Şunu unutmayın ki; yakınlık bağları (aile, yakın çevre, komşular, arkadaş çevresi, mahalle) çözüldükçe pusuda bekleyen bankaların eline düşeceksiniz. Her Cuma imam minberden şu ayeti okuyup öyle iniyor: "Allah adaleti, ihsanı ve yakın çevrenizi (zil-gurba) gözetmeyi/vermeyi emrediyor." (Nahl; 90)
Fakat dinleyen kim, anlayan nerede?
İnsanların artık kendi anne, baba, akraba, kardeş ve arkadaşına bile parasını veremeyip güven içinde bankalara götürüp yatırmasının, hangi çözülme, yalnızlaşma ve arkasından gelen korku (havf) ve kaygı (huzn)dan beslendiği sanırım anlaşılıyor.
Bu, toplumdaki yakınlık bağlarının (zil-gurba) yani "sosyal"in çöküşüdür. Burada ortaya konan İslamın "sosyal" içeriğinin ne anlama geldiğini tekrar düşünün. Düşünmekle kalmayın güncelleştirin.
İşte bu kitap, yalnızlaşmış, bir başına kalmış (birey!) yurdum insanının boynuna geçirilen tasmaların, zincirlerin, boyundurukların nasıl kırılıp atılacağının ve profesyonel hırsız şebekelerinin ellerinin toplumdan nasıl kesileceğinin de panzehiridir.
Bunun yolu "Sosyal İslam" anlayışının siyasi, ekonomi-politik olarak da diriltilmesidir. Böylece boyunduruklar kırılacak, köleler özgürleşecek, yoksullar doyacak, açların yüzü gülecek ve ezilenler yeryüzünün önderi olacaktır.
İlahî vaat bu yönde ve gerçekleşmek için bir "kendinden zuhur" beklemekte.
Yazar ve Düşünür. 23 Aralık 1961’de Kayseri’de doğdu. Kayseri ve Kırşehir’deki değişik okullarda ilk, orta ve lise öğrenimi tamamladı (1980). Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde okudu (1985-1990). İlahiyat Fakültesi’nden ayrılarak bağımsız yazarlık hayatına başladı...
30 yılı aşkın süredir düşünce ve yazı hayatına devam ediyor.
En son Yarın Dergisi'nde kapanana kadar 4 yıl, Genel Yayın Yönetmenliğini yaptığı Söz ve Adalet Dergisi’nde kapanana kadar 8 ay, Gerçek Hayat Dergisi'nde iki yıl yazdı. Kitapları İnşa Yayınlarından çıkıyor. Şu ana kadar 20 kitabı yayınlandı. Evli ve beş çocuk babası. Arapça ve İngilizce biliyor, İstanbul’da yaşıyor.
Dövüş klübünden sonra etkilendiğim bir sistem eleştirisi kitabı daha oldu. Bu kez eleştiri bizim topraklardan gelince kitabı okurken daha da dikkat kesildim. Kur'an'ı farklı bir açıdan anlamaya başlattı yazar. Kitap, dinimizi yaşayışımızı, ritüellere sıkıştırmış anlayıştan sıyırmamız gerektiğini birinci bölümden itibaren ısrarla vurguluyor. Bu arada fazlasıyla kavramı(zühd, kenz,infak vs.) da öğretiyor. Tüketim kültürünü muhafazakar bir bakışın nasıl eleştirdiğini merak edenlere şiddetle tavsiye ederim bu kitabı...
Ilham vericiydi. Tavsiye edilir. Ihsan eliacik geleneksel ilahiyatcilar tarafından ciddi anlamda topa tutulsa da hayattaki her seyin geleneksel olmadığını bu hayati hakkini vererek yasamis insanlarin pek cogu tecrube etmistir. Kendisiyle ilgili olumsuz envai cesit soylenti cikarilsa da bu adam beni dine döndüren kisi olmustur. Soyle soyleyeyim, bu yalan dünyada tutunacak son daliniz din kalir; dini bu dunya islerine alet edenler o dalinizi da kirar. O gun karsiniza ihsan eliacik cikar ve o zaman anlarsınız ancak bu adamin ne anlattigini... Allah insani o derece dalsiz birakmasin desem yalan dunya avutuyordur sizi biraksin desem gercegi bulursunuz o da ayri zor. Ne desem bilemedim. Vaktinden once okursaniz sinir olursunuz vaktinde okursaniz yureginiz oyle guzel duygularla dolar tasar ki gozleriniz yasarir.
Bir kavramın geçtiği ayetleri art arda sıralayıp tehsir etmesi konuyu etraflıca anlamanıza yardımcı oluyor. Başarılı bir tehsir yöntemi. Anlam bütünlüğü oluştuğu için asıl anlatılmak istenileni anlayabiliyorsunuz.