Modern mimariye hem anlayis hem de bicim bakimindan oldukca onemli katkilarda bulunmus, dunyanin cesitli yerlerinde sayisiz esere imzasini atmis, bir yuzyili askin yasaminin neredeyse son gunlerine kadar calismis buyuk bir isim Oscar Niemeyer.Niemeyer'i onemli kilan yalnizca ozellikle betonun farkli ve estetik kullanimini yansitan yapitlari degil, genc yaslardan itibaren benimsedigi ve her firsatta dile getirdigi politik durusudur. Fidel Castro'nun deyimiyle "dunyada kalan iki komunistten biri"dir; ve tam da bu yuzden tarzi zaman zaman elestirilmis ve celiskili bulunmustur. Ancak Niemeyer islevi degil formu onemseyen anlayisi, ozgunluk ve yaraticiligiyla cizgisini tutarlilikla yansitmistir. Daglardan, dalgalardan, bulutlardan ve kadin bedeninin estetik kivrimlarindan aldigi ilham egri cizgilerde, yuzeylerde ve genis alanlarda hayat bulur. 1939'da New York Fuari'nda Brezilya pavyonu tasarimiyla adini duyuran, bu tarihten itibaren donemin onemli mimarlari Le Corbusier, Lucio Costa gibi i
Born in Rio in 1907, Niemeyer led a bohemian life until early adulthood, having said that, when he was young, "it looked like we were alive just to have fun". After working with his father in his typography for a while, he joined the National School of Fine Arts in 29, graduating as an engineer architect in 34. At the time, though he had financial difficulties, he began working without payment in Lúcio Costa's studio, hoping he could find a career there in making better architecture than what he saw on the streets. Their partnership would last for many decades.
In the 30s, after their first modernist skyscraper and the strong contact with Le Corbusier, they started developing brazilian modernism both in Brazil and abroad, leading to a long a succesful career that continues today.
A nice, easy to read overview, but quite superficial with little link between the title and the content. Interesting thoughts on the role of beauty in architecture though, less so on its social role though
Brezilyalı Mimar Oscar Niemeyer'in "Dünya Adil Değil" kitabı, 20. Yüzyıl'da devrimler, dünya savaşları, darbeler, "restorasyon"lar, reformlar aşmış bir insanın kitabı! Oscar Niemeyer, doksan beş yıl sonra, hâlâ "dünya adil değil" diyor, 20. Yüzyıl'daki devrimler, reformlar, dünyayı değiştirdi, ama, devrimler, reformlar yetmediği gibi, karşı-devrimlerle, karşı-reformlarla, savaşlarla, dünya en korkunç yüzyıllardan birini yaşadı, 21. Yüzyıl'a da savaşlarla başlayan dünya, Brezilyalı Mimar Oscar Niemeyer doksan beş yaşlarında ölürken hâlâ "adil bir dünya" değildi. Brezilyalı Mimar Oscar Niemeyer'in komünistliği ile ilgili tartışmalar belki espri olarak anlaşılabilir, ama, Oscar Niemeyer 20. Yüzyıl'ın dünyaca saygın bir Mimarı olarak dünyayı izledi, izlenimlerini de yazdı. Oscar Niemeyer, dünyayı izlerken, dünyayı "olduğu gibi" tanımlamakla ya da dünyanın durumuna "tepki" göstermekle komünistlikten çok bir Mimar olarak görevini yaptı. Brezilya'nın 21. Yüzyıl'da yaşadığı trajedi, Oscar Niemeyer'in eleştirilerini okumak için de bir neden!
mir fällt es sehr schwer eine aussage zu dem buch zu treffen. dadurch dass ich null vor- oder hintergrundwissen zu oscar niemeyer und seinem leben hatte, war das buch für mich zwar ein einblick, aber einer, der nicht wirklich auf nährreichem boden fruchten kommte. die geschichte und meinungen basieren viel auf seiner architektur, was ich ganz interessant fand, aber ebenso auf hintergründen, die ich schlicht und einfach nicht hatte. für architekturinteressenten könnte das bestimmt einen interessanten einblick geben, doch für mich haben sowohl infromationen als auch struktur nichts wirklich viel getan.
Niemeyer o kadar "bizden" ki! Bir asırı devirdikten sonra bile bu dünyanın daha yaşanabilir bir yer olması için çabalamaya devam etmiş, ürettiği tüm yapı(t)larda emekçi halkı aklının ucundan bir an olsun çıkarmamış. Nâzım'ı büyük insanlıkla özdeşleştiren pek çok özelliğe Niemeyer'de de rastlamak mümkün: diğerkâmlık, adanmışlık, mücadele. "Dünya Adil Değil", çağının tanığı bu koca adamın kendi ağzından tanıklıklarını dinlemek açısından da okunası...
Auf noch ein mal 100 Seiten bringt der zum Zeitpunkt der Entstehung des Buches 104-jährige Oscar Niemeyer sein Weltbild, seine Überzeugungen, seine Hoffnungen und seine Vision messerscharf auf den Punkt.
„Wenn ich zurückblicke, denke ich: Die Welt ist pervers und das Leben ist kein Scherz.“
Sozialkritisch, politisch und sehr interessant für jedermann|frau, der|die sich über die Werke dieses außerordentlichen brasilianischen Architekten interessiert!
Facile e veloce lettura. Effettivamente non trovò una connessione vera e propria con il titolo, ma forse è una mia mancanza. Una bella idea sull’importanza della bellezza nell’architettura contrapposta alla sola funzionalità.
Short but engaging booklet based on a series of conversations with the very late Oscar Niemeyer, supplemented with a useful and sympathetic afterword of the editor Alberto Riva. A limited number of B&W carefully selected pictures and sketches accompany the text. Despite its shortness the book is able to shed light on the practice and ideas of this great creative personality.
Piccolo testo, lieve operazione editoriale composta di una postfazione quasi piu' lunga dello scritto 'principe', si legge con un lieve sorriso, e tanta ammirazione. Forse il testamento di N. non è qui - non può ovviamente essere qui. La cosa che piu' mi ha colpito è che era un buon amico di Chico Buarque, e che ha stretto la mano a Le Corbusier, e che conosceva Gropius (ma non ne parlava bene), e che comunque, come molti, quando era piccolo passava ore e ore a giocare a pallone in mezzo alla strada.