Yazar bu romanı ile roman dalında 2023 Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği (FABİSAD) Giovanni Scognamillo (GİO) Ödülünü kazandı.
Çok güzel bir atmosfer yaratılmış. Bir film senaryosu gibi; makyaj, saç, kostüm, dil ve dönem yaşantısı ve kullanılan tüm şeyler ile ilgili özenli bir araştırma yapıldığı anlaşılıyor. Hikaye sürükleyici, kullanılan Türkçe -dikkatimi çeken- bir cümle dışında çok iyi.
Ancak, romanın temposu düşük. Anlatım dilini de sıcak ve çekici bulmadım.
FABİSAD tarafından düzenlenen yarışmayı değerli buluyorum ve ödüllerinin de yerini bulduğunu düşünüyorum. Umarım uzun yıllar bu organizasyon ve yarışma devam eder.
Son “Gio Roman Ödülü” sahibi Y. Hakan Mermeroluk’un kaleme almış olduğu Demirci Kazan ve Ateş kitabını okudum. Roman ta 1300’lerden başlayıp 1600’lere kadar uzanıyor. Özellikle yeniçerilerin üzerinde yoğunlaşılmış. Hem biz karakterlerin hikâyesini okuyoruz hem de o dönemdeki Osmanlı’nın önemli alanlardaki işleyişine şahit oluyoruz. Asayiş, devşirme sistemi, halk yaşantısı, efsaneler harmanlanarak akıcı bir dil ve detayla aktarılmış. Yer yer mizah ögelerine de rastlamak mümkün. Kitap tek bir konu odaklı gitmediği için konusu sadece şudur demek güç. Ama Efsane Demirci’nin epik bir anlatısı diyebiliriz diye düşünüyorum. Temposu genel anlamda yüksekti, bir iki yerde sanki karakter gelişimleri için olsa gerek düşmüştü onu da belirtmeden geçmek istemedim. Böyle tarihi anlatı romanlarını sevenlere tavsiye ederim. Yazarın bu alandaki bilgi birikimiyle yeni eserlerinin geleceği de olası…
Yiğit Hakan Mermeroluk'un "Demirci" ile kazandığı "FABİSAD GİO Ödülleri", "En İyi Roman" ödülü ardından hali hazırda evvelden aldığım kitabı hemen okluma listemde öne çektim. İyi ki de çekmişim. Geçen sene son dönemin bu türdeki en iyi örneklerini veren Mehmet Berk Yaltırık'ın "Hünaşamzade", Hakan Öztürk'ün romanı "Karagöz: Dersaadet'te Gölge Oyunu" ardından "Demirci - Kazan ve Ateş" türün yükselme hızına katkı veriyor. Çok iyi bir yazar daha tanıdım, diğer örnekler kadar iyi bir romanı okumanın tadına vardım. Tarihi, özellikle bu coğrafyadan beslenen korku hikayeleri, romanları çıtaları kırmaya başladı. yürüye durun!
Şunun şurasında rüyasında yeniçerilerin cenk ettiği üç beş kişiyiz, Gio ödülleri olmasa bu kitaptan da Yiğit Hakan gibi güzel bir insandan da haberimiz olmayacaktı.
Yiğit Hakan Mermeroluk, fantastik bir tarihi anlatıyla çıkıyor karşımıza, demirci karakteri ile ölümsüzlüğü sorguluyor. Yazarın mühendis kökenli olması, romanı yazarken çok geniş bir skalada araştırma yapmış olmasını da açıklıyor benim nezdimde, dönemin kültürü, kıyafetleri, yaşantısı hakkında akademik bile denilebilecek detaylar görmek , Yedibozuk’un hikayesi gibi mizah unsurları da ayrıca çok hoşuma gitti.
Eleştiri olarak, kitabın ilk bölümde biraz sallandığını sonraları ayaklarının sağlam bastığını görüyorum. Ve romanda daha ağır bir dil kullanılabilirdi, yazarın buna kabiliyetinin olduğu aşikar. Sanırım okunabilirlik adına dil döneme göre biraz sade kalmış.
Fantastik, tarih, Reşad Ekrem Koçu, İhsan Oktay Anar, Mehmet Berk Yaltırık sevenler bu romanı da sevecektir.