"Saçların yanaklarını örtemiyor artık," diye mırıldandı. Gözlerimi gözlerine çevirdim meraklı bakışlarla. "Sevmedin mi?" diye sordum üzülerek. Kafasını iki yana salladı. "Her halini seviyorum ben senin," dedi gözlerime bakarak. "Zaten çok güzeldin. Şimdi daha da göz önüne serildi bu gerçek." Yanaklarımın ısındığını hissettim. Kalbim sevgiyle ısındı. Utanarak gözlerimi kaçırdım. "Abartıyorsun bence," diye mırıldandım ağzımın içinde. Güzel miydim okadar? Bence ona öyle geliyordu. Gülümsetti bu söylediğim onu. Burnundan gülüşünün sesini işittim. Gözlerimi ondan uzak tutmak öyle zordu ki utandığım halde ona baktım tekrar. Utanıyor olsam bile her saniye onu görmek istiyordum. Utancımdan bayılacak olsam bile ona bakarken bayılmayı tercih ederdim. Sağ elinin başparmağı yanağımı ve çenemi okşadı narince. "Seni abartmak mümkün değil Arya." Kahverenginin en güzel tonuna sahip gözleri yüzümde geziniyordu. "Türkçe çok zengin bir dil ama seni anlatacak kadar değil."
Ateş serisi bu kitapla sona ermiş oldu. sanırım üç kitaptan en az bu kitabı beğendim. çok fazla uzun bir kitap olduğunu düşünüyorum. aryanın kayıp olduğu zamanların açıklamalarını beğendim, ama bulunduğunda ulaşın bakış açısını duymak isterdim aslında ondan sonra iyileşme döneminde ikisinin sevgi dolu ve derin düşüncelerle bakıştıkları ve sevgi sözcükler paylaştıkları zamanlar tabii ki de önemli ama çok fazla tekrarlandığını düşünüyorum ve kitabın gereksiz yere bu kadar uzun olduğunu düşünüyorum.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Önce biraz yazarı öveceğim zira Ekim’den bu yana ne zaman daralsam, ne zaman kalbim kırılsa, içim içime sığmasa, biraz dinlenmek istesem hep kitaplarına koştum, önce BİBY sonra Ateş ile. Ruhuma iyi gelen, gün sonu sığınağı olan, canım ne zaman istese açıp herhangi bir sayfasını okuyabildiğim kalemlerin yeri bende hep çok ayrı olacak.
Ateş 3’e gelecek olursak beni en çok rahatlatan şey çocukların NİHAYET birbirleriyle konuşması ve anlamaya başlaması oldu. Dram dozu çok yerindeydi, Derya ve Taner o kadar tatlı bir aileymiş ki keşke yaşasalardı da Arya’mın yanında dursalardı, çok isterdim. Arya onların anısını öyle güzel yaşattı ki hep hayranlıkla izledim, bu kitapta en kıymetli anlar hep gidenleri andıkları anlardı. Bir diğer farkındalığım da Arya ile oldu, hep ona kızdım çok özür diliyor milletin yükünü sırtına alıyor diye ama ben de farksız değilim, bunu fark ettiğimde biraz uzaklaşmayı seçiyordum ama Arya sevgiyle öyle güzel yaşıyor ki gıpta ettim, el kadar bebe sayılır benim için ama (tamam babaanne) öğretiyor bişiler. Ulaş’ı eskiden okusam ona çok aşık olurdum, mahalledeki fizik öğretirken yanağımızdan makas alıp büyüyünce evleneceğimi düşündüğüm yakışıklı abi modeli tam, aslında çok toy ama toyluğu bile çok tatlı. İkisinin ilişkisi çok güzel ve çok değerliydi, hiç kıyamadım ara ara kızsam da. Sevildikçe dünyayı tanıyan karakterleri çok seviyorum.
Zamanında okusam eminim çok daha keyifli hissederdim ama bu kitapta bir sonraki kitabının nasıl şekillendiğini, ilk izlerini görmek çok değişik hissettirdi, bayıldım bu hisse.
Çok güzeldi ya, valla. Cıvıl cıvıl (şüpheli) kitapları ÇOK seviyorum.
Bu kitabın başı Arya ve Ulaşın birbirlerinden uzakta acı çekmeleri ve aşklarının büyüklüğünü farketmeleri ile geçti. Sonrasında olanlar ise kalbimi parçalayan bir sürü detay ve o güzel kavuşmaydı. Maalesef bu kitap için de tam olarak sevdiğim şeylerle doluydu diyemiyorum ama öyle olmak sorunda da değil biliyorum Ulaş ve Aryanın hikayesi bana o kadar iyi geldi ki hiçbir zaman mükemmel olmak zorunda değildi. Aşkları, sevgileri, birbirlerine söyledikleri her söz, yaptıkları her davranış yüzüme kocaman bir gülümseme kalbime de sıcacık bir mutluluk veriyor. Ulaş ın kıskanmasını bile sakınmak olarak anlatması böyle ince böyle dolu dolu sevmesini okumak inanılmaz güzel hissettiriyor. Ve tabiki hayaller kurduruyor böyle ince düşüncelerle sevilmek nasıl güzeldir kim bilir bir gün ben de böyle sevilsem çok mutlu olurdum biliyorum. Şimdi Filiz in Teşekkür yazısını okudum ve bir kez daha bir Filiz Puluç kitap serisini bitirmiş olduğumu fark ediyorum. Böyle kalbime dokunan böyle inanılmaz hislerle kavuşmamı sağlayan canım yazarı bulduğum için çok mutluyum. İyiki okudum ve eserlerini hep iyiki okuyacağım 🤍 Sırada İçimizde Büyüttüğümüz Şeytanlar var basılmış kitap haline kavuşmayı büyük bir heyecanla bekliyorum.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Seriyi daha önce bitirmeme rağmen tekrar okumanın yine aynı hisleri ve aynı veda hissini yaşatacağını tahmin etmekle birlikte aynı zamanda edememişim sanırım. Benim için yeri her zaman farklı olacak bir kitap. Kitap demek de çok yetersiz hissettiriyor benim için çok şey hissettiren bir dünyaydı. Geçmiş ekini kullanmak bile üzücü geliyor şu an. Çok daha fazla şey konuşabilirim ama bende kalması hoşuma gidiyor düşüncelerimin. Sadece... ne kadar çok sevilesi bir dünya ve dünyanın içinde barındırdığı insanların hepsini çok seviyorum. Filiz in de dediği gibi... ve bir yıldız fazlası...
son bence biraz uzatılmıştı ama kitabın ilk yarısı çok güzeldi, hem anne babasını daha çok görmemiz hem de aksiyonu hissetmemiz açısından iyiydi. güzeldi ama sonu dediğim gibi biraz sıktı 🤏🏻 onun harici güzeldi.