Aslında 4 vericektim ama son anda 5 yaptım. Kitap çok iyi herkes okusun! İlk bölümü okuyucuyu kavramlar hakkında (popülizm, postmodern, modern, diyalektik, mantık etc.) hakkında bilgilendirirken ikinci kısımda safsatalar, hileli akıl yürütme yöntemlerine giriyor ve ipler orda kopuyor. aşırı tatmin edici örnekleriyle ilk kısma kıyasla daha rafine bir iş çıkarıyor yalın alpay. bu arada yalın alpayın küçükken üstün zekalı olarak gazete çıktığını belirtmiş miydim? kendimi ortamda arkadaşını pazarlamaya çalışan arkadaş gibi hissettim. demek istediğim yalın alpay çok yönlü ve sahip olduğu bilgi birikimini başkalarına aktarmaktan keyif alan, acılar ve yoksulluklardan gelmiş bizden biri eheheh. (gençken uzun bir maddi açıdan zorlandığını söylemişti). o süreç boyunca da hep okumuş. iyi de yapmış. şu sıralar avangart kanalında güzel içerikler üretmekte. belgeselleri özellikleri çok beğeniyorum. yanlış okumalar kısmını bir türlü beğenemedim. ilker hocayla olan programlarında yine ilker hoca programı düzenliyordu çok karmaşık olunca flan. video içeriklerini yazılı olarak aktarsa daha hoşuma giderdi. şimdi notlar zamanı:
*Post-modernizm: Gerçeğe ulaşmanın imkansız olduğunu savunan ve tanımlanmaya dirençli olan görüş. Her bilginin göreceli olduğu bir düzlemde entelektüele gerek yoktur. Hakikat(doğruluk)'ın önemsizleşmesi ile estetik tek değer olarak öne çıkmaktadır.
*Yeni medya: Etiğe önem veren haber yayıcılarının yerini tıklanma sayılarının önemi aldı. Çeşitlilik önemlidir ancak herkesin fikirlerini aktarabilmesi ile "aptal"lar medyayı elegeçirebilecek çoğunluğu ve özgürlüğü elde etti.(umberto eco demiş ben demedim)
*Demokrasiye olan güvenin azalması: Yeni nesil becerilere sahip olmaya halk kötü işlerde çalışılmaya itilmiş oldu. Yardıma muhtaç kaldı ve bu safsatalara karşı onları savunmasızlaştırdı. Onları anlayormuş rolü yapan herhangi bir insan da kurtarıcı olarak benimsendi.
*Popülizm: Kitlelerin istediği herhangi bir şeyin yasal, doğru olan olduğunu savunan görüş. Kitleler ne istediklerini bilme, kendileri için yararlı olanı isteme konusunda sık sık hata yapmışlardır. Ve kitleler yönlendirilebildiği ölçüde bu yönetim, diktatörlük olacaktır.
*Seçkin düşmanlığı: Bir halkın tamamını kontrol edemiyorsan onları kutuplaştırmak mantıklıdır. Seçkinlerin sahip olduğu sosyokültürel ve eğitim seviyesi bakımından safsataları anlamaya daha dirençli olduklarından dolayı söylemlerinin anlamsızlaştırılması yolu benimsenmiştir.
*Demokrasi ve popülizmin farkı: Demokrasi, halkın çoğunluğunun beklentilerine göre hareket edeceği kesin olmayan temsilcilerin çoğunluk ile seçilmesiyle olur. Halk dediyse doğrudur, sorgulanamaz gibi bir düşünce yoktur. Popülizm de ise halkın isteklerine göre hareket edildiği ilüzyonu yaratılarak sorgulanamaz bir düzen inşaasına gider.
*Mantık: Aklın geçerli olan düşünce ve çıkarımları, bozuk ve geçersiz olanlardan ayırmak için gereksindiği kuralları sunan yöntem. Yanlış akıl yürütmeleri sıyırır.
*Aklın ilkeleri: Özdeşlik, kelimelerin anlamları bir önceki duruma göre aynı olmalıdır. Çelişmezlik, bir şey aynı zaman diliminde 2 şey olamaz bu yanlışlığı gösterir. Üçüncü durum olanaksızlığı, ya doğru ya yanlıştır. Yeterli neden ilkesi, her önermenin bir dayanağı nedeni olmalı.
*Sav doğrulamak istediğim düşünedir: 2 öncül. sokrates insan. insanlar ölümlü. sokrates ölümlü
*Analoji: iki veya daha fazla şey arasındaki bunlardan biri hakkındaki verilen yargıyı diğeri için de vermektir. (karşılaştırma kurulur)
*Metafor: Benzerlik kurulan şeyler arasında doğrudan bir karşılaştırma kurmaksızın aynı yargıyı diğeri için de vermek
*Tanıtlama/Arı akıl eylemi (Demonstration): Gösterme. mesela 2ye tam olarak bölünebilen sayılar çift sayıdır
*Diyalektik: Amaç karşı tarafı yenik duruma düşürmektir. sağlam bilgi sunmak asıl amaç değildir. Sert bir dialog.
*Retorik: Retoriğin tüm amacı dinleyicisini ikna etmektir. Yunan'da şiirden düzyazıya geçerken bireylerin kendilerini daha iyi ifade etme ihtiyacı ile doğmuştur. Yumuşak bir monolog
*7 ana safsata (günah ehehe):
ileri sürülen savlardan farklı bir savın çürütülmesi (görüşü çarpıtmak, farklı sınıflandırmak)
savı değil rakibi hedef almak
yanlış kanıtlar kullanmak (anlamları çarpıtma, doğru bağlantılar kuramama korelasyon ve nedenselliği karıştırma gibi basit hatalar)
sorumluluğun karşıya atılması
tribünlere oynamak
tanık göstermek
muğlaklaştırmak (eş anlamlı kullanma, cevapta özne veya nesneyi vermemek, uzun cümleler, sakal için kaç kıl gerektiğinin bilinmemesi gibi bir çelişkinin herhangi bir anlamı olmadığını söyleyen yanlış akıl yürütme (sakal delili))