Bizleri her eserinde farklı dünyalar, yaşamlar ve mekânlarda buluşturan Rıfat Ilgaz’ın bu romanındaki durağı bir İstanbul kıraathanesi. Dönemin siyasi ve kültürel ortamını, Meşrutiyet Kıraathanesi’nin müdavimleri olan emeklilerin hikâyeleriyle yansıttığı Geçmişe Mazi’de kimler yok ki… Emekli öğretmen, jandarma, vali, malmüdürü, topçu, tarım müdürü, hâkim… Bütün gün bu kıraathanede okudukları gazete haberleri üzerinden memleketin gidişatına ilişkin yorumlar yapıp vakit geçiren, toplumsal ve siyasi meselelerde birbirine zıt görüşlerdeki bu insanların tek bir ortak yanları vardır: Her gün bir araya geldikleri, Meşrutiyet Kıraathanesi. Onlar için adeta buradan başka bir yerde hayat yokmuş gibidir. Oysa partiler kurup kapattıkları, yollar, köprüler yapıp yıktıkları, astıkları kestikleri kısacası hiçbir zaman yapamayacakları ne varsa “yaptıkları” bu mekânın dışında kaldıkları gün, yaşam onları tüm gerçekliği ve çıplaklığıyla karşılayacaktır.
Mehmet Rıfat Ilgaz, Türk şiir, roman ve öykü yazarı. Özellikle Hababam Sınıfı romanıyla tanındı. Hem yazılarında hem de kişisel hayatında toplumcu bir çizgi devam ettirdi. Türkiye’nin en çalkantılı siyasi dönemlerinde devam ettiği dergiciliği, aynı dönemdeki birçok yazar gibi, onun da adliye koridorlarında ve hapishanede zaman geçirmesine neden oldu. Oldukça üretken olan yazın hayatına şiirden mizah öykülerine, romandan çocuk kitaplarına birçok farklı alanda eser sığdırdı. Bir zamanlar toplatılan Karartma Geceleri eseri 2004 yılında 100 Temel Eser listesine girdi.
Kitap bastan sona ortadirek diyebilecegimiz kesimin eglenceli ve icten diyaloglariyla geciyor. Kiraathanedeki kaotik ortami yansitan anlatim bicimi nedeniyle bazen konu akisini takipte cok zorlansam da bazi kisimlarda kahkahalarla gulmedim degil.
Kısa, içten, sanki siz de kahvehanedeymişsiniz hissini veren bir kitap. Zamanının siyasi durumundan da etkilendiği için belki yeni nesil bazı yerleri anlamakta zorlayabilir.
Biz de her daim bir Anadolu güzellemesi alır başını gider; Anadolu insanı temizdir, içtendir vs. Bir de belki de daha büyük çoğunluğu gösteren gerçek Anadolu var ki biraz da o anlatılıyor bu kitapta, gerçek Anadolu da diyebiliriz; tağşiş, dolandırıcılık, hile hurda, menfaatçilik, bu liste uzar gider. Aynı karakterlerle farklı öykülerde Meşrutiyet Kıraathanesi’ne bağlanıyoruz efendim.