“Geçimsiz, edepsiz, hafif nevropat, ıslah olmaz sosyopat Hilal. ‘O’ sınıfın en güzel kızı. Masum bir bedenin altına gizlenmiş şeytani yaratık.”
Peki onunla tanışmaya hazır mısınız?
Başına buyruk, dik kafalı, günlerini okulu asıp hayatın tadını çıkararak geçirmek isteyen Hilal’in büyük bir sorunu var. Kontrolcü annesinden tutun da hapishaneden bozma lisesindeki öğretmenleri ve her sokağın köşesine konuşlanmış türlü türlü psikopat karaktere kadar herkes O’nun bu serseri ruhunu kısıtlamak istiyor. Yine de Hilal hayatını istediği gibi yaşamaya kararlı ve kimsenin yoluna çıkmasına izin vermeye niyeti yok. Kendisine körkütük âşık Şeytan’ın bile. Siz siz olun, Hilal’e bulaşmayın. Bulaşırsanız da başınıza geleceklerden siz sorumlusunuz.
Usta çizer Kenan Yarar’ın kültleşmiş çizgi roman serisi Hilal’in bu ilk cildinde Hilal’in erken dönem hikâyeleri yeniden bir araya getiriliyor. Yarar, yeni edisyona özel yazdığı giriş yazısında Hilal maceralarının nasıl ortaya çıktığını anlatıyor. Bizzat çizeri tarafından tekrar elden geçirilen, yenilenen, renklendirilen bu hikâyelere ek olarak Hilal’in ilk dönem orijinal dergi sayfaları ile taslak ve çizimleri de ilk kez okurların beğenisine sunuluyor.
Çizgi romancılığa 1992' de RR (Resimli Roman) ve Zeplin dergilerinde başladı. Daha sonra Dıgıl, Avni, Car-Men, Eroskop gibi dergilerde çalışmalarını sürdürdü. Uzun süre çalıştığı Hıbır ve HBR Maymun'da çizgi kişiliğini oturttu ve kendi okuyucusunu buldu. Hıbır'da çizmeye başladığı Hilal karakterini L-Manyak'ta ve Lombak'ta da çizmeyi sürdürdü ve popüler hale getirdi. Hilal'in yanı sıra Psikoz öyküleri başlığıyla kısa fantastik öyküler çizmeyi de sürdürdü. Lombak dergisinin kapanmasının ardından Psikoz öyküleri'ni Penguen dergisinde çizmeye devam etti.
Çizgileri Enki Bilal ve Milo Manara etkisinde gelişse de zamanla kişiliği oturmuştur. Günümüzde çizgi roman denilince Galip Tekin ve Suat Gönülay ile birlikte ilk akla gelen isimlerdendir.
Benim içimdeki şeytan Hilal’inkinin yanında “care bear” kalıyor, ahahaha. İlk kez okudum. Bazı sahneler aşırı rahatsız ediciydi ama neden böyle tercihler yapıldığını da görebiliyorum. Devamını da okuyacağım bakalım.
Çok eskiden beri bilirim, tanırım Hilal'i. Absürd saçma sapan gelişen olaylarını da öyle. Bir toplama albümde görmek mutluluk verdi. Fakat keşke daha büyük ebat yerine, daha çok hikayeyi barındıran kalın bir cilt olsaydı. Evet, ilk eleştirim ebat ve sayfa sayısı. Tamam, ekonomik bir boyutu vardır mutlaka ama bu fazla kısa olmuş sanki.
Dünyayı belli bir oranda ciddiye almamız gerektiği için Hilal hep bana fazla sürreal geldi. Hiçbir şeyi ciddiye almama halinin karanlık bir yansıması. Dünya ona göre gerçek değil; yakıp yıkabileceği, insanların zaten berbat hale getirdiği bir yer. Kendisi de Şeytan'ın çocuğu zaten bir nevi. Ben karanlık tarafımla onunla empati kurabiliyorum ama onun geçtiği sınırın ötesine de hiçbir zaman geçmek istemezdim, o yüzden belki o benimle karakter olarak empati kuramıyordur. Çizimler şahane, hikaye tutarlı ama bir yıldız eksik olmasının sebebi bu karışık durumdan dolayı.
İlk hikaye muhteşemdi. Sonrasını da çok sevdim. Her ne kadar bazı sahneler Lolita tarzı problematik erkek fantezisi gibi dursa ve aşırı rahatsız edici olsa da (Hilal'in Marquis de Sade kitapları okuması ve porno izlemesi, grup seksli rüyalar görmesi, hocası tarafından cetvelle spanklenmesi, başka bir hocasının sinemada cinsel organını tutup dalga geçmesi, dilsiz engelli bir çocuğa vajinasını göstermesi, bir adamın suratına sıçması, sürekli tecavüze uğramanın eşiğinden dönmesi vs.) feminizmi geçici olarak rafa kaldırıp sadece sanat olarak baktığımda 5 yıldızlık keyif alabildim.
çizimler müthiş, hilal zaten çok güzel... ama o kadar. belki de ben daha mizahi bir şey bekliyordum fakat absürt olayların çoğu can sıkıcıydı zevk alınacak türden değildi. bir ara bende mi sıkıntı var diye düşündüm bir sürü orgy sahnesi vardı ve hilal liseli? bilemiyorum altan.
Hilal kesinlikle sınıfın en güzel kızıydı. Meslek lisesinde okuduğum yıllarda, L-Manyak ve Lombak'da hiç kaçırmadan okudum Kenan Yarar'ın bu masum deli şeytanını. Yaşadığımız yılların güzelliğinden miydi, bilmiyorum. Hilal'in asiliği ve ağzı bozukluğu aklımızda sarsılmaz bir yer edinmiş... Eğlenceli vurdumduymaz lise yıllarından günümün sıkıcı ortadoğu bataklığına unutulmaz bir selam daha yolluyor, Hilal... öyleyse ikinci kitaptan hatırlamaya, okumaya, izlemeye devam.
Kenan Yarar'ın çizimleri harika. Türkiye'de şu anda böyle çizgi romanlar hala üretiliyorsa önerirseniz sevinirim. Çok sert bir dili var, ama resimler çok güzel. Çocuklar için uygun değil, ama yetişkinler okusun :) Bazı karelerde yazılar çok küçük geldi, yeni çıkabilecek kitaplarda dikkate alınabilir.