"Vedat heyecandan kısılmış bir sesle: - Fehiman!.. diyebildi. Devam edemiyor, tıkanıyordu. Birden onun başını göğsüne çekti. Vücudunu kollarına aldı. Yüzünü saçlarının arasına sokarak: - Beni bağışla!.. diye hıçkırdı. Fehiman hâlâ inanamıyor; iki uzun yıldan sonra, bu çok sevdiği ve sıcaklığını, kokusunu çok özlediği göğüse sokulduğuna inanamıyordu."
Yeşilçam filmi tadında yalın bir aşk hikâyesi. Günümüz koşullarında ne kadar edebî değer taşıdığı tartışılır. Fakat 1939'da yazıldığını gözönünde bulundurarak okuduğunuzda kitap daha akıcı oluyor. Kitabın başındaki Selim İleri sunuşu kitaba ayrı bir değer katmış.
Kerime Nadirin bu romanını öncesinde film uyarlamasını izlemiş olduğumdan mı bilmem ama diğer romanlarına göre daha bir sevdim. Belki de filmde beni tatmin etmeyen havada kalan kısımların kitapta anlatılması ve aa aslında böyleymiş, olaylar bu şekilde buralara gelmiş dediğim içindir. Fehiman ve Vedat’ın talihsizliklerle dolu aşkını okuruz Funda’da. Fehiman daha küçücük yaşta sevmeye başlar annesinin kuzenini. Aradaki yaş farkına rağmen evlenirler fakat genç kadına aşırı bir tutkuyla aşık olan Süha, Fehiman’ın kızkardeşinin kaynı, ikilinin mutluluğuna bir gölge gibi çöker. Genel olarak kitapta yadırgadığım şeyler olsa da örneğin Fehiman’ın evlendiğinde reşit olmaması, 16’sında çocuk sahibi olması vs gibi genel olarak iyi ki sadece filmini izlemekle kalmamış kitabını da okumuşum dediğim kitaplardan oldu.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Kitabın ismi Funda diye hem kendime hem de kız kardeşim Funda'ya almıştım. Ama önsözde, Funda'nın evin oğlu olduğunu okuyunca şaşkınlıktan ne diyeceğimi bilemedim. :) Kerime Nadir bu kitapta toplamda 1 sayfayı bulmayan bir erkek çocuğuna kitabın ismini niye vermiş ki? Fehiman, Funda olmalıymış. Zaten aynı isimde film çekilmiş ve Fehiman'a verilmiş bu isim. Mantıklı olan da bu yani.
Neyse, Yeşilçam filmlerine birçok kitabı konu olan yazarı okumayı seviyorum yine de.
"Funda nasıl kokar? Yabancı kokular karışmamış, tertemiz, kendine has özellikler taşıyan bir bahar gibi." (sf 46)
Ayrıca önsözde hikâye ile ilgili spoiler verilmiş, insan sonsöz olarak kitabın sonuna ekler bu metni. Kızdım bu duruma. :/
This entire review has been hidden because of spoilers.
Kerime Nadir'in yazarlığı çok sade, basit ama içten. İnsanı çeken, okumaya iten bir yanı var. Öte yandan olayların en dramatik yerinde kahkaha ile gülesiniz geliyor, o kadar absürd. Farklı bir gerçeklik anlayışı var. Romanları bazı Yeşilçam filmlerine senaryo olarak uyarlanmış. İşte Yeşilçam filmlerindeki o hem inanılmaz trajik hem de saçma sapan komik gerçeklik anlayışı Kerime Nadir'in romanlarından gelmiş.