Jump to ratings and reviews
Rate this book

Danabaş kəndinin əhvalatları

Rate this book

94 pages, Unknown Binding

First published January 1, 1894

4 people are currently reading
64 people want to read

About the author

Cəlil Məmmədquluzadə

24 books54 followers
Jalil Huseyngulu oglu Mammadguluzadeh (Azerbaijani: Cəlil Məmmədquluzadə) (22 February 1866, Nakhchivan City, Persia – 4 January 1932, Baku) was an Azerbaijani satirist and writer. Mammadguluzadeh was born in Nakhchivan into an Iranian Azeri merchant family from Khoy. In 1887, he graduated from the Gori Pedagogical Seminary and for the next ten years was involved in teaching at rural schools in Bash-Norashen, Ulukhanli, Nehram and other towns and villages of the Erivan Governorate. Mammadguluzadeh was a strong activist of the language unification movement. He condemned many of his contemporaries for corrupting the Azeri language replacing its genuine vocabulary with the newly introduced Russian, Persian and Ottoman Turkish loanwords, often alien and confusing to many readers. Later he became deeply involved in the process of romanization of the Azeri alphabet. In 1898, he moved to Erivan; in 1903, he moved to Tiflis where he became a columnist for the local Sharqi-Rus newspaper published in the Azeri language. In 1906, he founded the Molla Nasraddin satirical magazine. Frequent military conflicts and overall political instability in the Caucasus forced him to move to Tabriz, Iran, where he continued his career as a chief-editor and columnist for Molla Nasraddin. He eventually settled in Baku in 1921. In 1905, Mammadguluzadeh and his companions purchased a printing-house in Tiflis, and in 1906 he became the editor of the new Molla Nasraddin illustrated satirical magazine. The magazine was Mammadguluzadeh's greatest contribution to Azeri culture, further pursuing the development of critical realism among the Azeri literati. The magazine accurately portrayed social and economic realities of the early-20th century society and backward norms and practices common in the Caucasus. In 1921 (after Molla Nasraddin was banned in Russia in 1917), Mammadguluzadeh published 8 more issues of the magazine in Tabriz, Iran. After Sovietization, the printing-house was moved to Baku, where Molla Nasraddin was published until 1931. Mammadguluzadeh's satirical style influenced the development of this genre in Iran. In 1907, the twice-widowed Jalil Mammadguluzadeh married Azerbaijani philanthropist and feminist-activist Hamida Javanshir. He died in Baku, in 1932. A drama theatre in Nakhchivan, a street in Baku, the city of Jalilabad (former Astrakhan-Bazaar) and the town of Jalilkand (former Bash-Norashen) were named after him.

His religious views are disputed. Some sources claims that the Mammadguluzadeh was an atheist while some other argue that he was supporting Muslim democracy with being critical of the extremists and the ignorance of the religion. Due to his harsh criticisms of religion Jalil sometimes was even threatened to death by extremists. Azeri philosopher Agalar Mammedov, who is atheist himself also claims that Mammadguluzadeh had no religion. Jalil Mammadguluzadeh wrote in various genres, including short stories, novels, essays, and dramatics. His first significant short story, "The Disappearance of the Donkey" (part of his Stories from the village of Danabash series), written in 1894 and published in 1934, touched upon social inequality. In his later works (The Postbox, The Iranian Constitution, Gurban Ali bey, The Lamb, etc.), as well as in his famous comedies The Corpses and The Madmen Gathering he ridiculed corruption, snobbery, ignorance, religious fanaticism, etc.

In addition to his mother tongue Azeri, he was also proficient in Persian and Russian languages. After Molla Nasreddin, Mammadguluzadeh published several other stories including "Freedom in Iran".

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
107 (53%)
4 stars
61 (30%)
3 stars
28 (13%)
2 stars
5 (2%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 14 of 14 reviews
Profile Image for Oguz Akturk.
290 reviews746 followers
October 7, 2022
YouTube kitap kanalımdaki Azerbaycan edebiyatı videosunda bu muhteşem kitabı önerdim: youtu.be/FM7RoOXGSok

Hayatımda ilk kez Celil Memmedguluzade okuyorum ve Azerbaycan edebiyatı okudukça her geçen gün şaşkına dönüyorum. Meğer ne güzel kitaplar kaçırıyormuşum da hiç haberim yokmuş...

Şimdi bu kitabın gözünüzde biraz olsun canlanabilmesi için size bir tarif vereceğim. Öncelikle Nikolay Gogol'ün hicivleriyle Sadık Hidayet'in birey tespitlerini birleştirdiğinizi düşünün. Sonra da bizden Fakir Baykurt'un toplumcu gerçekçiliğini alın ve Aziz Nesin'in de mizahi yönlerini bu karışıma ekleyin. İşte alın size Danabaş Köyünün Öyküsü kitabı... Nasıl, sizce de muhteşem değil mi?!

Madem öyle hadi bir benzetme daha... Boğaziçi Üniversitesi'ne hukuksuz olarak atanan rektör olayını hatırlıyorsunuz değil mi? Şimdi Boğaziçi Üniversitesi'ni bir köy gibi düşünün. Adı da Danabaş olsun. Rektör yerine de bir muhtar koyun. Adı da Hudayarbey olsun. Üstelik bu muhtar sadece atanmış olmakla kalmasın, elde etmek istediği şeyler için her yolu mübah görsün. İşte şimdi bu kitap sizin için daha anlamlı hale gelmiş olabilir.

Ben eminim ki herkesin etrafında mutlaka bir Hudayarbey vardır. Kendisini en ahlaklı gösterip etrafına ahlakçılık taslayan, en Müslüman benim diye geçinip Müslümanlık satan, para nereden gelirse gelsin mübah sayan ve şeriata uyduğunu söyleyip türlü dalavereler yapan... Size de tanıdık geliyor mu bütün bunlar? Çünkü biz Hudayarbey'leri çok iyi tanıyoruz.

Bu kitapta en keyifli bulduğum yönlerden bir tanesi yoksul ve yaşlı bir köylü olan Mehemmed Hasan'ın başına kötü bir olay geldikten sonra kendi inandığı Tanrı'yı sorgulaması oldu. Keşke biz de inandığımız Tanrı'yı sorgulasak onun yaptığı gibi. Biz de inandığımız dinin kutsal kitabını anlayarak ve sorgulayarak okusak... İşte Celil Memmedguluzade bana hep bunları düşündürdü kitap boyunca.

Peki, bütün bu dediklerimin incelemenin başlığıyla ne ilgisi var? O halde gelelim artık kitabın en can alıcı noktasına: Kadın hakları! Evet, yanlış duymadınız. Ben de bu kitabı okumadan önce kadın haklarıyla ilgili bir kurgu olabileceğini hiç düşünmezdim. Ama Azerbaycan edebiyatı tam olarak böyle işte. Sizi şaşırtıyor, rahatsız ediyor ve gerçekten de kitapların içinden beklemediğiniz harika tespitler çıkıyor.

Ne demiştik? Kadının adı yok. Sadece Türkiye'de değil hem. Azerbaycan'da da yok. Şehirde de yok. Köyde de yok. Tarihte de yok. Kocaman bir yok! Bir hiç uğruna öldürülen Hypatia, Anne Frank, Farkhunda, Özgecan ve daha binlercesi bize bu gerçeği kanıtlıyor. Bu kitaptaki Zeynep ise bütün bu kadınların çaresizliğinin bir temsilcisi gibi aslında. Eğer kadınsan dünyanın neresine gidersen git, ülke fark etmiyor. Yaşam senin için dikenlerle dolu bir yoldan ibaret!

Sevdiğim filozoflardan Ali Şeriati'nin bu sözleri, Danabaş Köyünün Öyküsü kitabını tam olarak özetler nitelikte:

"Siz eğer ilim meclislerinde, ders ortamlarında, konferanslarda, günümüz düzeyindeki üniversite ortamlarında araya kadınla erkeği ayıran bir perde çekip, kadını kat kat örtülere bürüyüp en arka sıraya oturtursanız; onu konuşmacıyı görmekten, soru sormaktan, itiraz etmekten, hatta konuyu anlamaktan mahrum bırakırsanız; kadın gördüğü bu hakareti, yaşadığı bu bedbahtlık ve çaresizliği dine yüklemez mi? Kurtuluşu böyle aşağılanmayacağı yerlere gitmekte bulmaz mı?

Buna karşılık fikir ve yetenek açısından kendisinden aşağı olan bir kişi, salt erkek olduğu için nasıl tüm bu haklara sahip olabilir? İslam böyle bir şey mi söylüyor? İslam'da kadın olmak tek başına bir zaaf ve bir suç mudur?"
[Dine Karşı Din, s. 274]

Sizin de yolunuzun bu kitapla ve yazarla mutlaka bir gün kesişmesini dilerim. Bu incelemeyi paylaşıp beğenerek daha çok insanın Azerbaycan edebiyatı kitapları okumasını sağlayabilirsiniz!
Profile Image for Mahsati.
11 reviews
June 13, 2020
Nağıl edibdi lağlağl Sadiq,
Yazıya götürübdü qazetçi Xəlil.
Profile Image for Medina Babayeva.
80 reviews10 followers
October 25, 2024
Pawn thanked the King for giving back what was stolen from him. (P.S. the King himself was the one who stole it from the Pawn in the first place)
Profile Image for Gökhan .
423 reviews8 followers
Read
February 21, 2024
Azeri ve Şii kültürüne dair bilgiler içermesi açısından kıymetli öyküler. "Danabaş Köyünün Öyküsü" trajikomik görüntüsünün altında dinsel zorbalığın dehşetini, kadınların yaşadığı korkunç zulmü yansıtıyor ve çok acıklı bir hikâyeyi anlatıyor.
Profile Image for Orçun Güzer.
Author 1 book57 followers
September 5, 2017
Celil Memmedguluzade, 1906-1931 yılları arasında, sırasıyla Tiflis, Tebriz ve Bakü’de Azeri Türkçesi ile yayımlanmış siyasal mizah dergisi Molla Nasreddin’in kurucusu ve editörüymüş; aynı zamanda da modern Azerbeycan edebiyatının kurucu yazarlarından biri olarak kabul ediliyor. Bu derginin sosyal eleştiri misyonu, bu kitapta yer alan ünlü Danabaş Köyü ve diğer 13 hikâyede açıkça görülüyor. 1894 tarihli, Danabaş Köyü adlı mizahi gibi görünen - bence - kasvetli kısa romanda, küçük bir köydeki ilişkiler ağı çerçevesinde rüşveti, din sömürüsünü, kadınların mülk sayılmasını eleştiriyor. Kısa öykülerinde ise genelde canlı, rahat bir anlatımla toplumsal yaşamın ilginç hallerine, gündelik yaşamdaki türlü mizahi durumlara işaret ediyor; bazen komiğin sınırından geçilip hüzne, hatta trajediye varılıyor.
Mirza Celil, lafını esirgemiyor; bağnazlığı alaya alıyor, eşitsizliklerin acısını gözler önüne seriyor; bunları yaparken de, didaktik bir iddia taşımıyor. Aslında, Danabaş Köyü’nü anlatıp yazan Laklakçı Sadık ile Gazeteci Halil tiplemeleri, onun yazarlık tavrını özetliyor: Gördüğünü sakınmadan söylemek ve anlatacağını yorum katmadan yazmak.
Profile Image for Ragif.
172 reviews2 followers
November 23, 2021
Celil Memmedguluzade Azerbaycan edebiyatının en önemli yazarlarından birisidir. Aynı zamanda bir öğretmen olan Memmedguluzade eğitim aldığı, görev yaptığı coğrafyalarda yaşayan insanların hayat hikayelerini biriktirmiş kanımca. Gözlem yeteneğini çok beğendim.
Kitap yazarın kısa yaşam öyküsü, Danabaş Köyünün Öyküsü ve dört kısa hikayeden oluşuyor. En önemlisi kitaba da ismini veren Danabaş Köyünün Öyküsü. Bu hikayede yakın arkadaşının ölümünden sonra onun malına, mülküne, hatta karısına göz koyan köyün muhtarı Hudayar beyin amacına ulaşmak için yaptığı mide bulandırıcı hareketleri anlatıyor.
Çok güzel dönem eleştirisi var kitapta. Cahilliğin, yobazlığın insanların, özellikle kadınların hayatını nasıl mahvettiğine şahit oluyoruz.
Profile Image for Fidan Babayeva.
9 reviews
April 13, 2022
Cəlil Məmmədquluzadə və möhtəşəm bir əsər.
Əsərdə bir kişinin eşşəyi var və onunla Kərbayiyə getmək istəyir,lakin bu eşşəyin itməsi ilə əhvalatlar başlayır. Oxunulması lazım olan kitabdır,tövsiyə edirəm.
Profile Image for Melis.
190 reviews3 followers
May 31, 2017
Akıcı, merak uyandıran ve hüzünlü hikayeler.
Profile Image for Səna Çalışqan.
8 reviews2 followers
October 24, 2023
20-ci əsrin yaşayışını göstərən son dərəcə maraqlı və axıcı bir hekayə
Profile Image for Pat T..
678 reviews5 followers
March 18, 2025
the book itself reads a bit disjointed, almost like two incomplete books put into a novella, but I found the writing well balanced and humour beats quite biting and fun.
Displaying 1 - 14 of 14 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.