II. Murad Han ve Fatih Sultan Mehmed devirlerini okurken vatanımızın oluşmasında çekilen çilelere, verilen amansızca mücadelelere ve dökülen gözyaşlarına şahit olacaksınız. Buna rağmen Osmanlıların bu uğurda gösterdiği fedakarlıkları layıkıyla anlamak ve anlatabilmek hakikaten güç. Samimi bir gayret, tertemiz bir inanç ve muhteşem bir azim. Bütün bunların yanısıra bu güzide vatanı teslim edecekleri nesilleri de bir an olsun unutmadılar. Onları ilimle mücehhez kılabilmek için aynı azim ve kararlılıkla gayret sarfettiler. İlme verdikleri değer ve ilim adamlarına gösterdikleri saygı her şeyin üzerinde idi. Rütbetü’l-ilmi a’le’r-rüteb (ilim rütbesi rütbelerin en yücesidir) sözü onlar için en mühim hayat prensibi olmuştu. Bu itibarla İstanbul, fethedilmesi ile birlikte bir saraylar şehri değil, dünyanın en büyük ilim merkezi, bir üniversiteler beldesi halini aldı. Kalemle kılıcı yanyana yürüten Osmanlıların hayatı, bir tarih ziyafeti halinde, Kayı II’de devam ediyor.
1959’da Boyabat’ta doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini aynı yerde tamamladı. 1978’de girdiği Atatürk Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü’nden 1982’de mezun oldu. 1983’te aynı bölümdeki Yeniçağ Anabilim Dalı’nda Araştırma Görevlisi olarak vazifeye başladı. 1985’te Yüksek Lisans eğitimini tamamladı. 1989’da Marmara Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü’ne naklen geçiş yaptı. 1990’da “Osmanlı Taşra Teşkilatı’nda Tokat (1455- 1574)” isimli çalışmasıyla Tarih Doktoru unvanını aldı. 1997’de “Uyvar’ın Osmanlılar Tarafından Fethi ve İdaresi” isimli takdim teziyle Doçent oldu. 2003’te Profesör kadrosuna atanan Şimşirgil’in Osmanlı şehir tarihi, siyasi hayatı ve teşkilatı ile ilgili eserleri ve çeşitli dergilerde yayımlanmış çok sayıda ilmî makalesi bulunmaktadır. Halen aynı üniversitede Öğretim Üyesi olarak görevine devam etmektedir. Yeniçağ Tarihi Anabilim Dalı başkanıdır. Ayrıca Marmara Üniversitesi Osmanlı Tarihi Araştırmaları ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü’nü de yürütmektedir.
Yazarın, tarihsel gerçekler arasına serpiştirdiği kendi kişisel görüşlerinin bazılarına katılamasam da (mesela, Osmanlı'nın Fatih devrinde olduğu gibi devletin sonlarına kadar bilim ve tekniğe önem vermiş olduğu varsayımı veya kardeş katlinin devletin bekası için gerekli olduğu varsayımı gibi), genel itibarıyla ve üslub açısından değerlendirildiğinde güzel bir kitap.
şiir ve atasözleriyle desteklenmiş güzel bir yapıt. şu çok övülen Urban'ın İstanbul'un fethinde kullanılan topunun patladığı ve pek bir yardımının bulunmadığı bir gerçektir.
This entire review has been hidden because of spoilers.