Okur karşısına ilk kez Cinayet Mevsimi romanı ile çıkmıştı Suat Duman. Ankara'nın kuralların gündelik hayatı belirlediği bu öğrenci ve memur şehrinin birbirini izleyen cinayetlerle giderek koyulaşan atmosferini, hukuk öğrencisi Mehmet Cemil'in gözüyle seyretme olanağı bulmuştuk. Bu ikinci romanda, İstanbul'a alışma sıkıntıları çeken Mehmet Cemil'in, adaletin sararmış dosyaları arasından çekip çıkardığı sır dolu bir dizi ölümü adım adım çözümleyişine tanık oluyoruz... Müruruzaman Cinayetleri, polisiye-gerilim okurlarının sonsuz edebi hazlar derleyecekleri son derece yetkin bir Suat Duman romanı.
1977 Kars doğumludur, üniversite eğitiminin sonuna dek 20 yıl Ankara’da yaşadı. Ankara Hukuk’ta okudu. Mesleki nosyonun ötesinde, fakültenin kendisine kazandırdığı “yetenek” muhakeme yeteneği oldu.
2008 yılından beri İstanbul’da yaşıyor.
Bir yandan avukatlık yaparken bir yandan da polisiye romanlar yazmaya ve yayınlamaya başladı. İlk romanı Cinayet Mevsimi Ankara yıllarından izler taşır. Cebeci Kampüsü çevresinde geçen bir seri cinayet olayını araştıran Hukuk Fakültesi öğrencisi Mehmet Cemil’in okurla buluştuğu ilk kitap Cinayet Mevsimi’dir. İkinci romanı Müruruzaman Cinayetleri’nde aynı karakterin, bu kez İstanbul’da geçen macerasını anlattı. Her iki roman da siyasi polisiye janrı içerisinde önemli eleştiriler aldı.
Üçüncü romanı Dünyanın Leşleri 2015 yılı Aralık ayında yayınlandı. Bu sefer isimsiz bir karakterin sürüklediği bir kara polisiye ile okuru tanıştırdı.
Değişik, edebi bir polisiyemsi. Polisiye değil tam anlamıyla. Siyasi mesajları da olan bu kitabı çok sevdiğimi söyleyemeyeceğim. Yazarın güzel cümleleri var ama kitap bir bütün olarak tatmin etmedi beni.
Kitabı nasıl beğeneyim? Hava soğuk diyeceğine iki kelimeyle, iki sayfa yazmak için çaba harcıyor. Üstelik bu bir polisiye, ya da öyle olmalı. Bir ara tren gibi uzayan betimlemelerinden bayılacağım sandım. İlk okuduğum kitabı daha iyiydi, onun için bir daha denedim zaten.