NÜVİT OSMAY, Türkiye'de modern başarı kültürünün üreticilerinden biridir. Amerikalı yazar Dale Carnegie'nin kurslarına katılmış, eğitmenlik sertifikası almıştır. Daha sonraki yıllarda Türkiye'de bu programa kendi yorumunu da katarak Düşün, Konuş, Dinle (DKD) Okulu'nu kurmuştur. Bu okulun kurslarına katılan binlerce kişi çok iyi yerlere gelmiştir. Nüvit Osmay, 1970-1980 döneminde TÜBİTAK'ın Bilim Teknik dergisinin yayın yönetmenliğini yapmış, bu derginin tirajını 15.000'den devralıp 95.000'e çıkarmıştır. insan mühendisliği, Türkiye'nin bir kişisel gelişim ve yönetim kılavuzu klasiğidir. Kitap Nüvit Osmay'ın telif ve tercüme makalelerinden oluşmaktadır. Zengin içeriğiyle Türkçenin en çok alıntı yapılan, eserlerinden biri olmuştur. İnsan Mühendisliği'nin bir özelliği de modern yönetim, eğitim ve kişisel gelişim öğreti ve uygulamalarını Türkçeye kazandıran ilk eserlerden biri olmasıdır. Kapsamının genişliğini ve içeriğinin zenginliğini anlamak için 'içindekiler' kısmına bakılması yeterlidir. "Uzanıp rastgele bir sayfa açmak ve okumak, insana öyle keyif veriyor; hem öyle şeyler kazandırıyor ki... Bu kitabı anlattım size uzun uzun. Alıntılar yaparak tanıttım... Yatağınızın başucunda bu kitap yoksa eğer, inanın çok şey kaybediyorsunuz. Gidin bir alın, karıştırın sayfalarını, ne demek istediğimi anlayacaksınız. Bu kitap her evde olmalı..." - Hıncal Uluç, Sabah gazetesi
"Nüvit Osmay'ı 1930'larda 'Yeni Adam'ı çıkarırken tanımaya başladım... Renkli üslubu bu son eserini herkesin okuması gereken değerli bir kitap yapmıştır." - Prof. Dr. İsmail Hakkı Baltacıoğlu
İnsan Mühendisliği kitabını ve yazarı Nüvit Osmay'ı Mümin Sekman'ın Doğan Cüceloğlu'nun İnsan İnsana TV programında bahsetmesi sayesinde öğrendim. Günümüz kişisel gelişim kitaplarının etkisinin çok yüzeysel ve geçici olduğuna inanıyorum. 1968 yılında yazılmış bir kitap bu açıdan nasıldır diye merak ederek kitabı aldım ve hemen okumaya başladım.
Kitap beklentilerimin çok üzerinde çıktı. Ele aldığı sorunlar, özellikle Türkiye'de yaşayan insanların sorunlarının birer özeti adeta. Genel olarak insanımızın bilim, kültür, ilerleme ve hatta nezaket gibi konularda hep bildiğimiz ve konuştuğumuz eksiklerinin nedenleri bilimsel ve sistematik olarak incelenmiş. Bağnaz bir şekilde bizden adam olmaz görüşüne karşı sorunların kök nedenleri ele alınmış ve çözüm önerileri sunulmuş. Özetle insanlık tarihinde gelinmiş en ileri noktaya biz nasıl ulaşabiliriz, muasır medeniyet seviyesine nasıl çıkarız sorusuna yönetim, eğitim, metot açılarından yaklaşılmış ve çok güzel çözümlemeler yapılmış. 1968 yılında yazılan bir kitaptaki meselelerin aynen günümüzde de geçerli olması da bu konuda bir arpa boyu bile yol alamadığımızı ironik bir şekilde gösteriyor.
İnsan Mühendisliği, yaşadığı hayatın sınırlarını genişletmek, iç dünyasını zenginleştirip kişiliğini sağlamlaştırmak, daha keyifli ve kaliteli bir yaşam isteyen herkesin alıp okuması gereken bir kitap diye düşünüyorum. Özellikle çalışma hayatında ast ve üst ilişkileri açısından içerdiği bilgiler ve pratik önerileri çok faydalı buldum. Liderlik ve yöneticilik tavsiyeleri, ideal yöneticilerin nasıl olması gerektiği gibi konularda yabancı kaynaklar ve yazarın kişisel deneyimleri oldukça yol gösterici.
Bu kitabı ve benzerlerini alıp okuyan, kendini ve çevresini geliştirme hevesinde olan biz sayılı insanların, bu tür kitapları hiç okumayan ve daha da kötüsü hiç ihtiyaç duymayan(!) yığınlara bu düşünce tarzını tanıtmak için elimizden gelen her şeyi yapması sanırım Nüvit Hoca'nın hayalini kurduğu ideale bizleri bir adım daha yaklaştıracaktır. İnsan Mühendisliği de bu yolculukta en iyi arkadaşlardan biri olacaktır.
Bir kac günde okunup bitirilecek bir kitap değil. Iş hayatinda, sosyal hayatta olan herkesin alıp basucuna koyacağı arada bir açıp bir bolum okuyacağı bir kitap. Görgü kurallarından çalışma ahlakına kadar herşeye değinen kitap aslında son 20 yıldır Türkiye'nin nasıl bir çıkmaza girdiğini de gözler önüne seriyor. Liyakatin, nezaketin nasıl da talan edildiğini bu konularda ilerlemek yerine yozlasarak neler kaybettigimizi gormeyi de okuyucuya bırakmış yazar. Yazıldığı dönemden itibaren bu kitabi kendimize başucu kitabı yapsaydik bugun birbirine karşı daha saygılı insanlarin yaşadığı, iş ahlagi gelişmiş, çalışmanın aptallık olarak görülmediği bir ülke olurduk. Bütün değerlerin içini bosalttik liyakatin, nezaketin, görgü kurallarının...Yazık oldu.
Son haliyle 1983 yılında basılmış ve içindeki bazı konuların güncelliğini yitirmiş olmasına rağmen, yazarın birikiminden istifa edebildiğim bir kitap oldu. Kişisel gelişim, liderlik konularında bilgiler ve hayat tecrübeleriyle dolu bu kitabı tavsiye ederim.
Kitab biraz eski, ilk baskısı sanırım 1968de yapılmış, yine de çok eskimemiş. Dale Carnegie'ye çokça göndermeler var, ondan çok esinlenilmiş. "Mükemmelin iyiyi gölgelemesine izin verme" gibi güzel fikirleri/deyişleri barındırıyor. Hayata geçirilmeyen bilginin kimseye faydası olmadığı gibi dikkate değer çokça nokta var. Dili günümüze daha yakın olsaydı daha çok keyif alırdım.