"Bu, Türkiye'de yayınlanmış ilk caz kitabıdır. Adı, zihin kurcalayabilir. Denebilir ki, daha mütevazı bir ad seçmek yerine, cazın bir sanat olduğunu kitabın kabında bağıra bağıra ilân etmek, bu musikinin sanatlığı hususundaki şüpheleri tanımak demektir. Yalan değil. Benim, cazın bir sanat olduğu hususunda hiçbir şüphem yok. Gelgelelim, pek çok kişinin var. Bu kitabın başlıca amacı da cazın bir sanat olduğunu isbat etmektir."
Türkiye'de caz üzerine yazılmış ilk kitap olma özelliğini taşıyan Caz Sanatı, Mimaroğlu tarafından 1958'de cazın sanat olup olmadığı tartışmasına bir son vermek, cazın bir sanat olduğunu göstermek amacıyla kaleme alınmış. Kitapta cazın tarihi, caz sanatçıları, cazda kullanılan müzik aletleri gibi bilgilendirici bölümlerin yanı sıra Türkiye'de cazın gelişimi üzerine Mimaroğlu'nun yorumlarını içeren bölümler de bulunmakta (ek kısmında). Bu yönüyle, Caz Sanatı tarihsel bir belge olarak da önem taşıyor. Gerek kurulan ilk caz orkestralarını ve bu orkestraların konserlerini, gerekse gerçekleşen Gillespie ve Brubeck konserlerini anlatması ile Mimaroğlu okuması nostaljik, kolay ve zevkli bir kitap ortaya çıkartmış.