Edebiyatımızın yaşayan en büyük ustalarından Tahsin Yücel, 1955'te yayınladığı Haney Yaşamalı ile Sait Faik Hikâye Armağanı'na, 1958'de yayınladığı Düşlerin Ölümü ile de Türk Dil Kurumu Öykü Ödülü'ne değer görülmüştü.
Yücel, zamanında geniş yankı uyandıran bu gençlik çağı kitaplarının ardından, göstergebilim ve edebiyat üstüne çok önemli yapıtların yanında hem eleştirmenlerin hem de okurların büyük ilgiyle karşıladıkları romanlar, öykü kitapları da armağan etti edebiyatımıza.
Son yıllarda Yalan, Mutfak Çıkmazı, Kumru ile Kumru, Gökdelen, Golyan Devrimi gibi öykü kitapları ve romanlarıyla saygın çizgisini sürdüren Yücel, Haney Yaşamalı ve Düşlerin Ölümü adlı kitaplarını yeni bir yaklaşımla harman etti ve ortaya elinizdeki kitap çıktı. Haney Yaşamalı adını taşıyan bu kitaptaki öyküler, seçkin bir edebiyatçının ustalığa giden yoldaki gençlik ürünlerini sunuyor okurlara.
Tahsin Yücel (17 August 1933 – 22 January 2016) was a Turkish translator, novelist, essayist and literary critic.
Born in Elbistan, Yücel studied at the Istanbul University, graduating in French philology. After completing his postgraduate studies, in 1978 he became professor in the same university. In addition to being author of essays, novels and short stories, Yücel was mainly active as a translator of about 70 novels from French into Turkish.
(from Wikipedia)
Kunduracı olan Ahment Yücel'le Nuriye Münevver Hanım'ın oğludur. İlköğrenimini Elbistan Gazi Paşa İlkokulu'nda tamamladıktan sonra 1945'te İstanbul'a gelmiştir. Burda; 1953'te Galatasaray Lisesi'ni, 1960'da da İÜEF Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. Fakülteyi bitirdikten sonra, orda kalmayı tercih etti ve 1969'da doktorluk, 1972'de doçentlik, 1978'de de profesörlük ünvanlarını aldı. 2000 yılına kadar burda kaldıktan sonra emekliliğe ayrıldı.
Hikayeler, konuları yüzünden çok rahatsız etti beni. Hassas ruhların olumsuz anlamda etkileneceğini düşünüyorum. Hikaye anlatımı güzel, direkt olarak anlatılmak istenen anlatılmıyor, hikayenin sonunda bir anlam kazanıyor her şey. Bir de değişik kelimeler vardı, mesela hâlâ bilmiyorum öttürük ne demek?
1955 yılında Haney Yaşamalı öykü kitabıyla Sait Faik Hikaye Armağanı alan Tahsin Yücel, bu kitabında ödül almış kitabıyla gençlik yıllarında yazdığı öykülerini derleyerek okura sunuyor. Bu öykülerinde, genelde kırsal kesimin sorunlarına eğiliyor Yücel. Ancak bunun yanı sıra, sevgiyi ön plana çıkardığı, sade ve özgün anlatım diliyle, yüreklere yumuşakça dokunan öykülere de yer vermiş. Kitap üç bölümden oluşuyor. En çok üçüncü bölümü sevdim. Ama her öykü, büyük ustanın sihirli anlatımıyla, yaşayarak okuyacağınız etkide. En çok beğendiklerim, ‘Hayristan’ın Altın Çağı’ , ‘Erdemli Kargalar’, ‘Sümüklüböcek’ ve ‘Katuşa Masalı’.
Tahsin Yücel’in 18 öyküsünden oluşan Haney Yaşamalı kitabına bir hevesle başladım ama okudukça hevesim düş kırıklığına dönüştü. Bu 18 öyküden “Sümüklüböcek”, “Haney Yaşamalı”, “Yastık” ve “Kelepçe” dışındakileri değerlendirdiğimde vardığım sonuç, vasat ile kötü arasında değişti. Bir öyküsünde söze çocukça giren çocuk birden büyük adam gibi konuşturulmakta, zaman kipleri paragraf içinde birden değişebilmekte, “Türkçe” her nedense küçük harfle başlamakta, “Söylemek bile” diye başlayan bir cümle, nedense, “ressamlar da pek görünmüyordu ortalarda” diye devam etmekte, öykü kahramanlarından biri, nasıl olabiliyorsa, “ister istemez” inanmakta.
Kurgular öyle ahım şahım değildi. Ancak bugünden geriye baktığımızda 1955 yılı, şu anki kurguya erişim kolaylığının olmadığı, yazarların birbirinin metinlerinde geçen öyküleri devam ettirmediği yıllar. Öykücülüğümüzün hâlâ taze olduğu yıllar, ona rağmen hâlâ tam anlamıyla geçilebilmiş kurgular da değil bu kitaptakiler.
Kitabın asıl gücü ise, dili. Yinelemeler. Sanki bir vanilyalı dondurma. Sahtesiz. Bir kelebeğin kanadının altındaki yağmur sonu. Aman Allah'ım, o ne taze bir dil, ne duru kelimeler nasıl da akıyor. Yinelemeler.
Kitabın bende 91 baskısı var. Bir sahaftan almıştım. Bu yüzden Erdemli Kargalar ve Dolma öykülerini okumak nasip olmadı. Bir ara okurum.
Toplam 18 hikayeden oluşan bu kitapta sadece “Büyük sarhoşluk” ve “sümüklüböcek” adlı hikayeleri beğendim. Maalesef yazarın okuduğum en kötü çalışması :(
Genel olarak öykü kitaplarıyla pek aram yoktur ancak bir küçük resim ve sümüklüböcek öyküsünü sevdim, Tahsin Yücel sevdiğim bir yazar fakat "Yalan" gibi eşsiz bir eseri okuduktan sonra bu kitap o kadar da etkileyici gelmedi. Belki de öykü okumayı sevmediğim içindir.