Mitolojik göndermelerin ve dinî metinlerin etkisini sürmeyi denemekten hoşlandığım için bu kitaba yönelmiştim. Kitabı ismine kanıp okudum yani aslında ama beklentimi karşılamak bir yana dursun isminin önerdiği şeyi bile kendi içinde yerine getirebildiğini düşünmüyorum kitabın.
"İşte şöyle bir mit var, şöyle de bir ayet var, mitolojideki şu karakterin adı bu demek, hah işte ben onu şimdi kullanıyorum," demeye varan açıklamalar giriyor kimi yerde ve anlatımı sekteye uğratıyor bunlar. Gerçi bu açıklamalar dışında da paragraflar arası geçişler pek sağlam değil yine.
Karakterler zayıf, artları doldurulmamış, neredeyse bayağı. Karakter gelişimi diye bir şey ise hiç yok gibi bir şey. Cinsel ilişkideki konumuna "halayık" ve "cariye" benzetmeleri yapan ve bunu bir kıvançla aktaran Lamia ile kitabın sonundaki Lamia'nın alakası yok ama bu değişimi kitapta gözlemek mümkün değil. Birkaç sayfada öyle oluveriyor ve kitap bitiyor. Sonlara doğru kitap oldu bittiye gelmiş gibi zaten.
Devamlılık hataları var. Her bölümün bir (kardeşlerin durumunda iki) anlatıcıya ayrılmasına rağmen x'in anlatımı sırasında birden "y, aklından bunları geçiriyordu," gibi uyumsuz cümleler giriyor araya. Başta adı Lale olan bir karakter birkaç sayfa sonra Leyla'ya dönüyor bir yerde. Bunlara nasıl dikkat edilmez, anlayamıyorum.
Anlatıcılar değişse de dil hiç değişmiyor. Herkes aynı ağızdan konuşuyor. Eski kelimelerin kullanılmasına büyük bir özen gösterilmişe benziyor ama bu tavır çoğu yerde (her yerde sayılır) ben-bu-kelimeyi-biliyorum-iticiliği'nden kurtulamamış. Bazı kelime ve hatta cümleler tekrar edilip durulmuş, kimisini tek tek sayıp not ettim. "Ceffelkalem," "yekdiğeri," "süfli," "yılankavi" ve şimdi burada sayamayacağım bir sürü kelime daha tekrar ediyor sürekli. Her sayfada ve bazen bir paragrafta dört-beş kere geçen kelimeler var. Eski kelime kullanılmasının ve kelime tekrarlarının ardı okunabilir özelliği olabiliyor edebiyatta (burada "yılankavi"nin Lilith'e bağlanabilmesi gibi ama kelimenin bir kez kullanılmasıyla da aynı ilgi kurulabilirdi) fakat anlatıcı değişikliğine rağmen aynı dilin devam ettirilmesini metinden çok yazarla ilgili bir şey olarak görüyorum ben burada.
Son olarak, evet, mitleri yeniden yazma ve uyarlama düşüncesi çok güzel fakat her seferinde olmuyor bu. "Bu, bu demek, bak ben bu miti kullanıyorum," deyince daha bir olmuyor hem de.