Jump to ratings and reviews
Rate this book

Zindankale

Rate this book
Sezgin Kaymaz kendini özletmişti. Zindankale, bu özlemi giderecek. Sürükleyici anlatımıyla... canlı (ve "yerli"!) tipleri, onların lezzetli (ve "yerli"!) diyalogları, zengin gönülleriyle... doğaüstü olayların ürpertisine kattığı sıcaklıkla... bir Sezgin Kaymaz romanı!

Korkunç bir rüya... Kâbus.
Koca koca insanlara yatak ıslattıran cinsten. Gündüz de zihne yapışan cinsten.

Üstelik "dizi-rüya". Devam ediyor, gelişiyor; gizli kamera gibi geziyor görenin geçmişinde.

Rüyanın musallat olduğu insanlar: Kendini bildi bileli dedesiyle yaşayan, dağınık ve hafif şaşkın bir sigortacı genç adam...
Annesi ve yatalak dayısıyla birlikte yaşayan, hışım gibi bir genç kız...

Bir de tuhaf ihtiyarlar meclisi... rüyayı ve rüyanın musallat olduğu çocukları adım adım takip eden: Bir buzdolapçı, bir sağlık kabinci... kocaman, upuzun bir adam... sonra yine o: sigortacının dedesi...

Bütün bunların peşinde, şehir boyu kovalamaca oynayan bir gölge ve haylaz bir ışık topu.

Yau... Sen bi' dakka...! N'oluyor Allahaşkına?

527 pages, Paperback

First published January 1, 2004

5 people are currently reading
109 people want to read

About the author

Sezgin Kaymaz

22 books265 followers
1962’de Sinop’ta doğdu. Konya Anadolu Lisesi’ni bitirdi. Hacettepe Üniversitesi İngilizce Dilbilimi Bölümü’nü, Türkçe dersini veremediği için son sınıftan terk etti. 1976’dan itibaren oyuncu ve teknik direktör olarak hentbolla uğraştı. Türkiye Voleybol Federasyonu'nda Koordinatör olarak çalıştı. Romanları (hepsi İletişim’den): Uzunharmanlar’da Bir Davetsiz Misafir (1997), Geber Anne! (1998), Kaptanın Teknesi (1999), Lucky (2000), Zindankale (2004), Ateş Canına Yapışsın (2008). Hikâyeleri: Sandık Odası (2005), Medet (2007), Ateş Canına Yapışsın (2008), Kün (2013).

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
109 (47%)
4 stars
88 (38%)
3 stars
25 (10%)
2 stars
6 (2%)
1 star
3 (1%)
Displaying 1 - 27 of 27 reviews
Profile Image for Argos.
1,262 reviews492 followers
May 9, 2025
Sezgin Kaymaz çok özel bir kalem. Klişe olarak söylenen “tam Türk filmi senaryosunu” hikayeleştirirken zekasını, edebi yeteneğini, bilgisini ve gözlem gücünü konuşturuyor. Çok basit konulu 650 sayfalık bu kitabı ters köşe yapan finaliyle birlikte keyifle okudum. Sezgin Kaymaz’ın askerleriyiz :)
Profile Image for Gözde.
66 reviews3 followers
August 3, 2023
Fazlaca tekrara düşmesi sebebiyle beni biraz yormuş olsa da geç tanıştığım ama çok sevdiğim Sezgin Kaymaz tarzına kıyamadığımdan 4 yıldız verdim. Bir Kün değil ama yine de dinlemesi de okuması da keyifli, akıcı, kurgu ve karakterlerin bağlanışı yine güzel.

Emre Melemez Storytel'de Sezgin Kaymaz kitaplarından harikalar yaratıyor seslendirirken. Onun sayesinde daha çok seviyorum yazarı da kitaplarını da. Emeğine sağlık Emre beyin.

(Bence bu yıldızlar artık buçuklu olmalı çünkü sanki tam hakkı 3.5 yıldız bu kitabın.)

Profile Image for Judy Abbott.
863 reviews56 followers
June 11, 2021
Zindankale'yi tam 7 sene sonra bir kere daha okudum. Gene çarpıldım. Çok seviyorum Sezgin Kaymaz'ı.
Profile Image for Koray.
310 reviews59 followers
August 11, 2023
"...Şahsın gönlü eğer mevcut ise
Bir zarar görmez
Zehir olsa yese..."

"... Hani rüyada bir güzel yüzlüyü görürsün
Sana bir vade verir, bir de iz
Der ki: Muradına ereceksin;
İşte vade işte biz!..."

"...Şimdi ey doğruyu arayan
Kulak ver sözüme, doğruyu işit de kendine pay biç!
Düşman odur ki cana kasteder
Can çekişenden düşman olur mu hiç?..." MEVLANA


Romanın geçtiği mekanlar (Demetevler, İncirli, Ulus) bir Ankaralı olan benim için alalade mekanlar olmasına rağmen Sezgin Kaymaz'ın hikayeciliği ile büyülü bir havaya bürünüyorlar. Romanla ilgili epey bir Mevlana sözü yazacağım defterime, çünkü her bölümün başına bu sözler inci gibi dizilmişti. Kitaba, tatile doğru yol aldığım sırada arabada başladım ve Ankara'ya döndüğümde kişileri ufak kağıt parçalarına yazarak olaylara daha iyi hakim olmaya çalıştım. Sezgin Kaymaz'ın öykücülüğü harikulade sade olmasına rağmen, romanlarındaki olaylar çetrefilleştikçe takibi zorlaştığından bu gibi önemler almaktan gocunmuyorum; dahası hoşuma bile gidiyor. Zira kitaba daha çok değer verdiğimi hissediyorum bu sayede.

Profile Image for Tankut Yıldız.
126 reviews7 followers
January 28, 2016
"Sandık Odası'nda öyküleriyle tanıştığım Sezgin Kaymaz'ın 2004 tarihli romanı Zindankale. Kaymaz için "hak ettiğini bulamamış bir yazar " demiştim, Zindankale'yi okuduktan sonra "az bile söylemişim" diyorum...

Hikaye bir rüyayla başlıyor; karanlık, metruk bir oda, iki bebek ve iki şahidin yer aldığı tedirgin edici bir rüya. Öyle ki tıpatıp aynı rüyayı gören hikayemizin başkahramanları Davut ve Çiğdem'e yataklarını ıslattıracak cinsten... Rüyanın ve altındaki gizemin ardında kalabalık bir güruh; Şadıman Beyefendi, Uzun Sedat, Buzdolapçı Ali Fuat, Sağlık Kabinci Kamil ve Sevim Hanım ile Selim Dayı. Onların da peşinde, Ankara'da oradan oraya koşturan haylaz bir ışık topu ve onu kovalayan gölge. En arkasında ise biz varız bu kovalamacanın; okurlar. Böylesi hareketli bir kurguyla dünyasına çekiyor Zindankale; benim gibi Ankara'nın yabancısına bile her yeri biliyormuş gibi hissettiren tasvirleri, her biri ayrı güzel karakterleri ve yerel-fantastik hikayesiyle sürükleyici, eğlenceli ve doyurucu bir kitap."

http://ebediyenedebiyat.blogspot.com/...
Profile Image for Annegazetesi.
162 reviews20 followers
March 19, 2024
Her Sezgin Kaymaz kitabının sonunda "vaaayyy beee bu müthiş bir kitap olmuş, en iyisi buydu!" diyorum. Ama bunu her kitabından sonra diyorum :) Sezgin Kaymaz bir kurgu dehası bence, bir hikaye anlatma dehası! Yazdığı her kitabı gözüm kapalı okurum ama bir de başka bir etken daha var ki o da Emre Melemez! Okusanız da bir de Melemez'den dinleyin mutlaka. Kitapla birlikte yaşadığınızı hissedeceksiniz!
Profile Image for Burak Uzun.
195 reviews72 followers
December 30, 2016
Yarısına gelene kadar "ya bu Sezgin Kaymaz ne yapmaya çalışmış, böyle sıkıcı ve gereksiz bir kitap yazmak nereden gelmiş aklına" filan dedim kendi kendime. Yarıdan sonra ise kurgu perdelerini araladı, kitabın hızına yetişmeye çalıştım sürekli. "Hah işte!" dedim, "önceden okuyup da bu adam neymiş dediğim Sezgin Kaymaz bu!" Velhasıl mekân Ankara, mizahi dil kitabın başından beri sürekli demlenen çayın yanında kıtlama ve kader ağlarını her seferinde olduğu gibi ölümle, sırlarla örüyor. Ümitsizlik de günahmış ayrıca, öyle diyor kitaptaki medyum abla.

Bir keresinde bir Hakan Albayrak şiiri okumuştum "umutsuzlara bir tek cevabım var, hepiniz geberin" diyordu. Sezgin Kaymaz bu şiirden haberdar mıdır bilmem ama bu dize kitabına cuk diye oturuyor bence.
Profile Image for Berivan Haligür.
38 reviews2 followers
June 9, 2019
Zindankale; nasıl değerlendireceğimi kendi içimde baya düşündüğüm bir kitap oldu.
Sezgin Kaymaz bir podcast da “zindakale” için hayal kırıklığım demişti yanlış hatırlamıyorsam.
Kitabı Sezgin Kaymaz’ın diğer kitapları ile karşılaştırsam yazarın kendi yorumuna kesinlikle hak veririm, zira bir “kün” bir “sevinç kuşları” bir “medet” ya da “ateş canına yapışsın” asla değil.
Ama bir kitabı yazarın diğer kitaplarıyla kıyaslamanın haksızlık olduğunu düşünüyorum. Konu ve sonuç olarak tam bir Sezgin Kaymaz Klasiği olmakla beraber kurgu yoruyor okurken. Ve buna rağmen şahane edebiyatıyla yinede elinden bırakamıyorsun.
Detayları, detaylandırmayı çok seven ve bunda çok başarılı olan yazar “zindankale” de durumu biraz abartmış ve olaylar fazlaca tekrara girmiş gibi algılanıyor ( yaklaşık 500 sayfa boyunca) Sonra bunun aslında kurgunun bir parçası olduğunu anlıyorsunuz ama oraya kadar baya bir “naptın Sezgin baba” diyip duruyor insan kendine.

“zindankale”Sezgin Kaymaz kitapları kronolojik okunursa, bu kadar sorgulanmadan ve daha objektif değerlendirilebilir zira sonraki pek çok kitabı çıtayı arşa taşımıştır, zindankale, biraz tersten okumanın şanssızlığını yaşadı bende.
136 reviews
July 25, 2025
2004 de yayınlanan, Sezgin Kaymaz ın ilk uzun soluklu, ve en hacimli kitabı Zindankale. Geçmiş ve gelecek arasında gidip gelen, Davut ve Çiğdem'in dram dolu hayatları. Genel olarak okuyucuların kitabın fazla uzun olup, bazı detayların çok fazla tekrar edilmesinden şikayet ettiğini gördüm. Ama kitabın kalitesini, uslübunu, kurgusunu etkilemiyor bu durum. Sıra dışı karakterler ile dolu bu enfes kitabı herkese tavsiye ederim. uzun olması göz korkutmasın, akıp gidiyor, yormuyor, üzmüyor, tatlı bir keyif bırakıyor.
Profile Image for Arzu Onuklu.
963 reviews9 followers
August 8, 2025
Sezgin Kaymaz'ın kitaplarınını bitirmeme ramak kaldı ama hiç bitmesin istiyorum. İlk başta ne okuyorum ben diyorum ve sonra ilerledikçe ilerliyor muhteşem tespitler ve karakterler evet Sezgin Kaymaz'ın her kitabında bu oluyor bir sürü insan bir sürü hikaye ama ilmik ilmik dokuyor resmen 600 küsür sayfa kitabı iki günde bitirdim önce merak sonra Allahim ne olacak derken o sonsöz.... Ben "Şahsan"çok sevdim çok bu kalemi. Kaleminize sağlık.

PS. Storytelde Sezgin Kaymaz kitaplarını Emre Melemez seslendiriyor oradaki "Melemez yani Menemen" göndermesi ona mıydı düşündüm çokca.
Profile Image for Tekin Mentes.
158 reviews1 follower
September 16, 2022
Harika bir kurgu, muhteşem tasvirler, fantastik bir hikaye ama açıkçası çok uzun geldi, bazı anlatımlar gerçekten çok ama çok detaylı.
Profile Image for Başak Ebru Tarım.
227 reviews10 followers
January 27, 2023
Korkunç bir kabus Ankara’da 2 ayrı evde birbirini tanımayan iki ayrı kişi tarafından aynı anda görülüyor. Hem de bir kez değil, 3 gece üst üste. Aynı detayda, aynı gerçeklikte ve üstelik noktası, virgülü değişmeksizin. O kadar canlı ve gerçek bir kabus ki, rüyayı paylaşan 30 yaşındaki iki genç; Davut ve Çiğdem rüyanın sabahında yataklarını ıslatmış olarak uyanıyorlar. Hem de üç gece üst üste. Davut rüyasını dedesine, Çiğdem annesine anlatıyor. Paylaşılan rüya bu iki eve de bomba gibi düşüyor. 30 yıldır saklanan sırlar, sanki zincirlerinden boşanmışçasına saklandıkları yerlerden kopup geliyorlar. Yataklarını ıslatan masumların hiç bir şeyden haberleri yok. Ne rüyayı neden gördüklerini biliyorlar, ne de gördükleri rüyanın kendileri için ne kadar önemli olduğunu. Tıpkı Davut’un 30 yıllık dedesi Şadıman Beyefendi’nin (soyadı Beyefendi) dediği gibi; hiç bir şey durup dururken olmuyor, olduruluyor.

Çiğdem’in annesi Sevim Hanım’ın içine bir ateş düşüyor. Yıllar sonra günahlarıyla yüzleşiyor. Siroz hastası kardeşi Selim ve ahretlik komşusu Rüveyde onu konuşması için zorluyor. Davut’un dedesi sırrın tek sahibi değil. O da sırdaş arkadaş meclisini topluyor. Buzdolapçı Ali Fuat, Uzun Sedat, Sağlık Kabinci Kamil. Hepsi sırların artık açığa çıkması gerektiğini biliyor, bu gerçeği kabul ediyor ama nasıl yapacaklarına bir türlü karar veremiyorlar. Onlar anlatmaktan kaçındıkça, kader onlara mesaj yollamaya devam ediyor. Davut’la Çiğdem’in rüyaları kaldığı yerden devam ediyor. Konuşmaktan kaçınmaya çalışmanın anlamı yok. Onlar gerçekleri rüyalarında görmeden evvel, gerçekler usturuplu bir şekilde bu gençlere anlatılmalı.

Sevim, Selim, Şadıman Efendi, Sağlık Kabinci Kamil, Uzun Sedat ve Buzdolapçı Ali Fuat sakladıkları sırlarla yüzleşirken ve vicdanlarıyla mücadele ederken; kader son sürat Davut ve Çiğdem için ağlarını örüyor. Birileri elini çabuk tutmak zorunda. Her yerde izleyen, gözleyen ve gizlenen gölgeler var. Davut’la Çiğdem’e çaresizce yardım etmek istiyorlar. Ama onlar vücutları olmayan gölgeler. Onların sessiz çığlıklarını kimseler duymuyor. Gölgelere kaynağı belirsiz yaramaz ışık topları eşlik ediyor. Sağda solda oynaşarak dikkat çekmeye çalışıyorlar.
Ankara sokaklarında 30 yıl önce yazılan alın yazısının son satırları okunuyor. Peki yazılanları silme gücü ne pahasına kimin elinde…..

"Kir toz içinde leş gibi bir odadaydılar… Şahit ürktü. Öbür şahit de ürktü. Ahşap döşemenin kararan tahtaları birbirinden çürük dişler gibi ayrılmıştı. Ayrıklarda böcek ölüleri vardı, kımıl kımıl böcek dirileri vardı. Yer yer kurumuş dışkı öbekleri seçiliyordu; ne dışkısı olduğu belirsiz… Çok fena… Oda loştu da değil gibiydi hem. Belki gündüzdü ama belki de değildi… Bilinemiyordu. Yırtıla yırtıla balık ağına dönmüş perdelerden ışık huzmeleri süzülüyor gibiydi. Gündüz vaktiymiş sanki, ya da geceymiş de dışarıdan ışık vuruyormuş. Bilinemiyordu… İnsanın “Gündüz” diyesi geliyordu; öyle arzu ediyordu çünkü. Sızan ışık huzmelerinden bir tanesi pek oyunbazdı. Bir şeyler aranırmış gibi, sanki bir tutam ışık değilmiş de, dışarıdan aklı başında birinin kasten tuttuğu bir el fenerinin ışığı gibi gezinip duruyordu ortada. Bir yaramazın tuttuğu horoz ayna yansıması?.. Oyunlar oynuyor, hopluyor, zıplıyor, fır dönüyordu orta yerde."

Yukarıdaki bölümle başlayan kitap, beni daha ilk paragrafından içine çekmeyi başardı ve kitabı en başından en sonuna kadar büyük bir merakla okudum. Her şeyden evvel kitap beni diliyle çarptı. Sezgin Kaymaz olayları öyle bir anlatmış ki, mekanlar gözümde canlandı, kişiler dile geldi. Sanki kitap okumadım da bir film seyrettim. Bence anlatımı gücünü kahramanlarına yazdığa diyaloglardan alıyor. Tüm kahramanlar kendi dilinde konuşuyor. Onlar konuştukça kahramanları ete kemiğe bürünüyor, tanıdık, aşina insanlar haline geliyor. Ayrıca kitabın kurgusu da çok başarılı. Olaylar ilerlerken aynı zaman diliminde değişik mekanlardaki kahramanların neler yaptığını izliyoruz. Okuyucunun gözündeki kamera bir o mekana zum yapıyor bir bu mekana. Her bölümün başında Mevlana’dan alıntılar yapılmış. Okuyorsunuz ve geçiyorsunuz. Ama geçmeyin. Onlar oraya boşuna konmamış. Niye konduğunu anlamak için bölüm bittikten sonra dönüp tekrar okuyun. Alıntı, kitabın bütünlüğü içindeki yerini o zaman alıyor.

Zindankale’yi gerçekten çok keyif alarak okudum. Kitap bitmesine rağmen beynimde henüz bitemedi. Defalarca kere kendimi olayları, kahramanları düşünürken yakaladım.. Halen kitabın bazı bölümlerini tekrar tekrar okuyorum.Size de mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum.
Zindankale hakkında yazarla Radikal Kitap eki için yapılan söyleşiyi aşağıdaki linkte bulabilirsiniz.
http://www.radikal.com.tr/ek_haber.ph...
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Reyhan Aygün.
272 reviews2 followers
January 20, 2025
Güzel bir kitap okuduktan ve bitirdikten sonra gelen o hissi bilir misiniz? Şuan o hislerle doluyum, her adımımda her işimde her anımda bu kitabı düşünüyorum.

Zindankale, Sezgin Kaymaz ile tanışma kitabım oldu. Kitabın kurgusu inanılmazdı hatta şöyle söyleyeyim son söze kadar olayları kafamda toparlayamadım bile (O son söz neydi öyle aklımı kaybettim resmen. Romanın sonu son sözdeydi anlayacağınız). Kitaptaki her bir karakter capcanlıydı, sanki serdar sokağa gitsem buzdolapçı Ali Fuat, sağlık kabinci Kamil, uzun Sedat ve Şadıman Beyefendiyle (Evet B si büyük sebebini biliyorsunuz) karşılaşacak gibiyim hatta onlarda otur kızım otur bir çayımızı iç diyeceklerde Şadıman Beyefendi'nin sandalyesini şaha kaldırmasını izleyecek gibiyim. Hatta utanmasam buzdolapçı Ali Fuat'tan melemez tarifini bile isterim veya melemen. Betimlemeler kimilerine fazla gelmiş ama bence çok iyiydi (ben Rus edebiyatı aşığıyım hiçbir betimleme bana fazla gelmez). Her bir olay ince ince işlenmiş, siz kendinizi zeki sanıp aa burada bu yanlış var, zaman hatası var, mantık hatası var diye düşünürken yazarın sizin için planladığı başka şeyler var mors olursunuz. Yani demem o ki kurnazlık yapmayın zaten kurnazlık... tamam tamam kitabı okudunuz biliyonuz zaten bende şahzan uyarayım dedim.

Bir de seslendirme meselesi var ki aklımı durduran ikinci şeyde budur. Emre Melemez tek kişilik dev bir kadro. Kendisi bir SANATÇI'dır gerçek bir sanatçı. Onun sesinden daha önce bir kitap dinlemediyseniz hemen şimdi işinizi gücünüzü bırakıp dinleyin evet evet hemen şimdi. Sanırım Sezgin Kaymaz'ın bütün kitaplarını Emre Melemez veya melemenden dinleyeceğim.

Peki ben Sezgin Kaymaz'ı bu güne kadar nasıl kimseden duymadım ve görmedim? Ay şimdi camı çerçeveyi indirip avazım çıktığı kadar bağıracam ayol. Storytel'de gezerken tesadüf eseri bulup başladım. Belki de şimdi okumam gerekiyordu çünkü biliyorsunuz ki tesadüf diye bir şey yoktur her şey olması gerektiği gibidir veya olduruluyordur.


Evet bütün yorumumu romanı okuyan birinin anlayacağı okumayanların ne yazmış bu salak diye düşüneceği şekilde yazdım. (kendini kurnaz hissediyor)



SPOİLER UYARISI

-Unutmayalım rüya baştan bilmem kaçıncı sayfaya kadar zannettiğimiz gibi Davut'la Çiğdem'in rüyası değil Şermin'in rüyasıydı. Ama yine unutmayalım rüyayı asıl gören Sevim hanımdı veya Menevşe. Şöyle ki Şermin rüyasında Davut'la Çiğdemin rüya gördüğünü görürken Menevşe de rüyasında Şerminin, Davutla Çiğdemin gördüğü rüyayı gördüğünü görüyordu.
134 reviews4 followers
February 1, 2023
"Kişiye ne oluyorsa kendi içinden, kendinden dolayı oluyordur. Sebebi dışarıda arayanın sonu hüsrandır. Kişi kendini bildi miydi her şeyi bildi, kendini buldu muydu her şeyi buldu, kendini halletti miydi her şeyi halletti demektir."

Zindankale romanı, karanlığın galebe çaldığı bir odanın içinden size seslenir; odadan gelen belli belirsiz ışık ve oluşan gölgeyle sizi türlü hayatların kesiştiği kader anlarında gezdirir durur.

Sezgin Kaymaz okuyanlar bilir, onun romanlarında eğer Ankara varsa bu renk cümbüşüne davet demektir.

Bu renk cümbüşü aslında hayatların cümbüşüdür. Hayatların kesişmesi için önceki romanlarda bir yerlerde karşınıza "Lucky" çıkması yeterliyken buradaki ağababalarımız "kader" ve "rüya" oluverir.

Bir şeyin olmasını mı yoksa oldurulmasını mı istersiniz? Görmüş olduğunuz rüya sadece size mi aittir? Yıllar boyu en az kırk kez anlattığınız bir yaşanmışlıkta yine de "yaşanmamışlık" var mıdır? Bunun gibi soruların ve daha fazlasının cevabı hem sizde hem de kitapta gizli.

Gelelim en baştaki alıntıya, ne diyordu yazar: " kişi kendini buldu muydu her şeyi buldu."

658 sayfalık bu kallavi romanda karakterlerin hiçbirini kullanmayıp -Lucky hariç kendisi can'dır hem de roman içredir- yazı yazmak bir o kadar zordu, biraz da siz zorlanın bakalım, cümbüş yapması öyle kolay değil.

İyi okumalar...
Profile Image for Vedat Guven.
480 reviews4 followers
July 25, 2022
Kader değişir mi? Değişen hali mi kaderin kendisidir yoksa yeni bir kader mi yaratılmıştır? Rüyaların gerçek hayatı yeniden oluşturmasını veya rüyalar sayesinde hayatın gerçek hailne ulaşmasını okuyoruz. Kurgusu, anlatımı, biraz fantastik yönüyle beraber yine muhteşem bir kitap olmuş. Doğumdan sonra birbirinden ayırtılan ikizlerin kaderlerinin gelecekte birleşmeleri şeklinde örülmüş olması mı yoksa gelecekte birleşmeleri sonucu kaderlerinin şekillenmesi mi? Okyun ve kendiniz karar verin.
Profile Image for Özgü.
33 reviews
November 7, 2025
2.5

Bu, okuduğum ikinci Sezgin Kaymaz kitabı ve sanırım sonuncusu olacak. Yazar, tüm kurguyu tesadüflere, rüyalara ve ilahi bir güce dayandırıyor. Bu bakış açısı güzel olabilirdi, ancak her sıkıştığı yerde bu yola başvurması, her şeyi o kadar yüzeysel ve inandırıcılıktan uzak hale getiriyor ki, karakterlerden biri ölüp dirilse şaşırmazsın. Bir de dili çok ağır ve süslü; cümleler gereksiz yere uzuyor hatta ikiliyor. Yok, ben beğenemedim.
Profile Image for Özgün.
243 reviews19 followers
September 16, 2021
Bu ne muazzam bir kurgu, ne kusursuz bir hikaye deseni, ne kadar etkileyici bir konu; gizemli, sürükleyici, soluk soluğa okunan, bazen korkutan bazen şok eden, sıklıkla güldüren, çokça merak ettiren, oldukça düşündüren, zihin zorlayan, kalp çarptıran, biraz ağlatan muazzam bir çağdaş edebiyat klasiği. Daha çok daha çok okunsun...
153 reviews
December 3, 2022
Çok farklı bir hayalgücü, çok akıcı bir kalemle birleşince, ortaya Sezgin Kaymaz’ın kitapları çıkıyor. Hele bir de araya birkaç ‘şok’ ekleyince, elinizden hiç bırakamıyorsunuz.
Devam edeceğim diğer kitaplarıyla
1 review1 follower
Read
October 23, 2025
Herzamanki gibi yani tüm kitapları gibi Sezgin Kaymaz'ın, harika...Ben bu yazarı çok sevdim, onun kitaplarını yeni tanıyorum ama nasıl hayat dolu, rengarent, insan ruhunun ve varoluşunun labirentleri, ne zengin bir insan mozaği ... harika
Profile Image for Elif Koşan.
48 reviews11 followers
June 26, 2018
Sezgin Kaymaz deyip susuyorum. Her kitabı mı bu kadar güzel olur bir yazarın ❤️
Profile Image for DG.
4 reviews
June 17, 2019
Yazarla ilk tanışmam oldu Zindankale. Yazarın kullandığı dil çok yalın aynı zamanda akıcı. Kurgu yormadan içine çekiyor okuyucuyu.
Profile Image for Z.
54 reviews1 follower
April 9, 2023
Ruyalar… cok begenerek bir cirpida okudum. Yazar yer yer tekrara dusmus olsa da, kurgusunu cok akici ve karakterleri de guzelce yerlestirilmis buldum.
Profile Image for Gülçin Akın.
56 reviews32 followers
March 6, 2024
Başı ve sonu güzel ama ortası çok yorucu bir kitap. Karakterler her Sezgin Kaymaz kitabında olduğu gibi çok güzel işlenmiş. Onların hatrına devam ettim diyebilirim.
309 reviews3 followers
July 23, 2024
Sezgin Kaymazı çok seviyorum.
Displaying 1 - 27 of 27 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.