With each new generation we all tend to think of our predecessors as 'old-fashioned', 'conservative', 'prim', 'proper' - and downright dull. The sexual revolution happened in the 1960s, right? Wrong. History's Naughty Bits is full of incredible stories that would curl the hair of the most liberal-minded and sets the record straight with true stories of debauchery and titillation from Ancient history to the twentieth century.In it, you'll find a huge range of well-known figures, from the Borgias to various kings and queens, Popes and priests, Presidents and Prime Ministers, doctors, lawyers, saints and philosophers. Quite frankly, they were all 'at it' in one way or another, and have been since time immemorial.Fascinating, funny and mind-blowing in turn, this enlightening book will turn your preconceived view of history on its head ... if that's your thing ...
Интересна, забавна и историческа. Подходяща за хора, които не харесват сухотата на някои (повечето) исторически книги. Увлекателния стил позволява да се прочете за отрицателно време. Доста голяма част от информацията в тази книга беше непозната за мен самата. Препоръчвам за лежерно четиво.
Kitabı iki günde hallettim. Bunda epey eğlenceli konuyla dolu olması etkili oldu. "Amor vincit omnia. - Aşk her şeyin üstadıdır." Apres nous, le deluge. - Bizden sonrası tufan!" Bu iki mottoyu sevdim hemen. Kitabın özü aslında şunu: Cinsel arzu en temel içgüdülerden biridir ve diğer insanların ne yapıyor olabileceğine dair merak da öyle. Kitaptan da öğrendiğimize göre Avrupa'daki bütün kralların metresleri olmak zorundaydı. Unvanları "maitresse-en-titre" idi. Bu metreslik mertebesi aslında herkesin kabul etmek zorunda kaldığı ve zorunlu bir mertebeyi idi. Aslında metreslere saygı duyulduğu bile söylenebilir. Avrupa tarihine damga vuran bir sürü metres vardır. Kitapta bunların birçoğuna değiniliyor. Hatta bu metresler uğruna din değiştiriliyor, yeni kiliseler kuruluyordu. Yani metreslik kralın yatak arkadaşlığı olmasının yanında krallar onların yüksek görgü ve sohbet niteliklerinden de yararlanmışlardır. Tarihteki en ünlü metres kuşkusuz Anne Boleyn'di. Ancak en az onun kadar zeki ve ihtiraslı birçok kadının da varlığına şahit oldum kitap sayesinde. Boleyn gibi kafası cellada teslim edilenlerin yanında onca varlık ve para içinde veremden ölenler hiç de az değilmiş. Hayatları baştan aşağı trajediyle doluydu bu kadınların. Roma zamanında bir fahişenin sevgilisine yazdığı yazı: "... Eğer tüm dünyanın imparatoru Augustus beni evlilikle onurlandırmayı uygun görse ve dünyayı ayaklarıma serse, beni onun imparatoriçesi değil de senin fahişen olarak görmeleri benim için daha değerli olurdu..." "...Martin Luther ve Protestanlık, öğreti ve ibadetlere getirdiği değişikliklerin yanı sıra, evlilik ve sekse yaklaşımı da değiştirdi. Evlilik içinde artık bir günah olarak görülmeyen cinsel ilişkiye çok daha fazla önem verilmeye başlandı. Evlilik, bir iş anlaşmasından ziyade sevgi dolu bir birleşme, hatta kutsal bir görev olarak görüldü. Luther yakın arkadaşı ve kendisi gibi eski bir rahip olan George Spalatin'in evleneceğini duyduğunda çok sevinmiş ve ona bir mektubunda 'Catherine'le yatıp ona sarıldığında, 'Bu insan evladı, bu Tanrı'nın mükemmel yarattığı, bana İsa tarafından verilmiştir. Ona şükürler olsun.' diye düşünmelisin. Hesaplarıma göre bu mektubu alacağın günün akşamında sen kendi Katharina'nla sevişirken ben de benimkiyle sevişeceğim ve böylece aşkta birleşeceğiz' demiştir. Cinsel ilişkiye açık ve dürüstçe değinmek bu zamanlarda gayet normal karşılanıyordu. Martin Luther ve Protestanlık yobaz Katolik anlayışına vurulmuş bir darbedir ve bu Batının kaydettiği en büyük ilerlemedir. 16. yüzyıl Avrupasında Cinsel hayata bakış açısından toplumsal etik kararlarına kadar her alanda toplu bir değişim yaşanmistır ve bunun en büyük sebebi Luther'dir..." Büyük Katerina (1762-1796) diye bilinen 2.Catherine'in erkek seçmek için bir teşkilat kurması nedir ya! Saraydaki bazı kadınları "çeşnicibaşı" olarak görevlendirerek güçlü ve genç subayların cinsel becerilerinin sınandığı bir sistem geliştirmiş kadın. Sınavı geçenler bir yıl boyunca her imkandan yararlanacak ve kraliçenin yatağında uyuyacaktır. Altmışlı yaşlarına kadar cinsel olarak süper aktif bir kadınmış. IV.George'un (1820-1830) çocuk yapmak için evlenmek zorunda kaldığı Brunswickli Caroline o kadar çirkin ve kirliydi ilk iki geceden sonra kral bir daha ona dokunmayı reddetti. Şöyle yazmış: "Hem arka hem ön tarafında öyle pislik izleri vardı ki, midem kalktı." Genç bir tanıdığına 25 Haziran 1745'te Philadelphia'dan yazdığı mektup, Benjamin Franklin'in (1706-1790) karakterinin renkli bir parçasını keşfetmemizi sağlar: "Bahsettiğiniz doğal eğilimleri yatıştırmaya yarayan bir ilaç bilmiyorum; şayet bilseydim de bunu size söylememin doğru olmayacağını düşünürdüm. Evlilik en uygun ilaçtır. Erkeğin en doğal hali, dolayısıyla da mükemmel mutluluğu bulmak için en elverişli durumdur. Fakat bu tavsiyeme uymaz ve cinsel ilişkinin kaçınılmaz olduğu konusunda ısrar ederseniz, önceden söylediklerimi yinelemek zorundayım: Tüm aşk maceralarınızda genç kadınlardan ziyade yaşlıları tercih etmelisiniz. Bunun bir paradoks olduğunu söyleyecek ve gerekçelerimi merak edeceksiniz. Şöyle sıralayayım: 1-Çünkü dünyaya dair bilgileri daha fazladır, görmüş geçirmişlerdir. Sohbetleri insanı geliştirir ve uzun süre hoşnut eder. 2-Çünkü artık güzel olmayan kadınlar, iyi olmaya gayret ederler. 3-Çünkü çocuk tehlikesi yoktur. 4-Çünkü tecrübe onları daha temkinli ve ketum yapmıştır. 5-Çünkü iki ayağı üzerinde yürüyen her hayvanda, kasları dolduran sıvıların eksikliği önce bedenin en üst bölümünde görünür. İlk önce yüz sıskalaşıp solar. Karanlıkta tüm kediler nasıl gri olursa, yaşlı bir kadınla yaşanan tensel doyum da diğerlerine en azından eşit ve çoğunlukla daha üstündür. İşin püf noktaları da daha fazla alıştırma yaparak geliştirilebilir. 6-Çünkü günahı daha azdır. Oysa bir bakireyi yoldan çıkarmak onun felaketi olabilir ve hayatını mahvedebilir. 7-Çünkü pişmanlığı daha azdır. 8-Ve son olarak: Öyle kadirşinas olurlar ki! Franklin burada kendi tecrübesi üzerinden konuşuyordu. Çocukluk aşkı Deborah Read ile resmi nikahsız bir birlikteliği vardı. Deborah, John Rogers'la evlenmeyi kabul etmiş, fakat Rogers kadının drahomasıyla kaçmış ve izini kaybettirmiştir. Kocasının kaderi bilinemediğinden ve iki eşliliği yasaklayan katı yasalar nedeniyle Deborah tekrar evlenememiştir. Franklin'in, çiftin birlikte büyüttüğü William adında gayrimeşru bir de oğlu vardı. Franklin, William'ın annesinin adını hiçbir zaman açıklamadı." Napoleon'un Josephine'e yazdığı mektup: "Yarın akşam Paris'e döneceğim. Yıkanma. Bir günümü bile seni sevmeden geçirmedim, bir gecemi bile seni kollarıma almadan geçirmedim, beni hayatımın ruhundan bu kadar uzağa sürükleyen zafer ve hırsı lanetlemeden bir fincan çay içmedim. Sonsuz aşk ya da sadakat talep etmiyorum, sadece sınırsız hakikat ve dürüstlük bekliyorum. Boynuna, göğüslerine ve daha aşağısına, daha da aşağısına, o çok sevdiğim küçük kara ormana binlerce öpücük. Gözlerine, diline, a...na binlerce öpücük. Tapılası sevgilim, ne yaptın sen bana böyle? Uyuyacağım, küçük Josephine'm, kalbim senin muhteşem hayalinle dolu ve bu kadar uzun süre ayrı kalmaktan perişan... Fakat umuyorum ki birkaç gün içinde daha mutlu olacağım ve sana bende uyandırdığın ateşli sevginin kanıtını sakin sakin sunabileceğim. Josephine'de yaşamak cennette yaşamaktır. Seni sevmiyorum, hem de hiç; aksine, nefret ediyorum senden. Edepsiz, gülünç, ahmak sürtüğün tekisin. Bu, mektubun ilk satırıydı. Aynı mektubun şöyle bittiğini söylemek gerekiyor: En kısa zamanda seni kollarımda sıkıp, sanki ekvatorun altındaymışçasına yanan milyonlarca öpücüğe boğacağım..." Vibratörün Keşfi "...Aslında vibratör, 19. yüzyılın sonlarında elektrikle çalışır hale getirilen ilk cihazlardan biridir; dikiş makinesinden hemen sonra, elektrikli süpürgeden ise oldukça önce kullanılmaya başlanmıştır. Belli ki Victoria döneminde yaşamış olanlar önceliklerini iyi belirlemişlerdir. İlk elektromekanik vibratör 1873’te Fransa’da geliştirilmiş (başka nerede olacaktı ki?) ve öncelikle akıl hastanesindeki hastalar arasından ‘dişil histeri’den muzdarip olanları tedavi etmek için denenmiştir. Pek de şaşırtıcı olmayan bir biçimde; nefes darlığı, bayılma, uykusuzluk, asabiyet, yemeğe ya da cinselliğe yönelik iştah kaybı, baş ağrıları, duygusal dengesizlik ve “olay çıkarma eğilimi”, melankoli, depresyon, midede ağırlık hissi, kas ağrıları ve mizaç değişimlerinin tümü doğurganlık döngüsüyle ilgiliydi. Fakat 19. yüzyılda doktorlar bunları ‘dişil histeri’ olarak yaftalanan durumun belirtileri olarak görüyorlardı. Peki en sevdikleri tedavi yöntemi neydi? Doktor tarafından, kadın ‘histerik paroksizm’e ya da orgazma erişene kadar yapılan vajinal masaj. Neredeyse her tür rahatsızlık dişil histeri teşhisine uydurulabileceğinden (bir doktor çeşitli belirtileri sıraladığı yetmiş beş sayfalık bir katalog bile oluşturmuştu), ayrıca saygıdeğer kadınların cinsel arzu duymaması ve seksten zevk almaması gerektiği düşünüldüğünden, binlerce kadının sorunu acilen çözebilmek için doktorlara koşturması şaşırtıcı değildir. 19. yüzyılın ortalarında, Victoria dönemi ahlakının en ağır hissedildiği zamanlarda, kadınların dörtte birinin bu durumdan şikayetçi olduğu iddia ediliyordu. Histeri tedavisi doktorlar için gayet kârlı bir işti; durum hayati tehlike arz etmiyor fakat tekrara dayalı, sürekli bir ilgiyi gerektiriyordu. Bu nedenle doktorlar hastaları ebelere ya da hemşirelere yönlendirmekte isteksiz davranıyor fakat tedavinin çok zaman harcadığını ve bıktırıcı olduğunu düşünüyor, hastayı histerik paroksizme ya da orgazma ulaştırmakta da genelde zorlanıyorlardı. Bu noktada, dönemin doktorlarının hepsinin erkek olduğunu da hatırlatmalıyız. Kadınları orgazma ulaştırana kadar geçen zaman boyunca (bazen saatlerce) rahat ettirmek için, şezlong ve tek tarafta kolu olan uzanma koltukları yaygın olarak kullanılıyordu. Uzanmak için tasarlanmış özel odalar dahi vardı ve vajinal masaj rutin bir tıbbi yöntem olarak kabul görüyordu. Başa çıkabileceklerinden çok daha fazla hastası olduğundan uzun saatler çalışan doktorlara yardım etmek için, kas ağrılarının oluşmasını engelleyecek su spreyleri ve mekanik aletler geliştirilmişti. Başlangıçta bu aletlerin yalnızca doktorlar tarafından kullanılması düşünülmüştü, fakat evlerde elektriğin yaygınlaşması kendi tedavilerini gerçekleştirmek isteyen kadınların oluşturduğu bir tüketici pazarı yarattı. 1870’lerle 1930’lar arasında vibratör reklamlarına sıkça rastlanıyordu. 1930’larda, kadın cinselliğine dair farkındalığın artması vibratörün ana akım reklamlardan yok olmasına yol açtı; çünkü artık cihazın kas masajı için kullanılmasına odaklanmak ve kadınların cihazı aslında neden kullanıyor olabileceklerini görmezden gelmek mümkün değildi. Dişil histeri 19. yüzyıla ait bir buluş değildi ve uzun bir tarihi vardı. Kelime ‘hysterikos’tan geliyordu; bu da Yunancada rahmin bedendeki doğru yerini ararken göğüs kafesine ve akciğerlere doğru hareket etmesi durumunu ifade ediyordu. Histeri ve nefes darlığının birbiriyle ilişkilendirilmesi de buradan kaynaklanır. Terimi ilk kez Hipokrat kullanmış ve cinsel tatminsizliği temel sebep olarak görmüş, her ne kadar hapşırma tavsiyesinde de bulunsa, seks ve evliliği en iyi tedavi yöntemleri olarak önermiştir. Yaklaşık beş yüzyıl sonra, M.S. 150’de, Romalı doktor ve felsefeci Galen de histerinin rahimden kaynaklandığını öne sürmüş, ancak rahmin yer değiştirdiği görüşünü paylaşmamıştır. Bunun yerine cinsel yoksunluğun dişil ‘sperm’in birikmesine ve toksik buharlar üretmesine neden olduğunu ileri sürmüştür. Evlilere daha fazla seksi, evli olmayan kadınlara da bir ebe tarafından orgazma ulaşana kadar yapılacak pelvik masajı önermiştir. Zehirli buhar görüşü yüzyıllarca kabul görmüş, sosyetik hanımlar ve Victoria döneminin asil kadınları -o dönemde doktorlar gerçekte herhangi bir buharın söz konusu olmadığını fark etmiş olsa da- bu ‘buharların’ etkisinden sık sık şikayetçi olmuştur..."
Basically a list of interesting, if bizarre, anecdotes relating to some of history's more colourful characters; the writing could have benefited from a touch more humour.
Някои теми вълнуват човечеството от хиляди години. В "Неприлични моменти от историята" можем да прочетем много и най-различни пикантни подробности относно секса през вековете. Съществуват исторически детайли, практически неизвестни за широката публика и авторката Карън Долби ги е поднесла по достоверен, но в същото време и донякъде хумористичен начин. В това ревю ще се опитам да ви предложа по-любопитните от тях. Когато за първи път чух думата "китосана", започнах да се смея. Представих си колко трябва да е гримирана една жена за да я нарекат така. Оказа се обаче, че в Древен Рим дамите полагали грунд, очна линия, сенки и червени мазила за бузите и устните. Ставало наистина забавно, когато завали дъжд... Историкът Херодот разказва, че в Египет е имало ритуална зоофилия. Освен това споменава, че вавилонците имали нестандартни обичаи. Един от тях бил да опушват гениталиите си след секс. Друг странен обичай е, че жените им отдавали приношение на богинята Милита като веднъж в живота си се сношавали с напълно непознати. Валерия Месалина, жената на император Клавдий, била управителка на бардак. Тя също проституирала, използвайки измислено име. Организирала състезания по секс с други проститутки. Често излизала победителка, след като успявала да задоволи двайсет и петима клиенти за една нощ. Интересно е да се отбележи, че през 12 век, в цяла Европа проститутките плащали данък, наречен putage. Много забавно звучат имената на някои публични домове в Лондон по време на Средновековието. Примерно "Гроупкънт Лейн", или "Кок Лейн".
"Истинският моралист не вижда нищо грешно в онова, което е естествено." Ричард Карлайл
Някои глави за любовните връзки на монарсите вероятно ще изумят читателите. Примерно, че Едуард 7, син на кралица Виктория е имал връзка с майката на Уинстън Чърчил, а също така и с Алис Капел - прабабата на Камила Паркър-Боулс, херцогиня на Корнуол.
Много ми хареса тази книга. Оказа се много по – съдържателна, а пикантните подробности само придават чар. Чете се лесно и плавно, може би заради късите глави или хронологично представените събития, да не забравяме и леката хумористична нотка.
Na kraju knjige nema bibliografije te se informacije navedene ne mogu provjeriti. Zgodna knjižica, usudila bih se reći da ima dosta nategnutih "činjenica". Razočarana sam jer nije spomenuta Lady Worsley čija priča bi se savršeno uklopila u tematiku knjižice.
Very interesting - written in short "tid bits" form which makes it more easy to read. No big long stories. And there are "category headings" so you can skip the bits you may not be interested in
Disjointed but joyful and bawdy. Not the in-depth history I was hoping for. Major problem is with layout I think? Will definitely lead to further reading.
A very different and entirely entertaining view of history. Some things are funny, some horrifying some things are surprising. All of it... interesting. Not for prudes.
Two of the prime factors determining the history of the world are religion and sex. There is almost no historical event which did not have at least one or, more likely, elements of both. While there are many many books detailing the effects of religion on historical events, there are darn few on the effects of sex. Karen Dolby does an admirable job of filling that gap (no pun intended) with "History's Naughty Book." Don't be fooled, this is not some dry university diatribe written for a college course, rather "Bits" is an easy read of fun little historical facts. Each fact is covered in a few paragraphs or a couple of pages and there is no rhyme or reason to the organization. It's like reading a farmers almanac in feel and is anything but boring. As for the effect of sex on history, one only need look at the case of Madame Pompadore, Chief Mistress of Louis XV (yes, an official title in the French court). The Madame advised Louis to turn against Prussia in the Seven Years War, the war ended disastrously for France, which forfeited its American colonies to England and nearly bankrupt the French treasury. The book is full of little facts like these and is a great read. I recommend it highly.
I have to admit I love books that teach me things I never knew, I loved how this book started with the ancient Greeks and Romans though as it went on I thought it felt slightly disjointed. I did love some of the information, particularly regarding prostitution in old London however I think it felt rushed toward the end but it was overall enjoyable.
This book, with its many titillating bits of information, had the potential to be enjoyable, but it was ruined by the plethora of grammatical errors. Mentally correcting the errors was too exhausting and taxing to derive any sort of pleasure from reading, and I will not be continuing.
No geral, é um bom livro. Há coisas que assustam os mais castos, mas, para quem conhece o ser humano e até onde ele é capaz o livro é divertido. Mas, sim, tem algumas partes que são um pouco "chatas". No geral, recomendo!
A lot of new and extremely interesting information! Unfortunately the author was a bit bias with some topics but it didn't effect the quality of text in it. I recommend it to anyone who likes history because that's what the book is about in the end.