O modelo da arte moderna não se aplica à arte contemporânea. Embora a constatação pareça óbvia, o espectador ainda tenta encerrar manifestações atuais em critérios artísticos estabelecidos no passado. A formação de movimentos artísticos e a criação centrada na estética, próprias da arte moderna, cedem lugar à rede e à ubiquidade do artista, à velocidade de transmissão. Questionada, saturada e deslocada, transcendendo o espaço expositivo clássico, a arte exige do espectador um novo modelo para sua compreensão. Em Arte contemporânea: uma introdução, Anne Cauquelin mapeia a transformação dos mecanismos da arte gerada por Marcel Duchamp, Andy Warhol e Leo Castelli. Dos ready-mades às séries, dos salões às galerias, da sociedade do consumo à sociedade de comunicação, da obra ao espaço da arte, a autora apresenta uma análise crítica da arte contemporânea e seus desdobramentos no pós-modernismo.
Un livre plutôt touffu pour malgré sa courteur. Il a fait plaisir à mon cerveau affecté de sociologie. Les exemples des embrayeurs ont réellement aidé à la compréhension! Je recommande à toute personne voulant saisir les différences entre art moderne et (plus) contemporain.
Sanat sever misiniz? Peki Çağdaş Sanatı? Çağımızın ürettiği sanatı “artık” sev(e)miyorum. Çok değil, 2019’da vukû bulan olay; İtalyan sanatçı Maurizio Cattelan'ın ‘Komedyen’ adı verilen 'Duvara bantlanmış muz' çalışması, ABD'de bir sanat galerisinde 120 bin dolara alıcı bulmuştu. Bu da yetmezmiş gibi, başka bir sanatçı tarafından muz duvardan koparılıp yendi ve hemen yerine yenisi(!) eklendi. Çağdaş sanatsızlığı kavramını 21. yüzyıl üretimine daha uygun ve yakışık buluyorum. Trajikomik!
Anne Cauquelin, sanat eleştirilerini bölüm bölüm ve başlık şeklinde anlatıyor. Metnin ruhuna uygun yolla yorumlayacağım: Yazar, çağdaş sanat ve modern sanatın aynı şey olmadığını, aradaki farkı anlatacak örneklerle iddiasını kanıtlamaya çalışıyor. Hegel’in şimdi sözcüğü anlığı değil, geçmiş zamanı anlattığı örneklemesini ortaya atıyor.
•Çağdaş sanatta “kırıcıların” bulunduğunu, bunların; İkisi sanatçı Marcel Duchamp, Andy Warhol, biri de sanat ticaretçisi-galerici-koleksiyoncu Leo Castelli’yi inceliyor. Duchamp, ilk ready made (hazır ürün veya madde diyebiliriz) Fontaine (Pisuvar) 1917’de imzalayarak galeride sergiler. Burada sanatın ilk üreticisi endüstriyel, ikincisi üretilen nesneyi kullanmayı tercih eden sanatçıdır. Sanatçı, hazır maddenin üretimine katkıda bulunur. Ona göre, sanatın üretilmesinde katkı değil, bulunduğu yerin önemi vardır.
•Andy Warhol, Duchamp’ın izinden gider, ama yaratmış olduğu ürünün çokluğuna vurgu yapar ve onu teklilikten kurtarıp sahipliliğini kolaylaştırıyor, aynı zamanda Coca-Cola şişeleri, Campbell’s çorba kutuları, Liz Taylor ve Marilyn Monroe portreleri oldukça kitsch buluyorum. Dali gibi parayı seven bir sanatçı Warhol.
•Leo Castelli, 60’lı yılların Pop Art sanatçıları, minimalizm ve kavramsal sanat sanatçılarını tanıttı. Kendisi büyük bir Art Nouveau’nun satıcısı idi. Warhol dışında, Jasper Johns, Lichtenstein, Stella ve Rauschenberg’in eserlerinin satışını, reklamını kolaylaştırır ve Castelli ismi marka haline gelir. Çağdaş Sanat’ta, yani bu üç isim Duchamp ana fikir, Warhol geliştirici be popüleştirici ve Castelli’de bunu ticarete döken isim olarak hafımıza kazınıyorlar. Çağdaş Sanat’ı anlamak için güzel bir kaynak.