"Albay başını önüne eğmiş düşünüyordu, aniden atıldı. "Çok üzgünüm Mikail! Kızını kaybettiğin için cidden üzgünüm. Ne olur ölüm haberini evdekilere duyurmadan birazcık daha düşün! Bunu Anastasia'nın kurtuluşu için kullanabiliriz. Mikail şaşkın ve öfkeliydi.
"Neler söylüyorsun Albay? Ben çocuğumu kaybettim, anlamıyor musun? Başka hiçbir şey düşünecek durumda değilim!"
"Anlıyorum Mikail, Perina'nın ruhu için, Rus halkı için bunu yap! Kızını kaybettin tamam ama Anastasia'yı yaşatabilirsin."
İşte yıllarca süren yaşam mücadelesi bu cümlelerle başlıyordu. Çar II. Nikolay ve ailesinin korkunç sonundan tek kurtulan, kızları Anastasia'ydı. Genç kız hiç tanımadığı bir ailenin koruması altına alınıp, bambaşka bir kimlikte hayatına devam edecekti. Bu tüyler ürperten planın, Prenses Anastasia'yı bir anda bambaşka bir geleceğe sürükleyeceğini kim bilebilirdi ki?
Perina'nın; Ukrayna'da başlayıp, Elazığ'da son bulan acı dolu hayat hikayesini okurken, yüreğinizin bir yerlerinde hissettiğiniz sızının ve içinizde yeşerttiğiniz umudun kırıntılarıyla tanışacaksınız.
Naşide Gökbudak'ın eşsiz anlatımıyla hayat bulan Perina; sizi çok uzak bir iklime, yarım kalan bir aşka, yürek yakan bir vatan hasretine ve bitmek bilmeyen bir yaşam mücadelesine götürüyor…
Naşide Gökbudak; 23 Eylül 1937 tarihinde Elazığ’ın Akçakiraz (Perçenç) köyünde dünyaya geldi. Çocukluğu ve gençliği Elazığ'da geçen yazar; daha sonra girdiği Ankara Hukuk Fakültesi’ni ailevi nedenlerden ötürü yarım bırakarak İstanbul’a yerleşti.
“Sıdıka Hanım” isimli ilk romanını yazdığında 65 yaşında olan yazar, geçen 15 yıla 20'den fazla roman ve şiir kitabı sığdırdı.
İki kızı, üç torunu ve iki torun çocuğu bulunan 82 yaşındaki Naşide Gökbudak, halen aktif olarak yazmaya devam etmektedir.
Bu kitaba seneler önce büyük bir ön yargıyla beğenmeyeceğimi ve vakit kaybı olacağını düşünerek başlamıştım. Büyük yanılmışım. Elinize aldığınızda gerçek hikayesiyle sizi hemencecik içine alan bir yapıt. Bu olayların gerçekten olmuş olması da beni çok sarstı. Kitap beni derinden etkiledi arkadaşlar. Sonra Naşide Hanım’ın diğer kitaplarına sardım onları da çok beğendim ama bunun yeri bende her daim ayrıdır. Goodreads’taki okunma sayısını görünce biraz üzüldüm. Bu insanlar yitip gidince değerini anlıyoruz,yitmeden değerlerini bilelim daha çok okuyalım okutalım. Saygılar
Başka kitaplar okuyor olmama rağmen ani bir kararla başladım. Okuması kolay ve rahat. İnsanın kafasını dinlendiriyor ve okurken devamını merak ediyorsunuz. Bu tarz, gerçek kişilerin hayatları üzerine yazılan, kitapları seviyorum. Kitabın yazarı Naşide’nin Perina’yı tanıdığını öğrenmek de tatlı bir süpriz oldu (ablasının kayınvalidesi). Sanırım şimdi gidip Naşide Gökbudak’ın başka bir kitabını okumaya başlayacağım.
Yazarın üslubunu çok beğenmedim, idare eder düzeydeydi ya da ana karakter Rus olunca bir Rus romanı seviyesinde beklentisiyle başlamış olabilirim. Buna rağmen beni duygulandırmayı başardı doğru dürüst diyaloğu olmayan iki karakterin aşkını hissettirdi. Her şeye rağmen güçlü bir kadının hikayesini okumaktan gerçekten zevk aldım diyebilirim. Perina unutabileceğim bir karakter değil, güçlü kadın denilince aklıma ilk gelen karakterlerden biri olacak.
İlk defa bir Naşide Gökbudak kitabı okuyorum. Çok beğendiğimi söylemek istiyorum. Özellikle bu hikayenin gerçek oluşu beni çok etkiledi. Böyle bir hayat yaşamak ne zor olmalı.. Bu kitapla aşkı, acıyı, aile sevgisini, katlanmayı hissedeceksiniz. Keyifli okumalar, ben çok beğendim.