Pascal Bruckner, bu kez yetişkinler için kaleme aldığı iki masalla karşımızda. Çocukluğumuzdan hatırladığımız, mutlak iyilikle mutlak kötülüğün tek başına var olduğu, kurtların kuzuları "ham yaptığı" korkunç masal geleneğini tersine çeviriyor. Devlerden korkmayacak kadar büyümüş okurlara hitap eden Adsız Devler'de bize çekirdekten dev Balthus Zaminski'yi takdim ediyor. Evet, masalımızın "kahramanı" Balthus'un çocukları mideye indirme gibi kötü bir alışkanlığı vardır belki ama bu bağımlılık yüzünden kendisi de mağdur durumdadır. Yirmi beşinci yaş gününde tövbe edip artık çocuk yemeyeceğine dair söz vermiş olsa da doğasına karşı giriştiği mücadelede ne denli başarılı olabilecektir.
Kitabına başlık koyarken alkolizm illetinden kurtulmak isteyen herkese açık, dünya çapında bir kuruluş olan Adsız Alkolikler'den esinlenen Bruckner, dev Balthus'un yaşamında özgürlükle bir handikapa karşı verilen mücadele arasındaki çatışmayı son derece eğlenceli bir dille anlatıyor. Vahşeti mizaha yumuşatıyor, hatta okurda merhamet duyguları uyandırıyor. Zira Balthus o bildiğimiz kaba saba gürültücü devlerden değildir. Aristokrat bir aileden gelen, ince ruhlu, klasik müziğe, sinemaya düşkün, modayı takip eden gerçek bir beyefendidir. Ah bir de atalarından geçen, semiz bebeklerin karşısında ağzını sulandıran şu illet olmasa...
Yazarın daha klasik bir üslubu tercih ettiği Silici'nin olumsuz kahramanı ise salt münzevi yaşamına saygı göstermiyorlar diye sokaktaki gürültücü veletlerin neşelerine fena halde içerleyerek akıl almaz bir intikam planı yapan, hayatta hiç dostu olmayan, öfke ve nefret dolu bir kimyagerdir. Bruckner çocuklara saldırmaktan kendini alamayan bu iki şahsiyetin hikayesini saflık ve nahifilikle anlatırken, onlardan iyilikle kötülüğün bir arada var olup sürekli çatıştığı birer duygusal laboratuvar olarak yararlanıyor.
Pascal Bruckner est un romancier et essayiste français, d'origine suisse protestante, né à Paris le 15 décembre 1948. Après des études au Lycée Henri IV à Paris, à l'université de Paris I et de Paris VII, et à l'Ecole pratique des hautes études, Pascal Bruckner devient professeur invité à l'Université d'Etat de San Diego en Californie et à la New York University de 1986 à 1995. Maître de conférences à l'Institut d'études politiques de Paris de 1990 à 1994, il collabore également au Monde et au Nouvel Observateur. Romancier prolifique, on lui doit Lunes de fiel - adapté à l'écran par Roman Polanski - Les Voleurs de beauté - prix Renaudot en 1997 - et plus récemment L'Amour du prochain (2005).
Pascal Bruckner is a French writer, one of the "New Philosophers" who came to prominence in the 1970s and 1980s. Much of his work has been devoted to critiques of French society and culture. He is the author of many books including The Tyranny of Guilt, Perpetual Euphoria and The Paradox of Love. He writes regularly for Le Nouvel Observateur.
În ziua când împlini douăzeci şi cinci de ani, Balthus Zaminski, căpcăun de felul său, făgădui slujitorului său Carciofi că n-o să mai mănânce niciodată copii. Gata, voia să se îndrepte. Pe crucea mea, să mor dacă spun minciuni. De data asta treaba era serioasă: — Îţi jur, Carciofi dragă, poţi să mă duci într-o creşă de copii mici, am să fiu mai cuminte decât un mieluşel. Lucrurile astea mă dezgustă acum. Dacă ai şti cât de eliberat mă simt, ce minunat este! Slujitorul plânse, îngenunche, mulţumi lui Dumnezeu şi desfăcu o sticlă de şampanie. Evenimentul trebuia sărbătorit. Şi ce eveniment! Stăpânul lui cel drag punea capăt, prin puterea unui jurământ, la secole de blestem.
Uzun sürede bitti kısa bir kitap olmasına rağmen. Kitaba kötü ya da iyi diyemem Farklı iki hikayeden oluşuyor. İkinci hikaye daha iyi gibi sanki ya da bana öyle geldi. Şiddet ve mizah içiçe, değişik bir hikaye okumak isteyenlere öneririm.
Il racconto che dà il titolo al libro è una sciocchezza, un giochino macabro che fatica a essere divertente. Il secondo racconto, «Il cancellatore», è una sorprendente vicenda di mutua distruzione e ricostruzione tra un vecchio e un ragazzino. La traduzione dal francese però è così: «Giustamente la ricevette l’indomani». Giustamente. Guasta.
Really cute and quirky and at the same time thought provoking and a dream like fever. I would recommend these two beautiful short stories to people who appreciate Jean Pierre jeunet films. I'm definitely leaving this book feeling more inspired to have a deeper dive on Bruckner's works.
Snažan alegorični potencijal. Dobar dio – urnebesan. Podsjeća me na Woody Allenove mocumentaryje. Onirični trenutci (npr. pazikuća koja traži unučicu). Totalno nesklapan i nezadovoljavajući kraj. Apropos, Bruckner na GR "profilnoj" izgleda kao Tim "The Tool Man Taylor" Allen.