What do you think?


Veda
Profesör Choi, bir yapay zekâ geliştirme kampüsünde robotlar ve hümanoidler üzerine çalışmaktadır. Oğlu Cheol’ü okula göndermek yerine evde bizzat eğitmekte, dış dünyayla iletişimine müsaade etmemektedir. Cheol, babası ve ikisi robot biri gerçek olmak üzere üç kediyle birlikte güvenli bir ortamda yaşıyorken dış dünyada yapay zekâ ve insanların çarpışmasından kaynaklanan bir kaos hâkimdir. Görevliler bir gün insan ya da hümanoid olduğuna dair herhangi bir kaydı olmayan Cheol’ü bir toplama kampına götürürler. Burada, artık kullanılmayan eski hümanoid ve robotlarla bir araya gelen Cheol, varlığına dair keşfettikleri karşısında kamptan kaçmaktan başka çaresi olmadığını anlar. Cheol ve arkadaşları bir noktada insana karşı robot denkleminde toplumca yargılanacaklardır. Peki kimdir gerçekten insan? Hayatın ötesindeki anlamın peşine düşecek olan?..
Yıllar süren bekleyişin meyvesi Veda, Kim Young-ha’nın edebi gücünün özünü koruyarak bilim kurgu ve distopyaya selam durduğu bir başyapıt.
“Veda, Kim Young-ha’nın şimdiye kadar yayımladığı en iyi romanı. Başlangıçta sert bir şekilde vuran ve sonra yavaş yavaş hafifleyen, insan olmanın doğasında var olan nitelikleri takdir etmenizi sağlayan zekice yazılmış bir roman. Hikâyenin başında yazar, insan olarak kabul ettiğimiz nitelikleri acımasızca ortadan kaldırarak büyük bir boşluk yaratıyor, ardından ‘insanlığımıza’ yavaş yavaş hayret etmemizi sağlayan ustaca bir düzenekle hepsini teker teker geri veriyor. Okur, yazarın ciddi meselelerden geçip hikâyede serbestçe akmasına izin veren ustaca tekniğini takip ederken sonunda ölümle yüz yüze geliyor. Ölüm karşısında titreyip çıplak kaldığımızda, varlığımızın kaçınılmaz özüyle sert bir şekilde yüzleştiğimizde, ancak o zaman güzelleşiriz.” - Jeong Ah-eun, The Hankyoreh
Yıllar süren bekleyişin meyvesi Veda, Kim Young-ha’nın edebi gücünün özünü koruyarak bilim kurgu ve distopyaya selam durduğu bir başyapıt.
“Veda, Kim Young-ha’nın şimdiye kadar yayımladığı en iyi romanı. Başlangıçta sert bir şekilde vuran ve sonra yavaş yavaş hafifleyen, insan olmanın doğasında var olan nitelikleri takdir etmenizi sağlayan zekice yazılmış bir roman. Hikâyenin başında yazar, insan olarak kabul ettiğimiz nitelikleri acımasızca ortadan kaldırarak büyük bir boşluk yaratıyor, ardından ‘insanlığımıza’ yavaş yavaş hayret etmemizi sağlayan ustaca bir düzenekle hepsini teker teker geri veriyor. Okur, yazarın ciddi meselelerden geçip hikâyede serbestçe akmasına izin veren ustaca tekniğini takip ederken sonunda ölümle yüz yüze geliyor. Ölüm karşısında titreyip çıplak kaldığımızda, varlığımızın kaçınılmaz özüyle sert bir şekilde yüzleştiğimizde, ancak o zaman güzelleşiriz.” - Jeong Ah-eun, The Hankyoreh
256 pages, Paperback
First published May 2, 2022
About the author
Young-ha Kim
39 books597 followersKim Young-ha is the author of seven novels, including the acclaimed I Have the Right to Destroy Myself and Black Flower - and five short story collections.
He has won every major Korean literature award, and his works have been translated into more than a dozen languages. He lives in Seoul, South Korea.
He has won every major Korean literature award, and his works have been translated into more than a dozen languages. He lives in Seoul, South Korea.
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 30 of 69 reviews
May 8, 2024
Koreliler lütfen daha fazla bilim kurgu yazabilir mi? Teşekkürler.
September 16, 2023
‘Yaşadığımız süre boyunca mutlu olduğumuz anlar o kadar da fazla değil. Çoğunluğu ıstırapla ya da ne zaman geleceğini bilmediğimiz kısacık mutluluk anlarını beklemekle geçiyor. Ve ölüm önünde sonunda her canlıyı buluyor.’
.
Yapay zeka ile donanan robot-insanlar onlara hükmeden insanlara başkaldırıyor. İnsanlardan neredeyse ayrılamayacak hümanoidler bunlar. Kendi içlerinde farklı düşünen (düşündürülen de) gruplar var. Bir de babasınının biricik oğlu Cheol. Kötü bir yanlış anlaşılma ile Cheol, kendini hümanoidlerin arasında bulur, şimdi önünde bir yol ayrımı vardır: ya insanlar ya da hümanoidler ile aynı safta yer alacaktır~
.
Yazar Kim Young Ha’nın Bir Katilin Güncesi’nden çok farklı bir eser Veda. Ama ortak bir noktaları var: insanın doğasındaki kötüye yakınlık, iyi ve kötünün çatışması. Bu çatışmayı Veda’da daha da derinden hissediyoruz. Korkutuyor Veda. Yapay zeka üzerine dönen tüm komplo teorilerini akla getiriyor. Fişi çekecek zamanı bulamazsak ve artık fiş bile etkisiz eleman olursa korkusu gün yüzüne çıkıyor.
Bölümler arasında çok hızlı geçişler (ve sınır belirsizlikleri) olsa da sonu için dahi okunabilecek bir eser Veda.
Her şeyin örneğin acının bile bir anlamı olmalı mı, sonsuzluk gerçekten tahammül edilebilir mi, ölüm hepimiz için mutsuz son mu olmalı gibi soruları da düşündürüyor.
Kocaman bir ‘acaba’ eşliğinde, muhtemel senaryoları kurgulayarak okudum Veda’yı.
Tavsiye ederim~
.
Betül Tınkılıç çevirisi, Barış Şehri kapak tasarımıyla ~
.
Yapay zeka ile donanan robot-insanlar onlara hükmeden insanlara başkaldırıyor. İnsanlardan neredeyse ayrılamayacak hümanoidler bunlar. Kendi içlerinde farklı düşünen (düşündürülen de) gruplar var. Bir de babasınının biricik oğlu Cheol. Kötü bir yanlış anlaşılma ile Cheol, kendini hümanoidlerin arasında bulur, şimdi önünde bir yol ayrımı vardır: ya insanlar ya da hümanoidler ile aynı safta yer alacaktır~
.
Yazar Kim Young Ha’nın Bir Katilin Güncesi’nden çok farklı bir eser Veda. Ama ortak bir noktaları var: insanın doğasındaki kötüye yakınlık, iyi ve kötünün çatışması. Bu çatışmayı Veda’da daha da derinden hissediyoruz. Korkutuyor Veda. Yapay zeka üzerine dönen tüm komplo teorilerini akla getiriyor. Fişi çekecek zamanı bulamazsak ve artık fiş bile etkisiz eleman olursa korkusu gün yüzüne çıkıyor.
Bölümler arasında çok hızlı geçişler (ve sınır belirsizlikleri) olsa da sonu için dahi okunabilecek bir eser Veda.
Her şeyin örneğin acının bile bir anlamı olmalı mı, sonsuzluk gerçekten tahammül edilebilir mi, ölüm hepimiz için mutsuz son mu olmalı gibi soruları da düşündürüyor.
Kocaman bir ‘acaba’ eşliğinde, muhtemel senaryoları kurgulayarak okudum Veda’yı.
Tavsiye ederim~
.
Betül Tınkılıç çevirisi, Barış Şehri kapak tasarımıyla ~
August 24, 2023
Koreli yazar Kim Young-ha'nın yeni romanı Veda, son zamanlarda gözardı etmek isteyenlerin dahi kendini ister istemez üzerine düşünürken bulduğu o malum konuyu ele alıyor: yapay zeka.
Dünya "yapay zeka yaratıcı üretimi de ele geçirecek mi" diye tartışadursun, kendisi sanat alanını en azından bir "konu" olarak epeyce ele geçirmiş durumda - son dönemde yapay zekaya dair ne çok kitap yazıldı, film çekildi... İlk aklıma gelenler arasında Kazuo Ishiguro'nun nefis kitabı Klara ile Güneş ve Kogonada'nın çok sevdiğim filmi After Yang var - konu ilginizi çekiyorsa bunları es geçmeyiniz diyeyim kitaba geçmeden.
Veda, zamanını tam bilemediğimiz bir gelecekte; yapay zeka sahibi robotlar, insanlar ve insansı robotların (hümanoid) yaşadığı bir dünyada geçiyor. Bu bir distopya mı, açıkçası bilmiyorum. İçinde yaşadığımız dönem malumunuz, artık neyin distopya olup neyin olmadığını bilemediğimiz zamanlardayız diyebiliriz sanırım.
Bilim insanı olan babası ve biri robot olan üç kedisi ile beraber bir şirketin kampüsünde yaşayan Cheol'ün, insan değil kayıtsız bir robot olduğu iddiasıyla toplama kampına götürülmesiyle başlıyor hikâye. Cheol böylece kendi güvenli fanusunun dışındaki hayatın bambaşka olduğunu, yapay zeka ve insanlar arasında epeyce şiddetli bir savaşın sürdüğünü öğreniyor ve kendini bu çatışmanın ortasında buluyor.
Kitap bir yandan yapay zeka ve teknolojiye dair akıl yürütürken, bir yandan da felsefenin kadim sorularından birini didikliyor: insan olmak nedir? Bizi insan yapan, bizi üstün kıldığını düşündüğümüz şey, tam olarak nedir o? O "şey"e ne kadar ihtiyacımız var? Yapay zekanın öğrenme kapasitesi genişleyip, kendisi ikinci jenerasyon yapay zekalar ürettiğinde biz insanlığa ne olacak? Hikâyeler, duygular, tutunduğumuz miraslar, hafıza, hatıra - bunlar sahiden sandığımız kadar güçlü mü, bizi var etmeye yetecek mi?
Bilimkurguyu ve felsefeyi epey güzel harmanlayan bir roman Veda. Yalnızca yazarın dilini fazlasıyla mesafeli bulduğumu söylemem lazım. Anlattığı hikâye aslında epey hüzünlü ve bunu bir melodrama çevirmeme tercihine çok saygı duydum ama daha çok duyguyu tetikleyecek bir öyküleme biçimi bence bu kitaba çok şey katarmış.
Dünya "yapay zeka yaratıcı üretimi de ele geçirecek mi" diye tartışadursun, kendisi sanat alanını en azından bir "konu" olarak epeyce ele geçirmiş durumda - son dönemde yapay zekaya dair ne çok kitap yazıldı, film çekildi... İlk aklıma gelenler arasında Kazuo Ishiguro'nun nefis kitabı Klara ile Güneş ve Kogonada'nın çok sevdiğim filmi After Yang var - konu ilginizi çekiyorsa bunları es geçmeyiniz diyeyim kitaba geçmeden.
Veda, zamanını tam bilemediğimiz bir gelecekte; yapay zeka sahibi robotlar, insanlar ve insansı robotların (hümanoid) yaşadığı bir dünyada geçiyor. Bu bir distopya mı, açıkçası bilmiyorum. İçinde yaşadığımız dönem malumunuz, artık neyin distopya olup neyin olmadığını bilemediğimiz zamanlardayız diyebiliriz sanırım.
Bilim insanı olan babası ve biri robot olan üç kedisi ile beraber bir şirketin kampüsünde yaşayan Cheol'ün, insan değil kayıtsız bir robot olduğu iddiasıyla toplama kampına götürülmesiyle başlıyor hikâye. Cheol böylece kendi güvenli fanusunun dışındaki hayatın bambaşka olduğunu, yapay zeka ve insanlar arasında epeyce şiddetli bir savaşın sürdüğünü öğreniyor ve kendini bu çatışmanın ortasında buluyor.
Kitap bir yandan yapay zeka ve teknolojiye dair akıl yürütürken, bir yandan da felsefenin kadim sorularından birini didikliyor: insan olmak nedir? Bizi insan yapan, bizi üstün kıldığını düşündüğümüz şey, tam olarak nedir o? O "şey"e ne kadar ihtiyacımız var? Yapay zekanın öğrenme kapasitesi genişleyip, kendisi ikinci jenerasyon yapay zekalar ürettiğinde biz insanlığa ne olacak? Hikâyeler, duygular, tutunduğumuz miraslar, hafıza, hatıra - bunlar sahiden sandığımız kadar güçlü mü, bizi var etmeye yetecek mi?
Bilimkurguyu ve felsefeyi epey güzel harmanlayan bir roman Veda. Yalnızca yazarın dilini fazlasıyla mesafeli bulduğumu söylemem lazım. Anlattığı hikâye aslında epey hüzünlü ve bunu bir melodrama çevirmeme tercihine çok saygı duydum ama daha çok duyguyu tetikleyecek bir öyküleme biçimi bence bu kitaba çok şey katarmış.
November 25, 2023
Uzun uzun yorum yazdım uçurdu GoodReads! 😡 Özetle: işim gereği fazla hakim olduğum bir konu olduğundandır belki bilmiyorum ama çok sıkıldım ben bu hikayeyi okurken. Teknoloji daha güncel olsa da bunun çok daha iyi versiyonlarını okuduk, izledik. Teknolojiyi üreten de insan, insan denilenin de ne olduğu belli; ne bekliyoruz ki? Yazarı takibe devam ama umarım diğer işleri daha Bir Katilin Güncesi minvalinde olur.
May 1, 2024
Yapay zekayı konu alan kitaplarda anlatılan konular genelde hep benzer. Kendini insan sanan bir hümonoidin hikayesine konuk oluyoruz. Anlatım çok sade ve basit. Budizmle özdeşleşen kısımları sevdim özellikle Dharma karakteri ayrı bir pencere açmıştı kurguya. Çeviri bence çok çok iyiydi yazarın anlatmak istediğini çok iyi aktarmış.
Ama, fakat, lakin... Kim Young Ha'nın kalemini bilen biri olarak, 7 yıl sonra bunu mu yazdın be adam demedim değil😑 Sen git kendine has romanlarını yaz; bilim kurguyu bilen yazsın! Cidden çok basit kurgu olmuş; Young Ha'nın kaleminin gizli oyunları hiç yok. Açıkca söylemek gerekirse Tv şöhreti pek yaramamış kaleminden bazı şeyleri alıp götürmüş bence bir silkelenip kendine gelmesi şart.
Ben bu yorumu çevirmen arkadaşımla konuştuğumda Kore'de de çok kötü tepkiler almış. Dedim benimde bir bildiğim varmış demek😅 Kötü bir kitap değil ama herkesin yazabileceği bir kitap; ilk romanı olsa tolere edebilirim ama diğer kitaplarını bildiğimden maalesef pohpohlayamayacağım!
Ama, fakat, lakin... Kim Young Ha'nın kalemini bilen biri olarak, 7 yıl sonra bunu mu yazdın be adam demedim değil😑 Sen git kendine has romanlarını yaz; bilim kurguyu bilen yazsın! Cidden çok basit kurgu olmuş; Young Ha'nın kaleminin gizli oyunları hiç yok. Açıkca söylemek gerekirse Tv şöhreti pek yaramamış kaleminden bazı şeyleri alıp götürmüş bence bir silkelenip kendine gelmesi şart.
Ben bu yorumu çevirmen arkadaşımla konuştuğumda Kore'de de çok kötü tepkiler almış. Dedim benimde bir bildiğim varmış demek😅 Kötü bir kitap değil ama herkesin yazabileceği bir kitap; ilk romanı olsa tolere edebilirim ama diğer kitaplarını bildiğimden maalesef pohpohlayamayacağım!
October 30, 2023
Where to start... I was ready to love this book as I'm a fan of the author. But. I feel like the topic is already outdated by now. Human robots, androids, the double standards and doubts of us. It was all explored in various media and from almost every perspective. It's very hard to give a new insight or impact on a stale subject. From the top of my mind, I think of "Klara and the Sun", "Machines Like Me" or even the "Murderbot"-series. In the author's afterword, he mentions that while re-working on this book, the volume was doubled. I wished the story, however it would have looked like, would have stayed half the actual volume as the story tried too hard to explain everything. While I liked the ending a lot, I was disappointed by the rest. You can't imagine how sad I'm to give this book only 3 stars as the author has previously written brilliant, remarkable stories.
September 18, 2024
ben bu yazarı seviyorum ya hosuma gidiyor yazdığı seyler🫶🏻
May 1, 2024
Kitabı çok beğendim. Kim Young Ha’nın diyaloglarında geçen insanın ölüm korkusu, güçlü yaşama içgüdüsü, etik ve ahlaki değerleri sorgulama gibi konuları ben de sık sık düşündüğüm için yazarı kendime çok yakın hissettim. Kore teknolojisinin Türkiyedekinden çok daha ileride olduğunu düşünerek yapay zeka ile geliştirilmiş insansı robotların hakim olduğu bir geleceğin çok da uzakta olmadığını fark ettim. Hümanoidler yani insansı robotların kendilerini insan gibi hissetmeleri, dışardan bakıldığında normal bir insandan ayırt edilememeleri, hatta yapay zeka ile insanlardan daha hızlı öğrenip kendilerini geliştirmeleri sonucunda insanlığın sonunu getirmeleri belki de ilerde gerçekleşebilecek bir senaryo. Bazıları kitapla ilgili klasik kurgulu yorumlarını yapmış ama ben kurgusundan çok etkilendim.
Kitapta bir yerde yazarın fikrine katılmadığım bir cümle geçiyordu. Depresyonun aslında insan için iyi bir şey olabileceği fikri. Eğer kötü veya faydasız bir şey olsaydı evrimleşme sürecinde depresyonun kaybolup gideceğini söylüyordu. Ancak depresyonu şu an bizler yakından tecrübe edip yaşıyoruz henüz evrimleşme sürecine yeni girmiş durumda ve bence depresyonun iyi olabilecek bir tarafı yok. Belki birkaç yüz yıl sonra depresyon diye bir şey olmayacak bilemiyorum, yani evrimsel süreçte silineceğini düşünüyorum çünkü insanın faydasına olan bir duygu durumu olmadığını düşünüyorum.
Kitaba yıldızlı 5 puan, iyi ki okumuşum.
Kitapta bir yerde yazarın fikrine katılmadığım bir cümle geçiyordu. Depresyonun aslında insan için iyi bir şey olabileceği fikri. Eğer kötü veya faydasız bir şey olsaydı evrimleşme sürecinde depresyonun kaybolup gideceğini söylüyordu. Ancak depresyonu şu an bizler yakından tecrübe edip yaşıyoruz henüz evrimleşme sürecine yeni girmiş durumda ve bence depresyonun iyi olabilecek bir tarafı yok. Belki birkaç yüz yıl sonra depresyon diye bir şey olmayacak bilemiyorum, yani evrimsel süreçte silineceğini düşünüyorum çünkü insanın faydasına olan bir duygu durumu olmadığını düşünüyorum.
Kitaba yıldızlı 5 puan, iyi ki okumuşum.
September 18, 2026
Bir Katilin Güncesi'nin hemen ardından dinlediğim bir kitap oldu. Her ne kadar bilim kurgu olarak geçse de ben genel anlamda bir felsefe kitabı olduğunu ve yakın gelecekte yaşayabileceğimiz bir çok konuya değindiği için de bu konular üzerinde düşünce egzersizleri yapmamızı sağladığı için iyi bir felsefe kitabı olduğunu düşündüm.
Toplama kampları bana hem Nazi Almanyası'nın kurduğu kampları hem de sokak hayvanlarının toplanıp götürüldüğü barınakları andırdı. Böyle şeyler yüzünden kitaba tam bir distopya diyemedim bile.
Konusunun çok güncel ve kurgusunun çok bilindik olmasına karşın kitap, Bir Katilin Güncesi'ndeki gibi birçok konuda sorulabilecek soru üretiyor. Bu yüzden ekstra sevdiğim bir kitap oldu. Özellikle bilinç, yaşam, ölüm ve yaşama arzusu üzerine olan bölümlerinde kitaptaki bir karakter olup söz almak istediğim yerler oldu :)
Kitap tam kitap kulüplerine okunabilecek, kısa, rahat okunan ama buna rağmen içinde çokça soru barındıran bir kitap bence. Yapay zekanın insan formuna yaklaşması fikri, bu fikir ile beraber hayatımıza giren bir çok farklı konsept (hümanoidlerin evlat edinilmesi, acı çekebiliyor olmaları, ayırt edilemeyecek kadar güç olmasından kaynaklı yaşanabilecek güvenlik sorunları ve hukuksal boyutta diğer robotlardan ayrılmalı mı? tarışması, gibi gibi), kaçınılabilecek bir sondan 'kaçınılmaz son' algımızı yönetemediğimiz için kaçınılamıyor olması, robotlar ve hukuk, robotlar ve etik gibi gibi üzerine konuşulabilecek yığınlarca başlık var.
Toplama kampları bana hem Nazi Almanyası'nın kurduğu kampları hem de sokak hayvanlarının toplanıp götürüldüğü barınakları andırdı. Böyle şeyler yüzünden kitaba tam bir distopya diyemedim bile.
Konusunun çok güncel ve kurgusunun çok bilindik olmasına karşın kitap, Bir Katilin Güncesi'ndeki gibi birçok konuda sorulabilecek soru üretiyor. Bu yüzden ekstra sevdiğim bir kitap oldu. Özellikle bilinç, yaşam, ölüm ve yaşama arzusu üzerine olan bölümlerinde kitaptaki bir karakter olup söz almak istediğim yerler oldu :)
Kitap tam kitap kulüplerine okunabilecek, kısa, rahat okunan ama buna rağmen içinde çokça soru barındıran bir kitap bence. Yapay zekanın insan formuna yaklaşması fikri, bu fikir ile beraber hayatımıza giren bir çok farklı konsept (hümanoidlerin evlat edinilmesi, acı çekebiliyor olmaları, ayırt edilemeyecek kadar güç olmasından kaynaklı yaşanabilecek güvenlik sorunları ve hukuksal boyutta diğer robotlardan ayrılmalı mı? tarışması, gibi gibi), kaçınılabilecek bir sondan 'kaçınılmaz son' algımızı yönetemediğimiz için kaçınılamıyor olması, robotlar ve hukuk, robotlar ve etik gibi gibi üzerine konuşulabilecek yığınlarca başlık var.
May 25, 2024
çok zor bitirdim, beklentimin çok aşağısında kaldı.
December 12, 2024
okuduğum en romantik ROBOTLAR BİZİ BARIŞÇIL BİR ŞEKİLDE ALT EDECEK komplo teorisini bir günde okuyacağım 2024 bingo kartımda yoktu ama ben umduğumu değil bulduğumu yiyerek hayatta kalıyorum.
beyefendi insanı ne insan yapar sorusunu yapay zekanın gelişmesiyle dünyanın sonunun geleceği teorisi üzerinden bir düşünme deneyi olarak (NE KADAR FAZLA KELİME KULLANIYORUM) yazmak istemiş, bunu da bir roman olarak yapacağım DEMİŞ ve BU ÇIKMIŞ
karakterlere asla yakın hissedemedim kendimi çünkü özür dilerim beyim bu bir komplo teorisi beyim bu bir tez, bir araştırma tezi. eminim bunun ilgilisi de vardır ama o ben değilim ben beni mahvetmenizi istiyorum. yine de,
İLGİLERİNE DUYURULUR
inanır mısınız ben robotların dünyayı ele geçirmesi konseptiyle oldukça barışığım, bu rahatlığın nereden geldiğini de bilmiyorum (aslında biliyorum bu rahatlık robotlar filmindeki koca popolu teyzeden geliyor) neyse o zamana gelene kadar chatgptye teşekkür etmeye devam, İYİ PERŞEMBELER
beyefendi insanı ne insan yapar sorusunu yapay zekanın gelişmesiyle dünyanın sonunun geleceği teorisi üzerinden bir düşünme deneyi olarak (NE KADAR FAZLA KELİME KULLANIYORUM) yazmak istemiş, bunu da bir roman olarak yapacağım DEMİŞ ve BU ÇIKMIŞ
karakterlere asla yakın hissedemedim kendimi çünkü özür dilerim beyim bu bir komplo teorisi beyim bu bir tez, bir araştırma tezi. eminim bunun ilgilisi de vardır ama o ben değilim ben beni mahvetmenizi istiyorum. yine de,
İLGİLERİNE DUYURULUR
inanır mısınız ben robotların dünyayı ele geçirmesi konseptiyle oldukça barışığım, bu rahatlığın nereden geldiğini de bilmiyorum (aslında biliyorum bu rahatlık robotlar filmindeki koca popolu teyzeden geliyor) neyse o zamana gelene kadar chatgptye teşekkür etmeye devam, İYİ PERŞEMBELER
September 9, 2024
Bu yazar epey iyi çıktı.
Kitap çok derin. Üzerine yazılacak konuşulacak çok içerik var. Bir tanesini söyleyeyim.
Gelecekte kedi köpek gibi evcil hayvanların yerini sevimli robotların alacağı düşüncesi. Robotik alanının gelişmesi ile evcil hayvan edinmenin yerine evcil hayvan robotları edinecek insanlar.
Köpek mi beslersiniz yoksa Pokemon mu? Tamagotchi'lerin canlı ve kişiselleştirilebilir olduğunu düşünün. İsterseniz köpek gibi de görünür hatta ısırıp kaka bile yapar. Neden artık köpek istesin ki insanlar. Günümüzde bile genetiği insanlar tarafından tasarlanan evcil hayvanlar tercih ediliyor. İnsanlar "allerji yapmayan kedi" türleri üretip satın alıyorlar. Bunun ne gereği var. Alın bir Pokemon bakın keyfinize.
Kitap çok derin. Üzerine yazılacak konuşulacak çok içerik var. Bir tanesini söyleyeyim.
Gelecekte kedi köpek gibi evcil hayvanların yerini sevimli robotların alacağı düşüncesi. Robotik alanının gelişmesi ile evcil hayvan edinmenin yerine evcil hayvan robotları edinecek insanlar.
Köpek mi beslersiniz yoksa Pokemon mu? Tamagotchi'lerin canlı ve kişiselleştirilebilir olduğunu düşünün. İsterseniz köpek gibi de görünür hatta ısırıp kaka bile yapar. Neden artık köpek istesin ki insanlar. Günümüzde bile genetiği insanlar tarafından tasarlanan evcil hayvanlar tercih ediliyor. İnsanlar "allerji yapmayan kedi" türleri üretip satın alıyorlar. Bunun ne gereği var. Alın bir Pokemon bakın keyfinize.
July 18, 2024
akiciligi cok guzeldi ancak kitabin icinde verilmeye calisilmis mesajlar cok insanin gozune sokulup basarili ifade edilememisti. zaman oldurmek ya da reading slumpdan cikmak icin okunabilir. 3.5/5⭐️
August 12, 2024
Hiç sevmedim desem yeri. Bir Katilin Güncesi'nden sonra benim için hayal kırıklığı olan bir kitap oldu :/ Bundan sonra kitap influencerlarının övdükleri kitaplardan uzak kalacağım demek isterdim ama kitaplığımın yarısı etkilenip aldığım kitaplar... Lütfen insanları beklentiye sokacak şekilde övmeyin.
December 14, 2024
why is this so underrated????? It was insanely good even tho I don’t even like sci fi that much!! for a book about AI it was super deep and meaningful in the way it depicted humans and human existence (and yes, I cried in the end)
December 1, 2024
Çok iyi bir konu yakalamış, güzel sorularla açılış yapmış, ama ne yazık ki sonu zayıf kalmış, yeterince iyi bağlayamamış. Yine de yapay zeka konusunda iyi fikirleri var.
August 7, 2023
좋아하는 작가가 좋아하는 장르의 소설을 썼다! 후루룩 재미있게 읽었는데 큰 감흥이 없었다. 왜일까. 너무 많이 생각해 왔던 주제와 소재라서? 모르겠다 ㅜ
July 27, 2024
Yapay zeka etiği hakkında konu uzmanlarının (Mustafa Süleyman, Mo Gawdat) kitaplarını okurken merak etmiştim yapay zeka kendi etiğini nasıl tanımlardı diye. Bu sorunun cevabı elbette bir bilim kurgu romanında yapay zeka ağzından verilebilirdi. Veda, önce insana yeterince benzemeyen ile hiper gerçekçi insan benzeri humanoidler arasındaki ilişkileri, ardından da insanlar ile robotlar arasındaki ilişkileri yapay zeka gözüyle inceliyor. Buradaki fikir yürütmeler beni tatmin etti. Kitabın sonlarında yapay zekanın kendi inanç sistemini nasıl kurmaya başladığını, kendileri öyle demese de bir peygamber aracılığıyla kendi ahiretlerini ve sonraki yaşamı kurmaya çalışmaları ilgiyle okudum. Günümüzün başta gelen konusu yapay zekayı, yapay zekanın gözüyle ele alan bu kitabın tüm bilim kurgu severlerin ilgisini çekeceğine inanıyorum.
September 22, 2024
Enteresan. İnsanlar için distopya olan şey dünya ve belki de evren için ütopya olabilir mi? Buna evet diye yanıt vermiş Ho. O bakımdan enteresan.
Sanırım AI'ın bir duygu deneyimlemeyecrğini düşünerek sadece 70-80 yıl önce yok canım AI mümkün değil diyen insanlığın durumuna düşeriz. Edebi bir metin olarak değil de AI konusunda bir lise öğrencisinin sınırsız hayal gücüyle yazdığı bir metin olarak değerlendirmek daha doğru olur.
Son söz...
İnsanın zekaya olan hayranlığı kendisinden daha zeki bi şey üreterek onun sonunu da getiriyor..vah ki ne vah
Sanırım AI'ın bir duygu deneyimlemeyecrğini düşünerek sadece 70-80 yıl önce yok canım AI mümkün değil diyen insanlığın durumuna düşeriz. Edebi bir metin olarak değil de AI konusunda bir lise öğrencisinin sınırsız hayal gücüyle yazdığı bir metin olarak değerlendirmek daha doğru olur.
Son söz...
İnsanın zekaya olan hayranlığı kendisinden daha zeki bi şey üreterek onun sonunu da getiriyor..vah ki ne vah
January 20, 2026
Steven Spielberg'ün "AI: Artificial Intelligence" filmini izlediniz mi bilmiyorum ama kitabın kurgusu bana o filmi hatırlattı. İnsan gibi görünen, hatta hissedebilen robotlar... Hikâye de güzel ama onu bir tarafa koyarsak felsefi sorular ve ikilemlerle dolu bir metin var elimizde. Daha farklı bir son isterdim yine de... Okunabilir...
August 26, 2026
Kim Young-ha’nın sesli kitap olarak dinlediğim ikinci kitabıydı Veda (İlki Bir Katilin Güncesi’ydi).
Keşfettiğime çok memnun olduğum bir yazar Young-ha. Çok enteresan, derinlikli ve bazen tabu denebilecek konuları hikayeleştirmesi ve bu hikayelerde o konuları neredeyse bir cerrah gibi katman katman açması çok hoşuma gidiyor. Bu kitaptaki anlatımını neredeyse biraz Ursula Le Guin’in Dünyaya Orman Denir’deki anlatıma benzettim. Kesinlikle diğer kitaplarını da okumaya (veya dinlemeye) devam edeceğim.
Not: Storytel’deki seslendirme de çok başarılı. Murat Özgen’e tebrikler.
Keşfettiğime çok memnun olduğum bir yazar Young-ha. Çok enteresan, derinlikli ve bazen tabu denebilecek konuları hikayeleştirmesi ve bu hikayelerde o konuları neredeyse bir cerrah gibi katman katman açması çok hoşuma gidiyor. Bu kitaptaki anlatımını neredeyse biraz Ursula Le Guin’in Dünyaya Orman Denir’deki anlatıma benzettim. Kesinlikle diğer kitaplarını da okumaya (veya dinlemeye) devam edeceğim.
Not: Storytel’deki seslendirme de çok başarılı. Murat Özgen’e tebrikler.
January 11, 2024
Veda' alışılmış bir android ve yapay zeka konusunu alışılmışın dışında işlemeyi başarıyor. Üç robot kuralı anlatısının dışına çıkıp yapay zekaya ve beden sahibi olmaya insani ve etik yaklaşımlarla robot sorusuna yani bir cevap veriyor, aynı anda ciddi eleştirileri de sıralıyor. Dört dörtlük bir kitap.
April 15, 2024
Türün okuyucusu olmadığım halde benim için bile fazla basmakalıp bir kitaptı.
May 14, 2024
Güzeldi ya, ama bazen yarattığı dünyayı mantıklı hale getirmek için yazdığını düşündüğüm bazı dialoglar boğdu beni, onları çek içinden güzel bir ütopya olmuş .
July 10, 2024
Bu kitapta robotların Dünya'nın hakimi olmasının hikayesini okuyoruz.
Anlatıda, makinaların Dünya'yı ele geçirmeleri fikrine farklı bir açıdan bakmaya çalışan taraflar olsa da kitap okuyucuya yeni bir perspektif sunamıyor bana göre.
İnsanlığın varoluşuyla ilgili beyin jimnastiği yapılan kısımlar ilgi çekici iken robotların evrim sürecinin aktarıldığı kısımlar da güzeldi.
Bilimkurgu okumaya başlayanlar için bir başlangıç kitabı olabilir ama bilimkurgu okurları için biraz yavan gelecektir.
Anlatıda, makinaların Dünya'yı ele geçirmeleri fikrine farklı bir açıdan bakmaya çalışan taraflar olsa da kitap okuyucuya yeni bir perspektif sunamıyor bana göre.
İnsanlığın varoluşuyla ilgili beyin jimnastiği yapılan kısımlar ilgi çekici iken robotların evrim sürecinin aktarıldığı kısımlar da güzeldi.
Bilimkurgu okumaya başlayanlar için bir başlangıç kitabı olabilir ama bilimkurgu okurları için biraz yavan gelecektir.
October 16, 2024
Yapay zeka gelişmelerinin hiç olmadığı kadar hız kazandığı bugünlerde, bu konunun potansiyel olarak gelebileceği noktayı anlatan, bunu yaparken de yalnızca bilim-kurgu noktasını iyi anlatmakla kalmayıp drama yönünü de güçlü tutan keyifli, hüzünlü ve düşündürücü bir romandı.
November 26, 2025
Maraqlı janrdır. Süni intellekt və robotlar gələcəyinə emosional baxış.
January 19, 2025
Roman tadında fütüristik bir erik felsefesi okumak isterseniz, kesinlikle tavsiye ederim. Ama dispotik bir bilimkurgu ise aradığınız, edebi anlamda konusu kadar güçlü değil bence… Yazarın ilk kitabını okuyacaksanız, “Bir Katilin Güncesi” ile başlayın bence :)
April 9, 2023
아무것도 모르고 시작한 책
Sci-fi랑 철학 사이의 특이한 장르의 소설
재미로 읽기에 나쁘진 않았지만 뭔가 아쉬웠던 내용
Sci-fi랑 철학 사이의 특이한 장르의 소설
재미로 읽기에 나쁘진 않았지만 뭔가 아쉬웠던 내용
Displaying 1 - 30 of 69 reviews




























