Enis Batur, "özel ansiklopedi"sinin ilk ürünlerini gazete ve dergilerde yayımlamaya 1984'de başladı; o dönemde kullandığı genel üst-başlık, "İnsanlar, Sokaklar ve Şeyler", bir bakıma tasarısının, girişiminin ana odaklarını gösteren bir anahtar olma niteliğini taşıyordu. Kitaptan kitaba hem genişleyen, hem de netleşen bu haritada mekânlara ve eşyaya dikkat kesilmeyi sürdüren yazar, insanı, yarattığı adanın nüfus sayımında farklı özellikleriyle kuşatmaya yöneldi.Özel Ansiklopedi'nin bu yeni cildi, Enis Batur'un seçtiği kırkdört bireyin karakalemle yapılmış, gölgeleri özenle işlenmiş portrelerini içeriyor: Mahşer kalabalığından ayrılmış tenha bir kavim. "Gerçekte, kimse kimseyi tanıyamaz" diyor yazar: "Ama zaman ayırırsak, insana yaklaşabilir, hatta ona dokunabiliriz."
Ahmet Enis Batur is a Turkish poet, essayist, novelist, publisher and editor.
Born in Eskişehir, Enis Batur studied at St. Joseph High School (Istanbul), METU-Sociology (Ankara), and Sorbonne University (Paris).
Enis Batur is one of the leading figures in contemporary Turkish literature with a large body of work, extending to over two hundred volumes. Some of his works have been translated into European languages including French, English and Italian.
Aslında çok daha iyi olmasını beklediğim, yazıyla çizilmiş portreler okumayı isterdim. Büyük kısmı methiyeye dönüşmüş dostların anlatımı. Arada birkaç ilginç getçek edebi portre yazımı var. Okunmasa kayıp sayılmaz.
Başlarken söz konusu olan “kısa tanıtım yazıları mı?” kuşkusu, tanıdık isimlerden çok, isimleri pek bilinmeyen, kendi mütevaziliklerinden veya birilerinin unutturmaya/hatırlamamaya çalışmasından dolayı sadece bir kaç kişinin hatırasında kalmış kıymetleri okudukça, bir sızıya dönüşüyor. Kitapta sıkça bahsedilen değer yitimi, hem bu entelektüel/münevver insanların dikkate alınmamasına , hem de yine bahsedilen kültürel erozyonun hızlanmasına neden oluyor. Hele kitabın yazıldığından bugüne olan değişim dikkate alındığında sızı büyüyor. İnsanın kendisini tanımasının zor olduğu bir halde , tüm bu isimleri böyle bir kitap ile tanımak mümkün değil. Ama her biri farklı bir keşife , soruya, düşünceye kapı açıyor. İlgilenler için peşine düşülecek kitaplar ve eserlere doğru bir yol gösteriyor. Okurken , başka kaynaklardan bakma ihtiyacı, kitabın çekici bir zenginliğin kapak sayfası olduğunu söylemeyi mümkün kılıyor.
Yeterince tanımadığımız, hatta adlarını bile duymadığımız nice 'değer' hakkında kısacık portreler... Okudukça, üzülmeli mi sevinmeli mi, insan karar veremiyor!
başlamadan evvel, içindekiler'e bakarken, portresi yazılan kişilerin çok azını ismen tanıdığımı fark edince anlar gibi oldum: enis bey, okura (çok) az bilinen, alanında yetkin, değerli kişilerden bahsedecekti. hakikaten öyleymiş. bir kısmını yakından tanıdığı, önemsediği, daha fazla insan tarafından tanınması (ve haklarının verilmesi) gerektiğini düşündüğü karakterler hakkında 2-3 sayfalık portreler içeriyor kitap.