Çocuk edebiyatına ustalara yakışan bir derinlik kazandıran öykücü Zeynep Cemali, 1950’de İstanbul’da doğdu. Ortaokul ve lise yıllarından başlayarak, el sanatları, halı ve kilim ticareti yapan babasıyla birlikte Anadolu’yu dolaştı. Babasının sık sık yinelediği “yaşamak öğrenmektir” deyişi yaşamını büyük ölçüde yönlendirdi. Çocuk öyküleri 1991’den bu yana Kumbara (İş Bankası Yayınları), Türkiye Çocuk ve Buğday gibi dergilerde ve Almanya’da dağıtılan Vitamin Çocuk Gazetesi’nde yer aldı. Günışığı Kitaplığı tarafından 1999 yılında yayımlanan ilk kitabı Ben, Çınar Ağacı ve Pufböreği ve ertesi yıl çıkan Gül Sokağı’nın Dikenleri, onun güçlü bir öykü anlatıcısı olduğunu kanıtladı. Cemali, kendine özgü öyküsel dilini romanlarında da başarıyla geliştirmeyi sürdürdü Patenli Kız ve Ballı Çörek Kafeteryası gibi, öykülerle örülü romanlarının yanı sıra Çılgın Babam ve Öykü Öykü Gezen Kedi gibi öykü kitaplarıyla her yaştan okuyucuya ulaştı. Kasım 2009’da İstanbul’da yaşama veda eden Zeynep Cemali’nin, ardında bıraktığı son romanı Ankaralı, 2011 Türkan Saylan Sanat ve Bilim Ödülleri Sanat Ödülü’ne değer görüldü.
Serareyi çok sevdim. Sadece cesareti, hayata bakışını sabit ve geliştirici tutmasindan da değil; durumunu her halükarda kendini zora alıştırmak şeklinde kullanışlı hale cevirmesinede sevindim.
Hikayeler çok tatliydi ama. Küçüklükten beri hikaye kitabı sandığınız birşeyin aslında başka bir kitap oldugunu, içinizdeki uçsuz bucaksız tayvan sevgisinin güzelliğini, bilinmeyene duyulan merak ve sevinçle karışık kimlikestirme, güzelliğe ozenme, yanlışlar olsa başlayan dostluklar.... hatta ve hatta o başı catkili Nimet teyzenin o tatlis kimsenin bilmesin dediği hikaye bile çok güzeldi. Her yaştan okur için uygun bence özellikle de küçüklere.
Büyüklerin de okuyabildiği, tatlı bir kitap. Hepimizin Şerare'de bulunan yaşama tutunma isteğine ihtiyacımız var. Ancak o zaman bir şeyleri başarabiliriz. İlerde elimde bulunursa çocuğuma da okutmak istediğim bir kitap oldu.