antropoloji dersine aşık olduktan sonra bu konu hakkında okuma yapmam gerektiğine karar verdim. O kadar çok eksiğim varmış ki okudukça anladım. Dersle paralel gidince hem birçok şey öğrenmiş oldum hem de çok zevkli oldu. Antopoloji için kaynak tarihi ve öznel olmayan bakış açısı olmalı. Biz bilmem neyin oğluyuz değil biz insan olarak neyin evrimiyiz diye yoka çıkan hiç bir antropoloji kitabı soru işaretlerimi yarı yolda bırakmadı.
Kitap antropolojiye giriş kitabı niteliğinde ve antropoloji geniş kapsamda tanımlanıyor. Biyoloji, arkeoloji, demografi, anatomi, fizyoloji gibi pek çok bilim dalının kapsayan bir alan. Bilimsel okuma yapmak isteyenler için faydalı olacaktır.
Dinlemesi çok keyifliydi, ama ele alıp not alarak okunması gereken bir kitap. Kitapçıya girince alıp kenara koyup birkaç sene sonra tekrar okumam gereken kitaplar listesine ekledim. Adı üstünde, antropolojiye giriş mahiyetinde çok güzel bir içerik. Özellikle ikinci yarısı çok daha keyifliydi. Din, cinsiyet, devlet, aile kavramları ile ilgili kafa açıcı şeyler okuyacağınıza emin olabilirsiniz.
antropolojiye ilgili olup "okumaya nereden başlamalıyım?" diye soranlar için faydalı olabilecek bir kitap olduğunu düşünüyorum. benim için açıklayıcı ve okuması da zor olmayan bir kitap oldu.