Jump to ratings and reviews
Rate this book

Sefile

Rate this book
Sefile, Halit Ziya Uşaklıgil'in İzmir'de yazdığı ve Hizmet gazetesinde tefrika edilen romanıdır.

Sosyal sorunları olan, hayatın ızdırap ve sefaletleri yüzünden düşmüş bir kadının hikâyesini anlatır. Roman realist tarzda yazılmıştır. Konu, kişiler ve olaylar Ahmet Mithat'ın Henüz 17 Yaşında isimli romanıyla çok benzerdir, fakat Halit Ziya'nın romanı Ahmet Mithat'ınkine antitez niteliğindedir. Ahmet Mithat ders verme, toplumu bilinçlendirme amacı güderken Halit Ziya böyle bir gayret içerisnde değildir, olayları objektif bir bakış açısıyla okuyucuya sunar.

184 pages, Paperback

First published January 1, 1887

2 people are currently reading
97 people want to read

About the author

Halid Ziya Uşaklıgil

70 books134 followers
Altmış yıllık yazı hayatında şiir dışında pek çok eser kaleme alan Halid Ziya modern Türk edebiyatına romanları ve hikâyeleriyle damgasını vurmuş bir yazardır. Türk romanının büyük ustası olarak kabul edilir.

Edebiyata Fransızcadan ve İngilizceden bâzı küçük hikâyeler çevirmekle girmişti. Çeşitli konularda yazı ve makalelerin ardından nesir niteliğinde şiirler yazmış, bu ürünlerine “mensur şiirler” adını vermişti. Bu hazırlıklardan sonra ilk roman denemelerini yaptı.

1886-1908 yılları arasında sekiz roman kaleme alan yazar, bu türdeki ilk eserlerini Fransız realistleri ve natüralistlerinden etkilenerek yazdı. Acemilik dönemi ürünü olan ilk romanlarından sonra Ferdi ve Şürekâsı ile olgunluk dönemine girdi ve ardından Servet-i Fünûn'un edebî beyannâmesi olan Mâi ve Siyah’ı kaleme aldı.[3] Romanlarında olaya dayanan anlatım yerine kahramanların iç dünyasını sanatkârane üslûpla tahlile dayanan yeni bir anlayış benimsenmiştir.[3] Eserlerinde toplumsal mesaj verme endişesi taşımaz. Romanı, insanın iç dünyasına ait bir tür olarak görmüştür.[4]

Hikâye türünün de Türk edebiyatındaki ilk gerçek temsilcisi olarak kabul edilir.[5] Hikâyeleri, romanlarına oranla daha doğal ve yerlidir.

Roman ve hikâyeleri dışındaki en önemli eserleri anılarıdır. Türk edebiyatında anı türünde en çok eser vermiş yazarlardandır

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
23 (16%)
4 stars
52 (37%)
3 stars
41 (29%)
2 stars
14 (10%)
1 star
7 (5%)
Displaying 1 - 14 of 14 reviews
Profile Image for Zehra'nın Kitapları .
153 reviews10 followers
November 9, 2021
Ülkenin en kıymetli edebiyatçısı elinde tebeşir, kara tahtanın önünde Halid Ziya Uşaklıgil'i anlatırken, benim aklımdaki #servetifünun #Edebiyatıcedide sorusu gelirse ilk işaretlemem gereken şık olması gerektiğiydi.

Maalesef o zamanlar aklım çoktan seçmeli çalışırdı. Çoktan seçmeliden kalan zamanlarda ise üniversitede hangi bölümü seçmem gerektiği, hangisine puanımın yeteceği, bir yanda Japonca tutkum diğer yanda aile/okulun prestijli beklentileri...Böyle farklı yönlerden esen rüzgarlar arasında savrulurken, koskoca Halid Ziya ve daha nice ustaları teğet geçtim... En çok buna yanarım. Şu anda da durum aynı, hatta daha vahim.

Geçtiğimiz günlerde Aşk-ımemnu'yu (Nebahat Çehre ve Beren Saat' in imgelerinden kurtulmaya çabalayarak), bu gece de Sefile'yi okudum.

Halid Ziya, ölümünün üzerinden 80 yıl geçse de, Türk edebiyatının en müthiş ustaları arasında yerini koruyor bence.

Romanlarını ısrarla tavsiye ederim.
68 reviews2 followers
January 11, 2024
Eserin yazarın acemilik eseri olmasının bile affettiremeyeceği yoğunlukta bir sağduyu eksikliğinden muzdarip olduğunu belirterek başlamak istiyorum. Daha önce okuduğum diğer 19. yüzyıl eserlerinde bulunan gerçek karakter analizleri ve toplumsal çarpıklıklardan kaynaklanan hakiki trajik olaylarla kıyaslanınca, bu eserdeki trajediler tamamen başta erkek karakter olmak üzere kitaptaki karakterlerin düşünme ve hissetme kapasitesindeki sığlıktan kaynaklanıyor. Yaratılan trajedi, Moliere stili bir yanlış anlamalar komedisinin trajedi olmaya zorlanmış halinden başka bir şey değil. Bu, elbette yazarın Aşk-ı Memnu gibi diğer eserlerinde de bulunan en önemli problem. Yazar, en baştan itibaren ne olduğu belli olan duyguları gerçekliklerine taban tabana zıt başka isimlerle adlandırıyor. İhsan Bey'in dürtülerini kontrol etmekteki üç yaş seviyesindeki yetersizliği yazar için de bir masumiyet belirtisi olarak ortaya çıkıyor. Keyfine düşkünlük, umursamazlık, yaptıklarının sorumluluğunu alamamak gibi sorunlar, genel olarak "vicdan azabı" adıyla anılıyor ki adlandırıldığı kavrama taban tabana zıt olan bu durumların 19. yüzyılda bile bu şekilde anılması mümkün değil.
İhsan Bey, hiçbir kararının arkasında duramayan, sorumsuz, aldığı kararların sonuçları karşısında durmadan tepinerek ağlayan bir tip, karakter demeye dilim varmıyor. Yazarın kitaptaki diğer karakterlere olan bakışında ise dönemin toplumsal normlarına yönelik bir eleştiri değil, onaylayıcı diyebileceğimiz bir betimleme görüyoruz. İkbal'in yalnızca "fahişe" olduğu için başına gelenlerin hak edildiği söylenmese de, çok da umursamaya değmeyecek olduğu ima ediliyor ve İhsan'ın kendi aşkından ölüm döşeğine düşen İkbal'in fiziksel görüntüsünden ürkerek bahçeye çıkıp "hayat dolu" Mazlume'ye tecavüz etmesini "normal" bulmamız bekleniyor. Bütün bunların ardından uzun süredir ihmal ettiği ölüm döşeğindeki annesinden de kötü kadınlarla düşüp kalktığı için azar işiten üç yaş zeka seviyesindeki kahramanımız, yine bir pişmanlık krizine girerek bu kez birlikte olduğu tek erkek kendisi olduğu halde Mazlume'yi kötü kadın olduğu gerekçesiyle terk ediyor.

Yazarın trajedi anlayışı, hayatın içinde var olan çarpıklıkları ortaya koymaktan ziyade, kendisinin temsilcisi olduğu bir bakış açısının zihin çarpıklığını aklamaya veya en azından yeniden yaratmaya yönelik. Gerçek hayattan alınacak hakiki trajediler varken, böyle zorlama trajediler yaratmak neden? Mutlu son(!) hatırına iki yıldız verdim.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Sena Güleçoğlu.
25 reviews3 followers
Read
January 18, 2025
Herhangi bir puan veremiyorum açıkçası ama bu kitap tam bir lunaparkta hızlı trene binmek gibiydi. Yükselişler ve düşüşlerle dolu sonu ise şok edici.
381 reviews1 follower
May 5, 2024
(arkakapakyazısı)
“Halit Ziya Uşaklıgil’in 1887’de, henüz yirmili yaşlarında genç bir yazarken kaleme aldığı ilk romanı Sefile, küçük yaşta kimsesiz kalarak dilencilikten fuhuş denilen girdabın en dehşetli derinliklerine kadar sürüklenen Mazlume’nin hikayesidir. Sefile, Halit Ziya’nın ustalık dönemi eserlerinde kullandığı bazı teknik ve temaların denendiği bir eskiz ve bu noktada farklı okumalara açık bir ilk romandır.”

Arka kapak yazısında da belirtildiği gibi, babası zaten olmayan, beş yaşında annesini kaybeden ve on üç yaşına dek ev sahipleri Rahime Hanım’ın sahip çıktığı Mazlume’nin öyküsü anlatılıyor Sefile’de. Rahime Hanım da ölünce, kaldıkları evden atılan Mazlume, sokaklarda yaşamaya başlıyor. Küçük yaşına rağmen, o zor şartlara uyum sağlayan ve bir cami avlusunu mesken edinen Mazlume’nin açlık ve soğukla mücadelesi, sokakta kendisini görüp evine götüren Mihriban Hanım’la tanışmasıyla sona eriyor. O eve gitmekle ilgili kararını içten içe hala sorgulayan Mazlume’ye, evinde yaşayan İkbal Hanım’ı da kızı olarak tanıştırıyor Mihriban Hanım. Mazlume ve İkbal zamanla kaynaşıyor ve arkadaş oluyorlar. Yaşadığı tüm zorlu koşullardan sonra, sıcak bir ev, yemekler ve bir arkadaşa sahip olmanın getirdiği saltanat, şahit olduğu bir kaç olaydan sonra Mazlume’nin o ev ve İkbal Hanım’la ilgili tüm fikirlerinin değişmesiyle kısa sürüyor. Aralarına bu andan itibaren bir soğukluk giriyor. İkbal Hanım’ın aşıgı İhsan Bey sahneye girdikten sonra da İkbal, Mazlume ve İhsan’ın kaderi ve kederi de birleşiyor maalesef. Hem Mazlume, hem İkbal hem de İhsan Bey’in hayatı, farklı şekillerle de olsa kayıplar, travmalarla dolu maalesef. Buna rağmen, kalpleri ve mantıkları ne derse desin tutkularının peşinde yaşıyorlar ve felaketlerini getiren de bu oluyor. Sonuçta da, bir süre yalancı baharı yaşasa da, ölüm, ihanet, aşk ve mücadele ile örülü kaderi, batağa giden yola çıkarıyor Mazlume’nin yaşamını. Aldıkları yanlış kararlar ve attıkları yanlış adımlar götürüyor her birini talihsizliklerine. Aşama aşama okuduğumuz öykülerinin hiç bir aşamasında da bir peri masalı gibi mucizeler gerçekleşmiyor maalesef. Zaten kitabın giriş bölümünde yazarın Türk romancılığına katkıları ile ilgili yapılan bilgilendirmede de kitaplarını gerçekcilik akımına göre yazdığından bahsediliyor. Hepimizin en çok bildiği Aşk-ı Memnu romanını da bu anlayışla yazdığını gördüğümüz yazar, kitaptaki olaylar sırasında her bir karakterin psikolojilerini, davranışlarının nedenini ayrıntılarıyla anlatıyor. Ve ortaya tamamen günümüz Türkçesiyle yazılmış, oldukça dramatik bir talihsiz serüvenler dizisi, kader kurbanı öyküsü çıkıyor. Okurken bir yandan o çaresizliğe üzülürken, diğer yandan da birazı mecburiyetten olsa da aldığı kararlara ve sonuçlarına kızıyor insan. Özetle, kimsesiz Mazlume’nin kitabın adı gibi ‘sefil’ yaşam öyküsü anlatılıyor kitapta.

Tavsiye eder miyim? Türk edebiyatı klasikleri okumanın edebiyat tarihimizi öğrenme ve yazarlarımızı tanıma açısından önemli olduğunu düşündüğüm için
evet tabii ki ederim. Bu nedenle de dramatik kitapları ve Türk Edebiyatını seven okurların, bu kitap da ilgisini çekecektir diyor, keyifli okumalar diliyorum herkese.

Kitaplarla kalın.

(alıntı)
“Burada sefalet, güneşin en parlak ışıklarını karanlık bir perdeyle örterdi; burada hayat hazin bir sessizlik içinde geçerdi.”
Profile Image for simge.
2 reviews
December 3, 2024
fuhusu kadınlar basta istegiyle ya da birilerine inat olsun diye "seciyor" sonrasında mecbur kalıyorlar. daha sıg bir bakıs acısı gormemistim
147 reviews20 followers
June 1, 2025
kitap çok hızlı başladı, olaylar hızlı gelişti ve son çok hızlı geldi. mazlume ikbal ve ihsanın hikayesi... mazlume önce annesini sonra babasını ve kendisine bakan annesinin yakın arkadaşını kaybediyor sokakta kalırken mihriban onu bulup eve götürüyor. sonra ikbal ve ihsan ile de tanışıyor. sonra cinsel saldırıya uğrayıp hamile kalıyor daha sonra da fuhuşa bulaşıyor ve çocuk doğururken ölüyor. halid ziya hep kadınları işliyor ama bu sefer sanki mazlume ve diğer fuhuş yapan kadınlar eleştirilmiş gibi hissettim. bilmiyorum hem hızlı temposu hem de kadınların yaşadıkları ve mazlumenin yaşadıkları beni üzdü. 2,5 yıldız.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Yasemin.
8 reviews
March 31, 2023
Bu kitaba yorum yapmamaya karar verdim. Nerede o dünyanın çilesini çekip mutlu sonla biten, sevenlerin kavuştuğu, sonsuza dek mutlu yaşanan hikayeler?
Profile Image for yagmur.
3 reviews
Read
December 29, 2025
sen ne yazdin gozunu seveyim ya cildirttin aksam
keske okumasaydim kriz gecirdim delirdim yani
Profile Image for Cevizin_kitaplari.
659 reviews9 followers
January 9, 2024
#sefile #halidziyauşaklıgil
Merhabalar Ceviz Kraliçe'nin klasik sever müritleri. Bu ay @nihllck.kitap arkadaşımın #harfliyazarokuyoruz (z harfi) ve #aydabirklasik grupları için bu eseri seçtim. #türkedebiyatıklasikleri arada bir çok iyi gidiyor. Okuma programımdan eksik etmiyorum.
Mazlume anne ve babasını üzerine hamisini kaybettikten sonra dilencilik yaparak geçinmeye çalışır. Bir gün Mihriban dilenirken gördüğü Mazlume'ye yardım teklif eder ve evine götürür. Ancak Mazlume fuhuşun döndüğü bir eve düştüğünü anlar. Mihriban kocası ölüdkten sonra erkeklerle birlikte olmaya başlamış onu yeren kızı İkbal ise yaşlı bir kocayla evlendirilince fuhuş yaparak annesinden ve hayattan öc alacağını sanıp bu batağa batmıştır. Artık sadece geçinmek için hayat kadınlığı yapar anne kız. İkbal ile zengin bir adam olan İhsan bey aşk yaşarlar ancak İkbal menenjite yakalanınca oynak İhsan Mazlume'ye meyleder. Annesinin ahını alan, zor anlarında İkbal'i yalnız bırakan ve küçük bir kızın namusuyla oynayan bu karakter romanın belki de en trajik karakteri. Yaşadığı suçluluk duygusu ve enkaz gibi arkasında bıraktığı hayatlar ve ölülerle romandaki en değişik karakter. Ancak ikilinin aşkı diledikleri gibi gitmez. Duygu yoğunluğu günümüz romanlarından daha yüzeysel kalsa da karakter çalışması olarak gayet iyi. Günümüzde daha ihtiraslı herşey daha fazla. Ama klasiklerde konu ne kadar ilginç olursa olsun bu derece yoğun okunmuyor satırlar. Sanırım o dönemde de belki bu anlatım tarzı o insanlara yoğun ve harika geliyordu. Şimdi ise günümüzde daha etkileyici yazılabilirdi diyorum. Bir diğer zamansal farklılık ilk başlardaki fuhuş adlandırması. Mazlumenin başlarda ihsan ile yaşadıkları fuhuş olarak adlandırılmaktan çok uzak. günümüz düşüncesinde sadece sevgililik yaşıyor. Sonrasında işler belki o adlandırmaya dahil olabilir. İkbal de kocasını aldatmış ama fuhuş olarak nitelendirilemez. Aşkı arıyor çünkü. İkbal'in İhsan ile ilişkisi sadece bir ilişki. Zamanımız düşüncesinde istenen etkiyi yaratmasa da sefile güzel bir kitap sonu ise oldukça şaşırtıcıydı. Kesinlikle öneririm.
Profile Image for rory.
24 reviews
December 29, 2024
mlsf ki tek kusuru karakterleri degil... karakter incelemelerinde yazarin karakterleri tanimadigini hissediorm sanki tum hikayeyi o beyazit meydaninda oturarak yazmis, hicbir mekani/karakteri kendi anlayamamis 3 oyla yani oturmus demis ki...FUHUS!!! kotu? evet, kotu. COK kotu... ama sevdigin kadin olum esigindeyse sadece bahcede gordugun kadina tecavuz etmek ve hayatini ona adamak cok dogru ve anlasilir bir hareket...

yok artik diyerek kapattigim sayili kitaplardandi, sipsevdi gibi dogum kontrol hapi olarak kullanılabilecek kitaplardan sayiyorum sefile'yi
This entire review has been hidden because of spoilers.
Displaying 1 - 14 of 14 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.