Türkiye ile Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki resmi ilişkiler 1971 yılında tesis edilmiş olsa da Türkler ile Çinliler arasındaki ilişkiler yüzyıllar, hatta binyıllar öncesine dayanıyor. Ne var ki kısa bir süre öncesine kadar, Türkiye ile Çin birbirlerine hem fiziksel hem de düşünsel olarak bir hayli uzakta dururken, son dönemlerde bir yakınlaşma olduğunu ve ilişkilerin her alanda hızla geliştiğini görüyoruz. Ancak bizler Çini ne kadar tanıyoruz?
Çin ile ilgili olarak ülkemizin ihtiyaçlarına yönelik bilgi üretme konusunda henüz istenilen aşamaya gelemediğimiz bir gerçek. Üniversitelerimizde Çin üzerine uzmanlaşan öğretim üyesi ve araştırmacıların sayısı parmakla sayılabilecek kadar az. Farklı disiplinlerden akademisyenleri bir araya getirerek, Türkiye ile Çin arasındaki ilişkileri farklı açılardan ele alan bu kitap, Çine odaklanan genç akademisyenler ile duayen hocaları buluşturan bir çalıştayın ürünü olarak ortaya çıktı.
Kitap Turkiye'de bu zamana kadar konu olarak arastirmalari Cini de icine alan akademisyenlerin makalelerinden olusuyor. Akademisyenler farkli kisiler oldugu gibi kitap da disiplinlerarasi bir calisma, her telden caliyor (tarih ve siyasi-iktisadi teller cogunlukta). Sozun kisasi, kitap Turkiye'de Cini dusunenlerin makalelerini toparlamis sunmus bizlere. Cin hakkinda arastirma yapmak isteyen ya da sadece ulkeyi akademik duzeyde merak edenler icin, eksikleri de olsa guzel bir kitap. Konuyla ilgilenenlere tavsiye ederim.