Jump to ratings and reviews
Rate this book

Изхвърляне

Rate this book
"Това изречение е доказателство, че съм се научил да пиша. А това пък е доказателство, че ти продължаваш да четеш. Заедно ще извършим едно престъпление, за което ще има две доказателства. Ще сложим край на един живот..." /Хакан Гюндай/

224 pages, Paperback

First published January 1, 2007

57 people are currently reading
1201 people want to read

About the author

Hakan Günday

25 books1,203 followers
Hakan Günday was born in Rhodes in 1976. He finished his primary education in Brussels. After attending Ankara Tevfik Fikret High School, he studied at the Department of French Translator in the Faculty of Literature of Hacettepe University. He then transferred to Université Libre de Bruxelles. Günday continued his study in the Faculty of Political Sciences at Ankara University. He published his first novel, Kinyas ve Kayra, in 2000.

He is also a playwright and working in cooperation with DOT company- İstanbul (http://go-dot.org/).

His play Mandrel did its premiere at the 17th International İstanbul Theatre Festival (2010). (http://tiyatro.iksv.org/en/program/27)

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
1,029 (36%)
4 stars
1,080 (38%)
3 stars
535 (19%)
2 stars
126 (4%)
1 star
42 (1%)
Displaying 1 - 30 of 138 reviews
Profile Image for Oguz Akturk.
290 reviews741 followers
March 6, 2021
YouTube kitap kanalımda Hakan Günday'ın bütün kitapları ve kitaplarını okuma sırası hakkında bilgi edinebilirsiniz:
https://youtu.be/uqCotb6in_0

"İnsanlar göründükleri gibi değildir. Kendileri hakkında kendilerine bile dürüst olamıyorlar. Kendilerinden bahsederken süslemeden edemiyorlar." Akira Kurosawa

Aylardır hazırlamak istediğim ve uzun zamandır da araştırmalarımla birlikte düşünsel altyapısı için uğraştığım "Hakan Günday kitapları okuma rehberi"me hoşgeldiniz. Bu inceleme yaklaşık olarak 10 kitabın, yüzlerce sayfanın ve sayısız içselleştirmenin ekranlarınıza bir öz olarak yansımasıdır.

Sadece 5-10 dakikanızı ayırıp bu incelemeyi sonuna kadar okuduğunuz takdirde belki de haftalarınızı alacak Hakan Günday okumalarınızı daha bilinçli yapabilir ve onun kendisinin dediği zihinsel maceralarını anlamlandırma konusunda iyi bir yol alabilirsiniz. Daha çok okurun bu rehberden faydalanabilmesi için de bu incelemeyi paylaşabilirsiniz, emeğe saygı +rep.

Bunları dedikten sonra ilk olarak "Neden okuma rehberini Azil kitabı incelemesi olarak yazıyorsun?" sorunuzu cevaplayayım. Çünkü arkadaşlar, Hakan Günday'ın zihinsel macera felsefesini anlayabileceğimiz en isabetli kitabı Azil'dir. Dostoyevski'nin, Alfred Adler'ın, Sigmund Freud'un ve daha nicesinin içinde bulunduğu "Delilik ve Dahilik Arasında Gidip Gelenler Derneği"nin bir üyesidir Azil. Aynı yazarı gibi maceraların zihinsel olanını sever Azil de. Kinyas gibi, Kayra gibi, Zargana gibi, Derda ve Derdâ gibi...

Hakan Günday'ın zihinsel macera kitapları yazdığını nereden mi çıkarıyorum peki? Kendisinin bir söyleşisinde yıllar önce benim soruma verdiği o cevaptan elbette:

https://streamable.com/utxutg

Maceraların zihinsel olanını sever Hakan Günday da, Azil de. İnsanların göründükleri gibi olmadıklarını, kendileri hakkında kendilerine bile dürüst olamadıklarını veya kendilerinden bahsederken süslemeden edemediklerini hepimizden çok daha iyi bilirler. Delilik ile dahilik arasında gidip gelmelerin şiddetinden bir köprüyü bu yüzden inşa etmişlerdir ya zaten. Hani şu işçileri hatıralarımız, acılarımız, hayal kırıklıklarımız, toplumsal yaralarımız ve bilinç ile bilinçdışımız arasında dokuduğumuz mekikler olan beynimizdeki meşhur köprüden bahsediyorum...

Günday'ın metinlerarasındaki ilham perisi olan Celine'in Gecenin Sonuna Yolculuk kitabında Hakan Günday'ın Azil gibi bütün karakterlerini özetleyen bir cümle vardır:

"Aynı yerde kaldıkça, nesneler ve insanlar yozlaşır, çürür ve de leş gibi kokmaya başlarlar."

Hiçbir Hakan Günday karakteri aynı yerde kalmaz, aksi takdirde nesnelerin ve insanların yozlaşacağını, çürüyeceğini ve leş gibi kokmaya başlayacağını çok iyi bilirler. Sürekli kaçış halinde olarak belki kendilerinden de kaçar onların karakterleri, ama ne olursa olsun dünyanın acılarından ve toplumsal yaralardan kaçamayacaklarını çok iyi bilirler... Çünkü "Dünyanın en çaresiz çocuklarına en güzel hayalleri kurduran umut denilen o doğal felaketten" nefret eder Hakan Günday da. Zaten coğrafi keşiflerin edebiyat şubesidir Hakan Günday. Elbette insanın keşfetmesi gereken esas coğrafyanın insan ve zihni olduğunun da fazlasıyla farkında biri olarak...

Evet, alkol, cinsellik, uyuşturucu, argo, farklı tercihler ve dışlanmış insanlar da bolca vardır onun kitaplarında bu arada. Fakat bir sorsanıza kendisine, niye vardır? Hayatın içinde olup da yadsımamamız gereken, modern ve popüler edebiyatın el atmaktan çekinip halının altına attığı, bazılarımızın hayata anca bu şekilde tutunabildiği konulardır bunlar. Hem de modern edebiyata dil, biçim, içerik ve üslup açılarından külliyen bir karşı çıkıştır. Yani Hakan Günday'ın en sevdiği yazarlardan biri olan Oğuz Atay'ın, Korkuyu Beklerken kitabına başlangıç yaptığı o cümleler gibi Günday'ın bütün karakterleri de "Kalabalık bir topluluk içindeydi. Başarısızdı."

Hayattan "azl"edilenlerin, onu bir "piç" gibi bırakanların, içinde tuttuğu acıları "zargana" misali delip geçenlerin, "kin" ve "yas"ın bulmak istemediği "kayra"sıyla dünyanın en büyük enerjili tepkimesini açığa çıkaranların, "daha" "az" mutsuzluk isteyip de her seferinde daha çok "ziyan" ile karşılaşanların yazarıdır Hakan Günday.

İsterseniz bütün bu yazdıklarımı ve diğer detayları bir video olarak da izleyebilirsiniz: https://youtu.be/uqCotb6in_0

“Aşırı tutkulu bir Hakan Günday hayranı olmak istiyorum ve bütün kitaplarını okumak istiyorum” okuma sırası bence şöyle olmalı:
- Gecenin Sonuna Yolculuk (Bonus)
- Kinyas ve Kayra
- Zargana
- Piç
- Azil
- Ziyan
- Az
- Daha
- Malafa
- Kana Diz Kana

“O kadar detaya gerek yok, Hakan Günday'ın en önemli kitaplarını okusam da bana yeterli olur” okuma sırası ise bence şöyle olabilir:
- Kinyas ve Kayra
- Azil
- Ziyan
- Az
- Daha

Daha çok okurun bu rehberden faydalanabilmesi için bu iletiyi paylaşabilirsiniz, emeğe saygı +rep. Keyifli ve Hakan Günday'ın zihinsel maceralarının arasında aidiyetlerinizin ihtimallerini daha çok keşfetmeye yakınlaşabileceğiniz meraklı okumalar dilerim.
Profile Image for Merve Şahin.
478 reviews18 followers
January 21, 2019
Hakan Günday'ın bir çok kitabını okumuş biri olarak gerçekten sadece bunda mutlu son olmasını umutla beklemiştim. Her yükselişte tamam oldu diyordum. Bir daha düşüş görmeyecek Asil. Fakat Hakan Günday bu mutlu bir kitap yazabilir miydi?
Asil zihninde engeller taşıyan kendi içinde kendini doğuran delilik ile dahilik arasında sıkışmış biri. Yer yer dahi yanı sayesinde zirveye çıkıp, yer yer deliliği sayesinde tekrar dibi boyluyor. Gerçekten uç noktada bir kitap. Okurken sorgulamayı seven insanların tam anlamıyla tatmin olacağı cinsten.
Profile Image for huzeyfe.
603 reviews86 followers
June 1, 2017
Hakan Günday'ın üslubunu, vurucu ve çarpıcı cümlelerini ve kitaplarındaki yoğunluğu seviyorum. Bu kitap da hem diğerlerine benzeyen hem de diğerlerinden farklı olan şeyler var. Sürekli değişen akış, olayların birbiri içine bu kadar çok girmesi ve her seferinde şaşırtıcı bir şekilde yön değiştirmesi kitabı daha da sevmemi sağladı. Ana karakterin duygu ve düşünce yoğunluğu bence Hakan Günday'ın kendi dünyasının bir yansıması. Çok değişİk bir dünyası ve basitçe bahsettiği aslında üzerinde durulsa her biri ayrı kitap olacak olayları kurgulayabilecek müthiş bir hayal gücü var yazarın. Saygı duymamak elde değil.
Profile Image for Hakan.
830 reviews632 followers
August 10, 2015
Popüler genç kuşak yazarlarımızdan Hakan Günday'ın okuduğum ilk kitabı. Elime tesadüfen geçmişti. Bana göre olmadığını ilk sayfalarından anladım. Yine de bu kadar hayranı olduğuna hürmeten sabırla bitireyim, hiç olmazsa şu fani dünyadan bir Hakan Günday romanı okumadan gitmeyeyim dedim. Zeki bir yazar olduğu kesin ama çok iddialı laflar, bilgiçce saptamalar içeren tarzı bana hitap etmedi.
Profile Image for Özlem Güzelharcan.
Author 5 books348 followers
August 30, 2016

Vurucu, etkileyici cümlelerle dolu, karakterlerin iç sesleri ve monologlari ile sanki bir kaç perdelik bir tiyatro oyununu anımsatan bir roman Azil. Az'dan sonra okudugum ikinci Hakan Gunday romani.

Roman, Az kadar etkileyici ve sğrğkleyici degil maalesef. Bir de okurken şöyle bir izlenime kapildim; sanki yazarin ilk romani bu ve Günday, anlatmak istedigi her seyi bas karakterin agzindan, soluk almadan anlatiyor, dolayisiyla biraz yorucu ve ara ara kurgudan uzaklasan, abartılı bir anlatima sahip.
Profile Image for Ecce.
11 reviews9 followers
Read
August 11, 2012
Çelişki seni öldürür. Çelişki işkencedir. Çelişki buz tutmuş bir göldür. Çelişki, buz tutmuş gölün çatladığı andır. Çelişki, göldeki çatlağa saplanıp donmaya başlamandır. Çelişki, yardım istemek için açtığın ağzına dolan sudur.
Profile Image for Kaplumbağa Felsefecisi.
468 reviews82 followers
March 17, 2016
Asil
O bir deli.
Deli olduğu için kabul edilemez.
Deliliğe övgü için affedilemez.
Delinin dehası dünyaya yenilirse ismi Asil olurdu.
Profile Image for Gülbike.
19 reviews2 followers
February 18, 2025
Bu kitap beni buruşturdu, içime katladı, sonra tekrar açtı.

Beni buna bulaştırdığı için Hakan Günday’a sinirliyim. Çünkü yavaş yavaş içime sızdı. Az. Daha. Kinyas ve Kayra. Piç. Önce birkaç cümleyle çarptı, sonra birkaç sayfa. Kitapları beni içine aldı, kapıyı kilitledi ve sonuna kadar sürükledi. Hipnoz gibiydi. Uyuşturucu gibi. Okudukça kayboldum. Ama huzur içinde değil. Kontrolsüz bir düşüşle.

Ve Azil.

Azille birlikte hepsi birden içimde patladı. Bir kimyasal reaksiyon gibi. Tam da istediği gibi. Cümleleri o kadar sert, o kadar keskindi ki. Okurken bazen nefes almayı unuttum. Sınır yok. Sansür yok. Acıma yok. Zehir gibi. Ve bu zehri çok sevdim. O yüzden Asilin oldugu gibi benim de zihin kemiklerimi kirdi. Ya da kemiklerimden bağımsız bir zihin yarattı.

Bunları nasıl düşündü? Benden önce nasıl yazdı? Benim elimden düşüncelerimi aldı. Daha ben düşünmeden. Beni benden önce gördü.

Bittiğinde çok büyük bir boşluk çöktü. O çekilme hissi. İçimde bir şey eksildi. Ya da belki yeni bir şey eklendi. Emin değilim. Ama Hakan Günday’a sinirliyim.
Profile Image for Sinem Çelik.
14 reviews2 followers
June 10, 2015
Hakan gündayın kitaplarında kanımca giriş kısmı çok uzun sürüyor. Örneğin azilde gelişme ve sonuç kısmı kitabın son 30 sayfasından ibaret. Olayların gelişmezliğinden ve durağanlıktan sıkılıp ha bıraktım ha bırakıcam derken; bir anda kitabın sonuna doğru karşılaştığınız senaryo sizi büyülüyor. Bunu piçte ve kinyas ve kayrada da yaşadım. Tarzı bu adamın. Ama şunu diyebilirim ki, sıkıldım demeden kitaplarını bitirin, bu adam bana geleceğin chuck palaniuk'u gibi geliyor.
Profile Image for hilalino.
66 reviews7 followers
March 1, 2024
Her insanın boşluğa doğma hakkı olmalıydı. Vatansız, toplumsuz, ailesiz ve kişiliksiz olmak her insanın hakkıydı. Hiçbir insan, genetik ve kültürel mirasın baskısı altında yaşamaya mahkûm edilemezdi. Hiçbir insan, Tanrı'nın iyi olduğuna inanmak zorunda değildi.
Profile Image for Orhan Aksu.
24 reviews3 followers
July 20, 2015
kafa çok karışık ve hızlı...
yokavarmak acayip bir şey...
hikaye enteresan...
okunulası...
Profile Image for Seyma.
50 reviews
January 22, 2020
16 yaşımda ilk okuduğumda nerdeyse hiçbir şey anlamamış olduğumu fark ettim 20 yaşımda. Çok güzel bir kitaptı hem eğlendirdi hem üzdü depresyona soktu.
Profile Image for Cihan.
135 reviews14 followers
July 25, 2021
Yani, ne denir ki? Söylemek istediklerinizin çok, yazabilme kabiliyeti göstereceklerinizinse bir o kadar az olduğu anlardan biri. Asil.. Çok güzel bir isim değil mi? Nice derinlikler, özgün notalar çağrıştıran bir dünyaya davet adeta. Peki ya Hakan Günday’ın bize anlattığı Asil kim? Ne kadarı örtüşüyor o dünyanın ilk izlenimiyle? Her neyse. Bu dünyada delilik, başka bir tür seçilmişlik bana kalırsa. Deliliğin sınırlarının gücü korkutucu mu, ya da sihri tarifsiz mi demeliyim bilemedim. Asil’in dehayla yoğrulmuş deliliğinde, kendi hayatınızdan kesitler gördükçe, hislerinizin kafesinde yaşamanın o kadar da kötü olmadığını görüyorsunuz. Belki defalarca o kafesi kırmak için yeltendiniz, sayıp sövdünüz yaşadıklarınıza. Ancak şu var ki, Asil gibi, hayatı yaşarken neyi, ne kadar ve ne ölçüde gerçeklikle yaşadığınızı bilememek, bu dünyanın hem laneti hem de eşsiz bir hediyesi gibi. Naçizane diğer türlüsü fazla sıradan, renksiz, sanki nefes alamayan bir insan gibi. Azil, deliliğe yaklaşanların, delilik çukurunda kendi bayramını yapanların, dehasını inandıramayanların ve kendi dünyalarının anlatılamayacak farklılıkta olduğuna gönülden inananların çarpıcı bir aynası. Okundukça da kendine ışık tutacak nice bireyler olacağına inancım sonsuz. Zira ben de az önce kendisine teşekkür ederek kapattım kapağını. Rastlaşmanız bol olsun..
3 reviews
October 15, 2013
Okumasi son derece keyifli. Ancak oldugundan fazla olmaya calisiyor hem Asil de hem de Azil. Yansitilan fikirler cok daginik ve butunlukten yoksun. Ilk ceyreginde dikkatli ve sindire sindire okumaya calismis olsam da bir sure sonra Asil'in soyut dusuncelerini bir temele oturtmak imkansiz hale geldi ve kendimi kitabin akisina biraktim kafa yormak yerine teker teker.

Bazi hepimizin bildigi kavramlar gereginden fazla ustu kapali olarak Asil'in dusuncelerine yansitilmis ki boylece temelinde yatan fikirlerin orjinallikten yoksun oldugu kolayca anlasilmasin.

Asil'in ne dedigine kafa yormadan okundugunda ise hos bir kitab ve kolay okunuyor.

Yazim stili olarak da beni en cok rahatsiz eden gereginden fazla kullanilmis ve ne yazik ki çiğ kalan mecazi benzetmeler.
Profile Image for yamyamorama.
7 reviews5 followers
October 4, 2014
Ergen saçmalamasıyla, ilginç olmak arasında seyreden bir kitap.
Profile Image for Özlem.
55 reviews2 followers
February 21, 2024
Hakan Günday’ın düşünme ve dünyayı algılama tarzına bir kere daha hayran olduğum bir eserdi. Yarattığı Asil karakteri ve karakter üzerinden anlattığı iç içe geçmiş başka hikayelerle sanki aynı andan birden fazla eser okuyormuşsunuz gibi hissettiriyor.

Asil’in karanlık zihni ile tanıştıkça her seferinden daha da şok oluyor bu kadarı da olmaz diyoruz, ama Asil durmuyor ve oluyor. Bazen durup sindirmek istedim, çünkü o kadar çok bilgi veriliyor ve olay silsilesi yaşanıyor ki, algınızı hep açık tutmak durumunda kalıyorsunuz.

Kendisinin de özetlediği gibi milyonda bir bir Asil meydana geliyor, bu zihin ile döneminde yaşayabilenler kendine peygamber dedirtiyor, yaşayamayanlar ise tedavi görülmesi gereken insanlar olarak yargılanıp, sindiriliyor. En çok beğendiğim kısımlardan birisi de okuyucuyu ikilemde bırakabilmesi, bir olay aniden tam tersine dönüyor ve okuyucu olarak hangisi aslında gerçekti bilemiyorsunuz.

Sonuyla ilgili bence Hakan Günday karakterlerini köpüklü dalgaların olduğu sahilde yüzleşmeler yazmayı çok seviyor :)
Profile Image for Simay.
81 reviews5 followers
January 10, 2014
Kitabı bitirdikten sonra kapaktaki "deha ile delilik arasında seyreden bir hayat..." ifadesinin çok yanlış olduğunu düşündüm. Bence ana karakterimiz ne dahi ne de deli; zekası hiç de abartıldığı gibi iki uç arasında gidip gelmiyor. Hatta bence zekasının algılayabildiği iki olgu var Asil'in; iyilik ve kötülük; ve gene bence, iyilik ve kötülük, dahilik ve delilik gibi uç noktalar olmak zorunda değil. Yazarın betimlemelerini, karaktere ya da bana düşündürttüğü fikirleri gene çok sevdim. Zaten içimde olan bazı düşünceleri birinin yazıya dökebilmesi hoşuma gitti çünkü. Olasılıksız izinde giden, sonra bunu anlayıp, ya n'apıyorum ben, kendime bir yol çizeyim, diyerek gireceği yolu pek çok kez şaşırmış bir kitap olmuş. Karakterlerin sağlamlığıyla hikayenin dağınıklığı çok uyumsuz. Tabii ki bu böyle tercih edilmiş olabilir, ama beni okurken defalarca rahatsız etti. Son yıldız, Asil'in gözlerine gelsin.
Profile Image for Cansu.
3 reviews
March 27, 2014
Kafamı, aklımı, kalbimi ve nihayetinde bünyemi karıştırarak, keçilerimin bi lunaparka gidip eğlendiği kitap olmuştur.
Profile Image for Erman.
63 reviews9 followers
September 16, 2022
Hakan Günday 'edebiyatı' hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadan başladım bu kitaba. Her şeyden evvel şunu söylemek gerekiyor, fevkalade yorucu; ancak bunun sebebi 'edebiyatın' derinliği değil. Tek sözcüklü, iki sözcüklü, kimi zaman yüklemi bile olmayan ilkokul fişi tadındaki cümleler kitap okuma 'iştahımı' kısa sürede yok etti. Bir örneğini aynen aktarıyorum: "...Tek tek çıkarıp yere bıraktı. Yumuşak ve buruşuk kağıdı kutuda bıraktı. Kutuyu da uzanabildiği masanın üzerine. Adidas. Stan Smith. Bembeyaz. Yavaşça gömdü çıplak ayaklarını. Sırayla. Bağladı ikisini de. Ama beğenmedi. Hiçbir zaman doğrusunu öğrenememiş ve bir ayakkabıyı kalıcı biçimde bağlamayı başaramamıştı. En fazla bir saat içinde çözülen düğümler. Belki bir buçuk. Halbuki annesi yüz kez göstermişti. Belki de bin..."
Bu satırlar ve alelade benzerleri yazarlık tutkusuna sahip bir lise öğrencisine değil, önceki romanlarıyla hiç de fena sayılmayacak okur kitlesi yaratmış bir yazara ait! Hadi üslubu ben kavrayamadım diyeyim fakat içerik namına da üstüne kafa yorulacak bir şey bulamıyorum. Sadece 'Asil'in Mektubu' başlıklı ilk bölümün sonuna doğru yine bu saçmasapan tek kelimeden mürekkep cümlelerin arasında ışık veren birkaç sayfa var; ki zaten bu sayfaların hatırına kitabın yarısına kadar ilerleme sabrını gösterdim. Ancak her şey daha da kötüye gitti. Birçok yorumda 'daha iyi özümsemek, anlamak için tekrar tekrar okunması gerektiğine' dair ifadeler görüyorum. Mahvolmuş bu ülke, yazık!
Profile Image for littlesunshineemily .
204 reviews9 followers
December 21, 2022
Sen muhteşem bir yazarsın Hakan Günday.
Okuduğum kaçıncı kitabı artık saymıyorum, en sevdiğim ikinci kitabı oldu ama. "Daha", "Azil" ve "Az". Bir kitap olsam beni Hakan Günday yazsın isterdim.
Asil, bir dahi- bir deli, Asil kendinin, insanların ne/kim olduğunu bilmeyen, anlam ve hiçlik sınırında ipin üzerinde yürür gibi yürüyen, uçurumun kenarında bakar gibi bakan ve ayaklarının altından minik taşları uçuruma yuvarlayan birisi.
Kitap, Asil'in aşık olduğu kadının cenazesine hazırlanırken aldığı bir mektupla başlıyor. Sonrası, tam "hah şimdi oldu, anladım" dediğimiz yerde bizi ters köşe yapan, tüm anladıklarımızın anlamsız bile değil aslında var olmadığını kanıtlarcasına gözlerimize sokan bir kitap. Muhteşem, muhteşem bir kitap. Dinlediğim kitaplardaki sıkıntı, canım istediğinde kapağına dokunamamak olduğu için, mecbur kitap versiyonunu da alacağım.

“Biz asla yalan söylemeyiz. Gerekirse gerçeği değiştiririz. Söylediklerimize uysun diye.”

“Suçladı. Herkesi. Kendini. Yalnız kalamadığı için. Yalnız bırakılmadığı için. Yanında daima insanlar olduğu için. Ve onların yanında daima aptal ve kötü olduğu için. Baskıya dayanamadığı için. Bedeninde ve ruhunda bu kadar delik olduğu için. Ve o delikler, başkalarının düşüncelerinin geçebileceği genişlikte olduğu için.”
Profile Image for Emre Tosun.
39 reviews
April 26, 2023
her sayfasında okuru hayrete düşürmek amacı taşıyan bir kitap 'azil'.
asil'in başından geçenler bana yer yer 'e bu kadarı da fazla' dedirtse de kitap bir şekilde kendini okutuyor. metnin özellikle ilk bölümü aforizmalarla dolu olduğu için kitabın içine girmek zaman alıyor ancak ikinci bölümle beraber tempoyu yakalıyor ve asil'in öyküsüne dahil olabiliyorsunuz.

deha ile delilik arasında gidip gelen asil'in hayatını okurken, hakan günday'ın türk edebiyatının en kıymetli kalemlerinden biri olduğunu bir kez daha anlıyor ancak onu okuyup hazmetmenin de her okurun harcı olmadığını kabul etmek zorunda kalıyorsunuz.
Profile Image for Koray.
310 reviews59 followers
August 9, 2018
Okuduğum ilk Hakan Günday kitabı. 2015' te okudum ve buraya birkaç alıntı eklemek istedim. Benimle savaşma. Çünkü kazanırsan, kaybedersin. S.14
Düşünce şeytandan, davranış Tanrı'dandır. Hangi düşüncenin davranışa dönüşeceğine karar verense insandır. S.24
Düşünceler, duyguların çekim alanına girince bükülürler. S.33
Sonunda Tanrı sıkıntıdan patlamıştır. Buna da big bang denir. S.99
Anımsamadığı için geçmişi, önemsemediği için geleceği yoktu. S.151
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Anıl Ay.
171 reviews6 followers
December 5, 2019
Hakan Günday'ın biraz daha kendi kalemi dışında yazdığı, tek bir karakterin fiziksel ve ruhen varoluş çabasını anlatan, sonlarına doğru heyecanını kaybeden bir eser.

Asil karakteri, aslında yine yazarın tasarı anlamında çok önemli bir başarısı. Ancak hikayenin belirli tekrarlara düşmesi ve sonlarına doğru okuyucuyu boğabilecek olması kitabı frenliyor.

Çok özel bir karaktere sahip yine de eser. Ve nedense Hakan Günday'ın aykırı bir biçimde ekranlara aktarabileciği
Profile Image for Seda Asolar.
134 reviews3 followers
August 3, 2024
Benim Hakan Gunday okumakla ilgili zaten sorunum var ama bu negatiflik 20 yil oncesinde kalmis olabilir diye dusunmustum. Kitap klubumuzun 2024 kis listesinde Azil yer alinca hadi bir cirpida bu kisa kitabi okurum diye motive oldum. Tamam cok bariz din, devlet, toplum, aile, birey elestirsi derdi ile yazilmis ama… Mesajlarin acik acik verilmesi, yarattigi ‘klasik’ karamsar ve hikaye orgusundeki karmasik hava. Melankoli de severim ama okurken bir labirentin icinde dolanirken yolumu bulmaya calismaktan yoruldum.
Seveni de cok var Hakan Gunday’in, ne diyeyim yolu acik olsun 👋
176 reviews1 follower
January 7, 2024
“Tek başına işlenen suç bir gözyaşıdır. Sırtında sadece sahibine yer vardır. Ancak suç, var olan en güçlü tutkaldır. Suçun işlenmesinde payı olanların her biri, birbirine yapışır. Her ne kadar birbirlerinden kaçmaya çalışsalar da suç çekimi onların ayrılmasını engeller. Sanıldığı gibi suçun işlendiği yere değil, birbirlerine dönerler.”
Profile Image for KevseR.
41 reviews5 followers
December 30, 2016
Azil, Hakan Günday'ın okuduğum 4.kitabı. Sanırım artık Hakan Günday yazmasa da bir metnin yazara ait olduğunu anlayabilirim. Bir Hakan Günday kitabında bulunan öğeleri sıralamak gerekirse;

-Karamsarlık ve bıkkınlık,çoğu zaman intihar fikri.
-Hayata ve insanlara,topluma karşı serzeniş,
-Genellikle toplumdan kendini soyutlamış,toplumda yaşayan insanlarla arası iyi olmayan,yalnızlığı seven karakterler,
-Alkol ve sigara alışkanlığı,
-Toplumun genelince benimsenmiş genel kurallar bütününe kinaye ve eleştiri,
-Çoğunlukla evden kaçış,kötü yaşam tarzı,
-İnsanları sürekli gözlemleyen ve sanki insanların zihnini okurcasına genellikle hangi harekete ne şekilde tepki vereceğini bilen tipler.
- Bol bol bu konu en güzel bu şekilde ele alınabilirdi dedirten tokat etkisi yaratan çeşitli konulardaki aforizmalar.

İşte Azil'de de yukarıdakilerin toplamından biraz biraz mevcuttu. Hakan Günday'ı gerçekten çok beğeniyorum. Toplumsal konulara,sosyal ilişkilere,insanların paraya olan bağlılıklarına ve ikiyüzlülüklerine yaptığı dokundurmalar çok yerli yerinde.Herkesin gizlediği kötü yönleri görüp,nefretini kağıda kusuyor gibi sanki,okurken çevrenizdeki herkesi irdeleyip tutarsızlıklarından nefret edebilirsiniz. Neyse ki bu his bir süre sonra geçiyor ve kendimizi kandırmaya devam ediyoruz. :)

Azil için en güzel özet aslında kitabın kapağında yapılan "Deha ile delilik arasında seyreden bir hayat... " cümlesi. Azil deli olduğundan hepsini uyduruyor mu yoksa dahi olduğundan mı delirmiş okurken içinden çıkmak mümkün değil. Hakan Günday'ın yarattığı aykırı karakterlerden birisi olarak mümkün olan tüm aykırılıklar mevcut kendisinde. Kafasında yaşayan başka bir Azil'le uzlaşma çabasını izliyoruz kitapta, tek bir bedende yaşayan bazen anlaşan bazen birisinin diğerine baskın geldiği iki Azil var gibi. Ya da Azil öyle olduğuna inanıyor.

Benim en etkilendiğim kısım " Ne kadar kötüsün?" belgeseli ile ilgili olan kısım oldu. Hakan Günday'ın kötü finallerine göre(genelde sanki konuyu nasıl toparlayacağını bilememiş ve geçiştirmiş gibi biten final kısımları) bu kitabındaki finali daha iyi toparlamıştı.

Sonuç olarak kitabın sonunda yazarın not düştüğü kısımdan bir alıntı yapmak istiyorum.

"Delirenler, affedilmez ve terk edilir. Bu da, suçu olmayan bir insana verilebilecek en büyük cezadır. Deliren habercilerin sonu, intihar değilse, linçtir. Benzersiz zihinlerini yönetmeyi öğrenip, hayatta kalanlarsa, peygamber olarak bilinir.
...
İnsanlık tarihi, kutsal olanları anlatır. Tarih, insanlık rahmine düşmüş peygamberleri anlatır. Azledilenlerin tarihini anlatansa, Asil’in hayatıdır. Çünkü hepsinin laneti aynıdır: Düşünmek. Çünkü hepsinin alın yazısı aynıdır: Düşünüyorum, öyleyse, varlığımı yok edebilirim."


Profile Image for Hiko.
356 reviews7 followers
May 14, 2020
Diqqətimi çəkən hissələrdən bəziləri:

Her nedense, gündüz mü yoksa gece mi olduğunu düşündü. Ne yanıt geldi ne de yanıtlama çabası.


Azınlıklar, ne etnik ne dinsel ne de renklere ilişkin olanlardır. Yeryüzü ve dışındaki tek azınlık, yanıtlardır. Her şeyi ve herkesi sorular yönetir. Evren nüfusunun çoğunluğu sorulardan oluşur. Soru ve yanıtların nadir evliliklerinden doğan melezler de bildiklerimizdir. Melezlerin ışığı neyi aydınlatıyorsa onu görürüz. Gerisi karanlıktır. Hiçbir gözün alışamayacağı kadar karanlık. El yordamının bile kör kaldığı karanlık. Kabul etmen gereken ilk gerçek de, doğumunda gözlerinin kapalı olduğudur. Hayata karanlıktan geldiğini bilmelisin. Anavatanın karanlıktır. Karanlığın kuralları yoktur. Karanlığın tarihi yoktur. Gözlenebilen tek hareket, karanlığın dışına düşendir. Sadece karanlığın dışı kurallara sahiptir. Doğumundan birkaç saat sonra gözlerini açmanın nedeni, ışığın seni beklediğini bilmendir. Kurallar, buluşmaların gecikmesini yasaklar. Kurallar, karanlığın dışındaki hareketin kimlik bilgileridir. Kurallar, onların varlığını bilmeyenlere göre kader, diğerleri için pusuladır. Önce varlıklarını kabul etmen, sonrasında da onları tanıman gerekir. Bedenli ya da bedensiz, her şeyin ve herkesin boyun eğdiği kurallar, yaratıcılığın sınırlarıdır.

Baban seni istemedi. Baban, ikinin üç olmasını istemedi. Baban seni öldürmek istedi. Nedeni basitti. Her doğumun bir bölünme, her bölünmenin de güç kaybı olduğunu düşünüyordu. Güç kaybı mutlak durağanlığı bozacak ve denge sonsuza dek yok olacaktı.

Ne kötüsün ne de iyi. Her şeyi düşünebilir, her şeyi hayal edebilir, ancak sadece seçtiklerim gerçekleştirebilirsin. Düşünce şeytandan, davranış Tanrıdandır. Hangi düşüncenin davranışa dönüşeceğine karar verense insandır.

Dolabın kapağını kapatmadı. Dönüp bakmadı. Sadece yürüdü. Sağlık sigortası yaptıranların aksine, kendini öldürecek birinin, başladığı işleri bitirmeme özgürlüğü vardı.

Çelişki seni öldürür. Çelişki işkencedir. Çelişki buz tutmuş bir göldür. Çelişki buz tutmuş gölün çatladığı andır. Çelişki, göldeki çatlağa saplanıp donmaya başlamandır. Çelişki, yardım istemek için açtığın ağzına dolan sudur.

Düşünceler mükemmel, ancak davranışlar kusurludur. Sindirilmesi zor kurallardan biri. Düşünceler zihinde doğar. Ve zihnin şartları üçboyutlu dünyanınkinden farklıdır. Zihnin şartları mükemmel düşünceyi oluşturacak niteliklere sahiptir. Çünkü zihin sürekli genişleme gücüne sahiptir. Oysa üçboyutlu dünyayla kurduğun ilişki bedenin ve duyularınla sınırlıdır. Üçboyutlu dünya zihninin aksine daralır ve davranışlarına kusurlar ekler. Zihinsel tasarıların ancak bir bölümlü davranışlara yansıtılabilir. Davranış daima eksik kalacaktır. Bir insanı sevdiğini düşünmek, ona bunu söylemek ve ardından sarılmakla anlatılamayacak kadar mükemmeldir. Bir insanı öldürmek, ondan nefret ettiğini düşünmenin yanında daima kusurludur. Hiçbir davranış, düşüncenin gerçek tercümesi değildir.

“Davranışa dönüşen düşünceler daima geçmişe aittir.” Yəni kiminsə bu gün elədiyi çox güman ki dünənlərdə fikirləşdiklərindən qaynaqlanır.

“Düşünceler, duyguların çekim alanlarına girince bükülürler.” İnsanlar tez irrasionallaşa bilir yəni.

Zihnin genişleme kuralı, insan ilişkilerinde de geçerlidir. Aile, bir olarak doğar ve dağılır. Bir zamanlar gülerek dövüştüğün kardeşinin evine, ancak önceden telefonla haber vererek gidersin. Bir zamanlar birlikte yıkandığın annenin, söz ettiklerinden hiçbir şey anlamadığını fark edersin. Uzaklaşmak doğaldır. Bunun için üzülme. Çünkü etrafa saçılan aile bireylerinin her biri kendi ailesini kurmaya gidecektir. Bazen yalnızlık, bazen dostluk, bazen de evlilikten ibaret aileler. İlişkilerin zaman içinde sıcaklığını yitirmesi doğaldır. Geçmişe özlem duymak, sadece zaman kaybıdır.

Artık intihar etmek aklıma gelmiyor. Her yarım saatte bir, ölmeyi düşünmüyorum. Yaşlanmak, böyle bir şey olmalı

“Bak Asil, bu kadının kocası iki yıl önce öldü. İntihar etti. Amerika’da. Bir tarikata üyeydi. Ölünce, başka bir galakside bulunan bir gezegene gideceklerine inanıyorlardı. Birlikte intihar ettiler. Önceki seansta sen, o gezegene gidip kadının kocasını buldun ve onları konuşturdun. Şimdi kadın, başka biriyle evlenmek istiyor. Ama ölü kocasının korkusundan bunu yapamıyor. “Adı ne?”
“Şefika,” “Gezegenin adını soruyorum.” “Kobo.” “Orayı biliyorum. Bende oradan geldim.” “Saçmalama!”
“Doğru söylüyorum. Kobo’da bir tarikata üyeydim. Bin iki yüz kişi, birlikte intihar edip dünyaya geldik.” :D

“Asil Yaşayan bir delidir. Anımsamadığı için geçmişi, önemsemediği için geleceği yoktur

Öncelikle, sizin de buranın bir parçası olmanızı istediğimi söylemeliyim. Deneyimleriniz, benim için çok değerli. Ancak kişisel birikimim ve dostlarımın katkıları, hayalimin sonuna kadar gitmem için yeterli değil. Katkınızı rica etmek için buradayım. Ne dersiniz?”

Ülkenin en kötü kişisiydi. Kişiliği ve düşüncelerinin aleyhinde yazılanlar ciltlense, mütevazı bir kütüphane doldurulabilirdi. İlk kötülüğünü yaptığında, kafanın içinde bir çekirdek oluşur. Kafanın içinde ayrı bir kafa. gibi. Şeftali ve çekirdeği gibi. Tamam mı?” Tamamdı. Yahya daha önce şeftali de görmüştü, çekirdeğini de. “İlk kötülüğünü yaptığında, kafan bir balon gibi patlar ve içindeki çekirdek, gözlerinden çıkıp gider. Ama, nasıl yerdeki bir taşı alıp bıraktığımda yere dönüyorsa, çekirdek de tekrar gözlerinden geçip kafana yerleşir. Artık, o andan itibaren kafanda iki Yahya vardır. Biri, ağzını açtığın zaman konuşan. Diğeri de çekirdekteki Yahya. Yani sesini, senden başka kimsenin duymadığı, kafandaki Yahya. Seninle konuşur. Sen de dinlersen, duyarsın.”

“Yemekten sonra oyun oynayalım ini?” Asil’den önce babası çekti dilini ve ateş etti. “Yahya, yemeğini ye! Rahatsız etme kimseyi.” Yaralanan Yahya’nın ilkyardımına koşmak, Asil’e düşmüştü. “Merak etmeyin. Sorun değil. Tamam Yahya, yemekten sonra.” Yaşı küçük ve bünyesi güçlü olduğu için hızla iyileşen Yahya, gülerek yemeğe devam etti.

Gölgeleri, eski masallardaki devlerinkine benziyordu.

Azil, Türkçede, görevden almak, Arapçada, hamileliği engellemek uğruna, kadının haricine boşalmak, anlamına gelir. Asil, görevden alınmış ve insanlığı döllememesi için, dışına terk edilmiştir. Çünkü, kendisine sunulmuş olan bilgi, yetenek ve düşüncelerin ağırlığından zihni kapanan ve delirmiş olan milyonlarca haberciden biridir. Delirenler, affedilmez ve terk edilir. Bu da, suçu olmayan bir insana verilebilecek en büyük cezadır. Deliren habercilerin sonu, intihar değilse, linçtir. Benzersiz zihinlerini yönetmeyi öğrenip, hayatta kalanlarsa, peygamber olarak bilinir.
Milyonlarca olasılıktan, sadece biri gerçektir. Milyonlarca doğumdan, sadece biri Asil’dir. Milyonlarca Asil’den, sadece biri Yahya’dır. Milyonlarca görevliden, sadece biri, görevi yerine getirir. Milyonlarca dölden, sadece biri kutsaldır. İnsanlık tarihi, kutsal olanları anlatır.
İnsanlık tarihi insanlık rahmine düşmüş peygamberleri anlatır. Azledilenlerin tarihini anlatansa, Asil’in hayatıdır. Çünkü hepsinin laneti aynıdır: Düşünmek. Çünkü hepsinin alınyazısı aynıdır: Düşünüyorum, öyleyse, varlığımı yok edebilirim.
Profile Image for Ilke Asilkan.
2 reviews
September 3, 2021
Bana bir şeyler öğrenmenin tek yolunun okumak olmadığını (resimdeki bir çizim tekniğinden de bir şeyler öğrenebilir, bisiklet sürmekten de, klavye ile yazı yazmaktan da...) Astronomi'yi hayatla bağdaştırarak gösteren kitap.
Displaying 1 - 30 of 138 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.