One of the first longitudinal studies of collective resistance in the developing world, Waves of Protest examines large-scale contentious action in El Salvador during critical eras in the country’s history.
Providing a compelling analysis of the massive waves of protests from the early twentieth century to the present in El Salvador, Paul D. Almeida fully chronicles one of the largest and most successful campaigns against globalization and privatization in the Americas. Drawing on original protest data from newspapers and other archival sources, Almeida makes an impassioned argument that regime liberalization organizes civil society and, conversely, acts of state-sponsored repression radicalize society. He correlates the ebb and flow of protest waves to the changes in regime liberalization and subsequent de-democratization and back to liberalization.
Almeida shows how institutional access and competitive elections create opportunity for civic organizations that become radicalized when authoritarianism increases, resulting at times in violent protest campaigns that escalate to revolutionary levels. In doing so, he brings negative political conditions and threats to the forefront as central forces driving social movement activity and popular contention in the developing world.
Paul D. Almeida is assistant professor of sociology at Texas A&M University. He is coeditor with Hank Johnston of Latin American Social Movements: Globalization, Democratization, and Transnational Networks.
El Salvador'daki halk hareketinin 70 yılını sosyolojik bir çerçeveye oturtmaya çalışan bir kitap.
Brockett'in aynı konudaki kitabı gibi, bu da Tilly'nin "toplumsal mobilizasyon" teorisinden yola çıkmış. Ancak bu teorinin yeterince tarihsel olmadığını ve "üçüncü dünya" ülkelerindeki koşulları göz önünde bulundurmadığı eleştirisini yapıyor.
Toplumsal hareketleri dalgalar halinde ele alması. Yazara göre, her hareket belirli sosyo-ekonomik koşulların, uluslararası dengelerin sonucu olarak doğduğu için, her dalga kendine has nedenlerle ortaya çıkıyor, kendine has biçimlere bürünüyor.
Kitap bu çerçeveden 1925-2005 arasındaki El Salvador halk hareketinde üç dalga tespit ediyor:
i. 1900-1950 yılları arasında tek ürüne dayalı tarım ekonomisinde ortaya çıkan hareket. Halk hareketini içerebilecek kurumsal kapasiteye sahip olmayan tarım ekonomisi rejimi, liberal bir açılım yaparak halk hareketini örgütlenmeye teşvik ediyor. Ancak çelişkiler çok keskin olduğu için bu hareket hızlıca devrimci biçim alıyor. Rejim kendi varlığını korumak için onu eziyor: 1932 Katliamı.
ii. 1950-1980 yılları arasındaki devlet destekli kalkınma döneminde ortaya çıkan hareket. Burada da rejim önce bir demokratik açılım yaparak halk örgütlenmelerini teşvik ediyor. Ancak bunların kontrolden çıkacağı korkusuyla bu açılımı bir baskı rejimine dönüştürüyor. Ne var ki, bu baskı rejimi halk hareketini ezmek yerine, onu daha da güçlendiren bir etki yapıyor. Grev, kitlesel protestolar yerine silahlı çatışmaların ağır bastığı bu dönemde, ülkede yoğun bir iç savaş başlıyor: 1979-1989 El Salvador iç savaşı.
iii. Emperyalizmin 1980-2000'ler arasında başlayan neoliberal saldırısıyla ortaya çıkan halk hareketi. Burada 1990'lar boyunca Orta Amerika'da bir yandan halk hareketleri tasfiye edilirken, diğer yandan özelleştirmeler ve kemer sıkma politikalarıyla halk yoksullaşıyor. Silahlı direniş alternatifi yok edilen halk, grev, gösteri yürüyüşü ve miting gibi araçlarla direnmeye çalışıyor: 1999-2003 sağlık sektörü direnişleri.
Kitap argümanını Brockett'a kıyasla daha iyi savunuyor. Yeni-sömürge ülkelerde rejimi kurtarmak için yapılan her açılımı, daha şiddetli bir faşist baskı döneminin izlediğini görebiliyoruz. Kitap çeşitli halk örgütlenmeleri arasındaki etkileşimi daha güzel aktarıyor.
Ancak kitabın toplumsal hareketleri yalnızca barışçıl, demokratik kitle hareketleriyle sınırlaması bir eksiklik. Sanki halk savaşı döneminde barışçıl gösterilerin yapılamıyor oluşu, otomatikman halkın pasif olduğu anlamına geliyormuş gibi. "Neoliberal demokratikleşme" diye de bir kavram uydurmuş. 1990'lardan sonra halk hareketlerinin tasfiye edilip, göstermelik seçimler yapılması bir tür demokratikleşmeymiş gibi.