Düş kovalayancılık; borsa bankerliği, know how advısorluğu, creatif menagerlik, disko-bar işletmeciliği, kanal sahipliği gibi günümüzün "in" mesleklerinden değil... Oldum olası "out". üstelik sosyal güvencesi filan da yok. Düş diye kovaladığınız şey bazen sizi de önüne katıp kovalayan bir kâbua çıkabiliyor... Ama gene de keyifli ve heyecanlı... Tıpkı filmlerdeki kovalamaca sahneleri gibi... Düşten kahramanlar kaçışıyor, merdivenin tepesinden bir boyacı adam düşüyor, yerler rengârenk, seyyar satıcının sebzeleri uçuşuyor, belediyeciler, politikacılar, askeri ve mülki erkân, ev kızları, yarım aşklar, çalıntı şiirler, keyif kâhyaları, hüzünlü, sade, dudak tiryakisi gülüşmeler...
İTÜ İnşaat Fakültesi İnşaat Mühendisliği mezunu olan Atilla Atalay, 1979 Yılından başlayarak profesyönel mizah yazarı olarak çeşitli dergilerde yazılar yazdı. Gırgır, Fırt, Hıbır Mizah dergileriyle birlikte bir süre haftalık olarak yayınlanan Gazete Pazar'da ve Milliyet Gazetesi Kültür Sanat Eki'nde köşe yazıları yazdı. Mizah dergilerindeki köşeleri Eray ve Sıdıka büyük ilgi çekti. Yazıları halen Leman ve Lemanyak Dergileri'nde sürmektedir.
"Sıdıka" adlı tiplemesi Atıf Yılmaz ve Mahinur Ergun'un yönetiminde Show TV için televizyon dizisi olarak çekildi. Haluk Bilginer ve Zuhal Olcay için yazdığı "Gelecekte İnecek Var" adlı mini TV dizisi ise ATV'de yayınlandı.
Uzun zamandır hiçbir kitap beni böyle güldürmemişti. Atilla Atalay gerçek bir mizah ustası. Çocukken izlediğim Sıdıka'dan beri büyük hayranıyım zaten. Telos Yayıncılık'ın 1992'de bastığı Düş Kovalayan'ı sahafta görünce, tabir caizse, üzerine atladım. Bay Atalay'ı tanımayanların en kısa sürede tanışmasını, tanıyanların bu kitabı mutlaka okumasını tavsiye ederim. =)