Kitabın başında ısrarla 'bu, yaşanmış bir olaydır, o yüzden kurgusuna veya edebi yetkinliğine takılmayalım' minvalinde bir açıklama yapılmış olmasaydı ağır konuşacaktım. Ancak diyelim ki yaşandı, yine de karşıt iki görüş tartışılırken bu kadar taraflı olunmaz. Yani, demek istediğim şu: kitapta anlatıcı, başından geçenleri anlatırken kendini çok mütevazı gösteriyor; ancak yazarken diyalog olmayan kısımlarda karşıt görüşe çok sert ithaflarda bulunuyor. E, karşındaki kişiye de o cümlelerle konuş bakalım ne oluyor.
Kısacası, kendimce inançlı birisiyim diye düşünüyorum ama bana göre inanç bu değil.