Armoni kitabinin olusmasinda en buyuk katki, kuskusuz degerli hocam Ed. Zuckmayer'indir, esas maya onundur. Kitabin ilk taslaklarinin yazilmaya baslamasi bundan kirk sene evveline kadar uzanir. 1955 - 1958 yillari arasinda. Gazi Egitim Enstitusu Muzik Bolumu'nde Zuckmayer'in Armoni - Konrapunt (Teori) asistani idim. ogrencilik yillarimda kendisinden edindigim bilgileri, asistanligim suresince ilerleterek devam ettirdim. Asistanligimin son yilinda armoni uzerinde bir tez hazirlayarak sinav vermem gerekiyordu. Bir armoni kitabi yazmak Zuckmayer'in cok eskiden beri dusundugum buyuk arzularindan biriydi. Beraberce dominant dokuzlu akoruna kadar taslaklar yaptik ve ben, bu notlari duzenleyerek asistanlik tezimi verdim. Boylece Zuckmayer'in arzusu yerine geliyor ve kitabin armoni ile ilgili bir bolumu olusmaya basliyordu. 1972 yilinda Zuckmayer'in olumune dek kendisinden bazi konularda oldukca faydalandim. 1975 yilinda, bizlerden 'Mektupla ogretim' icin bir armoni kitabinin yazilmasi istenmi
Müzikle uğraşan herkesin kütüphanesinde olması gereken bir armoni kitabı bana kalırsa.. Ne çok detayla okuyanı kaybediyor, ne de çok sığ bilgiler barındırıyor. Bu yapısı, hem başlangıç seviyesindeki hem de ileri düzeydeki öğrencilerin faydalanabileceği anlamına geliyor. Tek kişisel gözlemim, kullanılan Türkçe terminoloji oldu. Yıllardır İngilizce kaynaklara alışkın biri olarak, terimleri sürekli zihnimde İngilizce karşılıklarına çevirmek zorunda kaldım. Ancak bu, kesinlikle kitabın kalitesini düşüren olumsuz bir eleştiri değil; sadece kişisel bir adaptasyon sürecini belirtmek istedim. Özetle, kitaptan son derece memnun kaldım.
Bu eserin arkasındaki hikaye de en az içeriği kadar ilgi çekici! Bu kitabı yazmak aslında Nurhan Cangal'ın hocası olan Eduard Zuckmayer'in(Alman müzik eğitimcisi, orkestra șefi ve piyanist ve Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümü'nün kurucu başkanı (1890-1972)) hayaliymiş ama ömrü vefa etmediği için bu görev öğrencisine nasip olmuş. Zuckmayer, Nazi zulmünden kaçan biliminsanlarından sadece biri. Atatürk'ün davetiyle ülkemize gelmiş ve Türkiye'de Batı müziğinin gelişmesinde önemli katkılar sağlamış. Öğrencisi Nurhan Cangal da hocasının izinden giden, Türkiye'nin önemli müzik kuramcılarımızdan biri (doğ. 1927). Kısaca Nurhan Cangal hakkında da bilgi vermek isterim. Cangal müziğe 1943'te Ekrem Zeki Ün ile keman çalışarak başlamış. Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümü'nü 1949' da bitirmiş, 1955'e kadar Beşikdüzü Öğretmen Okulu'nda müzik öğretmenliği yaptıktan sonra, Gazi Eğitim Müzik Bölümü'ne öğretmen olarak atanmış. 1958-60 yılları arasında Alman DAAD bursuyla Freiburg'da armoni ve kontrpuan öğretmenliği üzerine uzmanlık eğitimi görmüş, yurda döndükten sonra Gazi Eğitim'de ve 9 Eylül Üniversitesi Müzik Bilimleri Bölümünde öğretim görevlisi olarak çalışmış.