İnsan, dünyaya geldiği anda, bir ülkenin, bir bölgenin, bir şehrin, bir mahallenin, bir sokağın, bir apartmanın, bir ailenin… yani “biz”in bir parçasıdır. Bir insan doğduğunda, başkaları çoktan oradadır: Hiç kimse boşluğun ortasına balıklama atlamaz. Her zaman bir kültürün içine, başkalarının arasına doğarız ve başkalarıyla birlikte, başkaları sayesinde insan oluruz…
Dünya çocukları bu diziyi okuyor! Dizinin 16. kitabında, yazar Brigitte Labbé’nin, insan olmanın binlerce farklı biçimi bulunduğunu hatırlatıyor. İnsanın kendini anlamak için başkalarına ihtiyaç duyduğunu, insanlar arasındaki farklılıkların kolaylıkla göze çarptığını, oysa benzerlikleri bulmak için çaba göstermek gerektiğini tartışıyor. Günlük yaşamda sıkça karşılaştığımız örnek olayların sorularla öyküleştirildiği özgün dizi, birçok okulun en çok önerdiği kitaplar arasında yer alıyor. Dizi, Labbé’nin düşünmeye davet eden özgürlükçü yaklaşımı ve güçlü anlatımı kadar, Jacques Azam’ın karikatür tadındaki renkli resimleriyle de benzersiz. Yaşamı ve dünyanın işleyişini anlamaya çalışan çocuklara yardımcı olacak temel sorularla kurgulamış kitaplardan oluşan felsefe dizisi, ülkemizde yayımlanmaya başladığı 2006 yılından bu yana büyük ilgi gördü. Okullar tarafından en çok önerilen kitaplar arasında yer alan diziyi, bugüne dek onbinlerce çocuk okudu. Her birinde farklı bir temel konunun ele alındığı, günlük yaşamda sıkça karşılaştığımız örnek olayların öyküleştirildiği kitaplar öğretmenler ve anne babalar tarafından da sevilerek okunuyor.
Cocuklarimdan daha cok sevdigim, daha cok okudugum bir seri. Her seyi etiketledigimiz ve otekilestirdigimiz su gunlerde tokat gibi suratina carpiyor insanin
Adı gibi çıtır çıtır felsefe. Örnekleri ağızda patlayan şeker tadında. Her yaş için, okumayı, düşünmeyi seven, ruhu patlayan şekerlerle mutlu olanlar için…
“Oliver, acele et! Yeni çocuğu kaçıracağız!” Oliver, bir yandan kemerini bağlarken, “Gelmek istemiyorum diye yanıtlıyor.” “Ama buranın geleneği bu! Hadi gel! “ diye ısrar ediyor kulübün en eskisi Henri.
“Hayır, ben bunu çok saçma buluyorum.” “Biz oldum olası yaparız bunu; eski köye yeni adet getirecek halin yok!” diyor Goran. “Var” diyor Oliver.
Bugün Oliver kaçıyor, BİZ’den ayrılıyor. Bugün Oliver BEN demeye karar verdi.
Bizden kaçmak kolay değildir. Herkes onun içinde doğmuş, şekillenmiş, herkes başkaları gibi düşünmeye ve davranmaya, başkalarıyla birlikte yaşamaya alışmıştır.
BEN demek bir zaferdir. BİZ’e karşı kazanılmış bir zafer. Zor kazanılmış ve ömür boyu sürecek bir zafer.