Hayrettin Erkmen (1915-1999) Türkiye Cumhuriyeti tarihinin gerçek anlamda ilk çok partili demokrasi deneyimi olan Demokrat Parti döneminin en ilginç simalarından biridir.
Erkmen çalışma bakanlığından Yassıada’daki mahkûmiyetine kadar giden yolda hayatın binbir türlü haliyle karşılaşmıştır. Yıllar sonra aynı siyasi hareketin devamı niteliğindeki Adalet Partisi’nde dışişleri bakanı olarak Türkiye’nin Avrupa Topluluğu’na katılması için mücadele vermiş, ancak muhalefet karşısında kendi hükümeti tarafından yalnız bırakılarak bakanlıktan düşürülmüştür. Erkmen’in anıları, yakın dönem siyasi tarihimizin, arka planı çok iyi bilinmeyen çeyrek asırlık bir dönemine ışık tutuyor.
“İki Dem Bir Demokrat”, belgeler ve açıklayıcı notlarla birlikte, siyasi anı kitaplarının güzide örneklerindendir.
Demokrat Parti ve Adalet Partisi iktidarlarında, milletvekili ve bakan olarak görev yapmış Hayrettin Erkmen'in anıları, 1950-1980 dönemi Türk siyasi hayatına dair dikkate değer notlar içeriyor. Siyasi çalkantılar, darbeler, hapishane günleri derken döneme ayna tutuyor…
Erkmen'in satırlarını okurken, acı acı gülümsediğim yerler çok oldu. Aradan neredeyse bir ömürlük zaman geçmiş, ancak siyasetin çirkin yüzü, kulis oyunları hep aynı kalmış. Keşke yaşananlardan ders çıkarmak mümkün olsaymış...
Anı kitaplarında genelde belli bir olay, tanık olan kişi tarafından tarihi arkaplanına kısaca yer verilerek, aktörleri tanıtılarak, sebep-beklenti-sonuç çizgisinde aktarılır.
Bu kitap ne yazık ki, tarihe tanıklık etmek yerine H. Erkmen’in siyasi kariyerinde kendisine haksızlık yapıldığını düşündüğü iki olay hakkındaki görüşlerini (kanaatimce yanıtlarını) içeriyor. Bunu yaparken de yaşadığı dönemin siyasi iklime, Türkiye’nin içinde bulunduğu duruma, uluslararası düzene ilişkin ufak kırıntılar sunuyor.
1950 ve 80 arasındaki darbeler ve bu dönemdeki AP-DP dönemindeki siyasi detaylar Hayrettin Erkmen’in otobiyografik tarihi metninde o dönemlere dair fikir veriyor.