“İnsanın en becerikli olduğu alan, kendini ikna etmesidir işte. Annemi hıçkırıklar, kendimi de uçuşan sorular içinde bırakıp, içi boş bir elbise gibi gidip yatağa uzandım. Havadaki tehlike kokusunu sonuna kadar alıyordum. Ama uyursam, yarın olursa, güneş doğarsa, hiçbir şey olmamış gibi hayatıma devam edebilirim sanıyordum.”
Ortak hiçbir anıya sahip olmadığı babasının yokluğuyla her gün sınanan Bedo için hayat, cevapları sürekli ertelenen bir sorular zinciri; parçaları özenle gizlenmiş, çok gölgeli bir yapboz. Kafasında dönenen sorularınsa sonu yok. Bedo’nun hayatı boşluklarla ve bu boşluklara dair sorularla epeydir deliş deşik. Cevaplarsa ne ailesiden gelecek gibi, ne de okuduğu kitaplardan. Ancak bu sessizlik oyununda, umulmadık bir perde daha var. Anlayacağınız, mevzu derin.
Yakından bakılsa da uzak sayılan; sıradan, hatta yok sanılan hayatların öykücülerinden Ahmet Büke’nin duru kalemi, bu kez İzmir’den, Varyant’ın tepelerinden bir gencin sesini taşıyor. Büke’nin yakın dönemde ON8 Blog’daki tefrikasıyla hayat verdiği Bedo, artık bir romanın başkahramanı. Bir yanda Susturulmaya, zayıf düşürülmeye, yok edilmeye çalışılmış nesiller; diğer yanda bu nesillerin kapanmamış yaralarının izinde ve kendi var oluş mücadeleleri içinde yarınlarına bir yön çizmeye çalışan Bedo gibi gençler… İkisi için de belki de en zor soru, neye tutunacağını bilmekte.
1997 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat bölümünden mezun oldu. Ölümsüz Öyküler Yayınevi'nin düzenlediği 'Xasiork 2002 Kısa Öykü Yarışması'nda Kayıp Dua Kitabı isimli hikâyesi birincilik ödülüne layık görüldü. 2008'de Alnı Mavide ile Oğuz Atay Öykü Ödülü'nü, 2011'de Kumrunun Gördüğü adlı kitabı ile Sait Faik Hikâye Armağanı'nı aldı. Öyküleri, e edebiyat, AdamÖykü, Özgür Edebiyat ve Patika dergilerinde yayımlandı. Sosyal Ayrıntılar Ansiklopedisi ve Derkenar isimli internet dergilerinde kısa öyküler yazmaya devam ediyor.
Yazarın blog yazılarından yaratılan ve 2013 yolunda yayınlanan bir gençlik romanı. Aynı yıl, Çocuk ve GençlikYayınları Derneği’nin (ÇGYD) Yılın Gençlik Romanı Ödülü’nü kazandı.
Yine sıcacık İzmir güneşinde gelişirken, birden karmaşıklaşan bir dünyanın heyecanıyla sürpriz bir sona ulaşıyor.
Bedo ile tanışmak güzeldi ve kitabı bitirdikten sonra Bedo'nun aslında tefrika sonucu ortaya çıktığını öğrendim. Ahmet Büke okumaya devam etmek istiyorum ama kitabın sonu beni tatmin etmedi. Ancak, yazarın cesur kalemi çok hoşuma gitti :)
Kesinlikle daha fazla ilgiyi hak eden kitaplardan. Sadece sonu daha farklı bitse daha mı iyi olurdu diye düşündüm ama kitabın geneline bakarsak o kadar akıcıydı ki okumak çok keyifliydi.
Bir öykü yazarının romanı nasıl olur acaba? Öyküde yetkin biri romanda aynı başarıyı gösterebilir mi? Gösterirmiş. Gençlik romanı olan Mevzumuz Derin, Bedo'nun yaşamını ele alıyor. Yaşamın bir çok yönüne el atıyor kitap; aile kavramını, ırk ayrımı, darbelerin insanlar üzerine etkisi, kitaplar ...Bir öğretmen olarak gençlere (Yetişkinlere de) tavsiye edilebilecek bir roman.
3,5|5 Okul için okumuş olduğum bir kitaptı. Ve sanırım hayatımda ilk kez bir kitabı bu kadar çabuk bitirdim. Sıkılmıyorsunuz,dil yalın. Bana güzel şeyler kattı,gerçekten okurken keyif aldım. Tavsiye ederim,okuyabilirsiniz. Mevzu gerçekten derin.
Ahmet Büke gene kalemini konuşturmuş Mevzumuz Derin'i Adana Kitap Fuarında aldım anca okumaya firsat bulabildim. Farkli insanlarin hikayeleri diyebilirim Olay örgüsünün merkezinde Bedo/Bedrettin olsa da farklı karakterlerle bize bizi anlatmış gene... Kitapsever karakterimizi Atlantis Kitapçının sahibi İsmet abimizi çok sevdim. Ve şunu söylemeden geçmeyeceğim Ahmet Büke yaşanılan acı dolu politik geçmişimize ufakda olsa gene değinmiş.
Galiba bu keyifli modern zaman romanının en büyük şansızlığı, aynı yazarın iki vurucu romanına doyamadıktan sonra okumuş olmam. Bu romanın bir diğer zorluğu da, "büyük tarihsel dönemeçlerden geçilen" bir döneme ait olmaması. Tüm bunlara rağmen, Büke'nin, gerçek insanların gerçek sorunlarına dokunan romanlarından birini okumak, bu vesileyle yazarı da daha yakından tanımak pek güzel.