"Şiirde İstanbul’u Nedim, Yahya Kemal ve Orhan Veli anlatmıştı... Müzikte ise Münir Nureddin... Orhan Veli’nin İstanbul’u Münir’in İstanbul’undan çok farklı idi. Kapalıçarşı’nın baş döndüren hareketi! Bir yaz öğlesinde doklardan yükselen çekiç sesleri! Köprü üstü! Galata’daki çıplak kolları dövmeli, vesikalı yâr! Zaman da gece değil... Münir Nureddin’in İstanbul’u ise aksine huzur ve sükûnet dolu, eski Kadıköy geceleri... Fenerbahçe... Mühürdar... Moda koyu... Kalamış mehtapları..." Hikmet Feridun Es
Türk müziğinde frak giydiren bir solist, müziğiyle İstanbul’un dile getiren bir besteci: Münir Nureddin. Biyografi edebiyatının günümüzdeki en önemli temsilcisi Ayşe Kulin’in kaleminden...
Ayşe Kulin is a Turkish contemporary novelist and columnist. Kulin graduated in literature from the American College for Girls in Arnavutköy. She released a collection of short stories titled Güneşe Dön Yüzünü in 1984. A short story from this called Gülizar was made into a film titled Kırık Bebek in 1986, for which she won a screenplay award from the Turkish culture ministry. Kulin worked as a screen writer, cinematographer and producer for many films, television series and advertisements. In 1986, she won the Best Cinematographer Award from the Theatre Writers association for her work in the television series Ayaşlı ve Kiracıları.
In 1996, she wrote a biography of Münir Nureddin Selçuk titled Bir Tatlı Huzur. With a short story called Foto Sabah Resimleri she won the Haldun Taner Short Story Award the same year and the Sait Faik Story Prize the next year. In 1997, she was chosen as the "Writer of the year" by the İstanbul Communication Faculty for her biographical novel Adı Aylin, She won the same award the next year for her short story Geniş Zamanlar. In November 1999, she wrote a novel called Sevdalinka about the Bosnian Civil War and in 2000, a biographical novel called Füreyya. In June 2001, she put out a novel titled Köprü about drama in Turkey's eastern provinces and how they shaped the republic's early history.
In May 2002, Kulin wrote a novel titled Nefes Nefes'e about the Turkish diplomats who saved in the lives of Jews during the holocaust in World War 2.
She has married twice, her latest novels Hayat and Huzun describe her life with her spouses, Mehmet Sarper and Eren Kemahli. Both ended in divorce but she bore 4 sons from the marriages.
Üstadı şöyle bir tanıtan broşürden öteye gidememiş. Kimi fotoğraflar nedendir bilinmez birden fazla kullanılmış. Okurken bolca Münir babayı dinledim, yegane kazancım bu olmuş olabilir. TRT'in 1974'te yayımladığı bir belgeseli (bir bestecimiz var) buldum youtubeda. İçerik olarak çok daha dolu, ilgilenenlere tavsiye ederim.
Hem mevsim yorgunluğu içinde keyifli olsun hem de Ayşe Kulin kitaplarını tamamlamak için " Bir Tatlı Huzur"u okudum. Ayşe Kulin , Münir Nureddin Selçuk'u sanat hayatının yanında özel hayatına da değinerek, Selçuk için söylenenlerle, yazılanlarla harmanlayarak bu kitabı yazmış. Bir nefeste sıkılmadan, hem Münir Nureddin hem o dönem İstanbul sosyal hayatını öğreniyorsunuz. Satır aralarında ilginç bilgiler vardı : Selçuk'un Yeşilçam'dan geçtiğini, 6-7 filmde rol aldığını biliyor muydunuz ? Hem de Hazım Körmükçü, Feriha Tevfik, Avni Dilligil gibi dönemin starlarıyla oynamış. Münir Nureddin, Şerif Muhiddin Targan'dan sonra New York Town Hall'da konser verebilen ikinci Türk olduğunu biliyor musunuz ? Ya konser öncesinde kendini kampa aldığını soğuk bir şey yeyip içmediğini, atkısız dolaşmadığını, daima sağlığına çok dikkat ettiğini... Bir Tatlı Huzur almak için Kalamış'a- büyüdüğüm köye- geliyormuş, acaba şimdi gelse huzur bulur mu? Değil huzur Kalamış bile bulamayacak neredeyse. Marinadan dolayı deniz görünmüyor, beton yığınlarından nefes alınmıyor, trafikten huzur kalmıyor. Her zaman ki gibi anlatım, dil olarak bir Ayşe Kulin klasiği sürprizle karşılaşmıyorsunuz. Konu olarak da Türk Musikisinde ölümsüz eserler bırakmış büyük bir sanatçıyı tanıyorsunuz. Ayşe Kulin sevenlere, tarih , biyografi sevenlere, herkese okumasını tavsiye ederim.
Kitapçı gezmeyi seven herkesin başına en az bir kez gelmiş olan şey bugün benim başıma geldi.Gitmem gereken bir yere çok erken damlamak istemediğimden önümde birkaç saat boşluk belirdi. Nişantaşında çok genç bir yaşımda Zola'nın Germinal'ini satın alarak müşterileri arasına girdiğim bilinir bir kitapçıda kitap bakayım dedim. Bir Sait Faik,iki Halide Edip,üç Suat Derviş,bir Pınar Kür,bir Can Gürzap,bir Halit Ziya,bir Şevket Süreyya,bir Oya Baydar bir tane de İngilizce John Le Carré kitabını kurcaladım,alabilir miyim diye tartıp satın almayı sonraya bıraktım.Üç kitap satın alarak bitirdiğim bugün,bu biyografiyi de okuyup bitirip rafa geri yerleştirdim.🙂 İlginç ve arşivlik bir çalışma esasında.Bu kitabın en yeni baskısındaki görsel malzemeye insan bakmaya doyamıyor.🥰