3,5 ⭐️
Yan Lianke edebiayatta nedensellik ve gerçeklik kavramlarından yola çıkarak gelecekte kitaplarda hangi temanın hangi yöntemle ele alınması gerektiği hakkında düşüncelerini paylaşıyor. Tolstoy, Kafka, Balzac, Marquez, Mo Yan, Yu Hua, Lu Xun, Woolf gibi yazarlardan örnekler vererek ilerlemiş ki bence isabet olmuş çünkü kullandığı kavramları açıklasa da teorik kısım kafa karıştırıcıydı. Anladığım kadarıyla insan ruhunun ve dünyanın karanlık, garip, anlaşılmaz yönlerini ön plana koymayı ve bunu yaparken de "mit"in kullanılması gerektiğini savunuyor. Açıkçası yazarın ne istediğini anladım ama olması gereken diye açıkladığı anlatım şeklini kavrayamadım. Yine de okuması zevkli bir kitaptı.
Yan Lianke'nin iyi bir okur ve edebiyat tarihçisi olduğunu düşünüyorum. Zaten edebiyat bölümü mezunu ve çok üretken bir yazar. Nobel edebiyat ödülü adaylarından, umarım kazanır.
Çevirmen Erdem Kurtuldu'nun emeğine sağlık. Dipnotlarda adı geçen eserlerin dilimizde çevirileri varsa bahsetmesi çok makbule geçti. Bu özenin herkese örnek olmasını dilerim.
"Edebiyat tarihi, dünyadaki hiçbir yazarın büyük, rasyonel ve tutarlı bir eleştirmen olmadığını defalarca kanıtlamıştır, aynı zamanda büyük bir yazar olan büyük bir eleştirmen bulmanın çok nadir olması gibi;"
"büyük eleştirmenler, yazarların nasıl iyi eserler yazabileceklerini çok iyi bilirler ama iyi yazarlar, iyi, yenilikçi ve büyük eserleri nasıl yazdıklarını asla bilmezler."
"Her yazarın bu tür bir çelişki ve tereddüt içinde yazdığına inanıyorum. Çağdaş edebiyatta gerçekliği tanımlayan gerçekçiliğin, arzuladığımız gerçekçiliğin derinliğine ve genişliğine ulaşamayacağını hepimiz biliyoruz. Gerçekçilik, dünyanın sadece algılanabilen bir kısmına odaklanır ve algılanamayan şeylerin saçmalığını ve tuhaflığını derinlemesine araştırıp keşfetmez. Yazarların bu kısıtlamaları aşma mücadelesi çağdaş edebiyatın en büyük yorgunluk ve endişe kaynağı haline gelmiştir."